Atatürk ün Matematiğe Verdiği Önem hakkında en iyi bilgi Sonders'te.
Ana sayfa
Atatürk
Bilgisayar
Bilim
Biyografi
Biyoloji
Coğrafya
Dünya
Edebiyat
Felsefe
Fen Bilgisi
Fizik
Hukuk
İngilizce
İnternet
İslamiyet
Kimya
Kitap Özetleri
Matematik
Muhasebe
Müzik
Psikoloji
Sağlık
Sosyal
Spor
Tarih
Tarihte Bugün
Teknoloji
Turizm
Türkiye

Atatürk ün Matematiğe Verdiği Önem

Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 660 kişi öğrendi :)
Atatürk ün Matematiğe Verdiği Önem

ATATÜRKÜN MATEMATİĞE VERDİĞİ ÖNEM YENİ TERİM ÜZERİNE ÇALIŞMALARI

Atatürk ölümünden bir buçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle matematik kitabı yazmıştır.

A.Dilaçar anlatıyor:1936 yılı sonbahırında bir gün Atatürk beni özel kalem müdürü Süreyya Demirinyanına katarak Beyoğlundaki Haset Kitapevine gönderipuygun gördüğümüz Fransızca Geometri kitaplarından birer tane aldırttı.Bunları Atatürkle beraber gözden geçirdikten sonra ben ayrıldım ve kış aylarında Atatürk bu eser üzerinde çalıştı.Geometri kitabı bu emeğin ürünüdür.

A.DİLAÇAR

Geometri adını taşıyan bu kitapta bu adın hemen altında şu kayıt vardır.Geometri öğretenlere bu konuda kitap yazacaklara klavye olarak Kültür Bakanlığınca neşredilmiştir.

Atatürk ,Sivas Kongresinin toplandığı Sivas Lisesine Lise Müdürü ve Matematik Öğretmeni Ömer Beyga ve baş yardımcısı ,Felsefe Öğretmeni Faik Dranas ve öteki ilgililerle kongre salonuna gitmişlerdir.Burada önce 4 Eylül 1913 tarihi kongrenin toplandığı kongre salonunuve özel odasını gezmişlerdir.

Sonra o okulda 9/A sınıfına Geometri dersine girmiştir.Bu derste bir kız öğrenciyi tahtaya kaldırmıştır.Tahtada çizili iki koşut çizginin başka iki koşut çizgi ile kesişmesinden oluşan açıyı Arapça adlarıyla söyletmekte zorlanır ve yanlışlık yapar.Bu durumda Atatürk tepkisini ,Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle öğrenciye bilgi verilmez.Dersler Türkçe yeni terimlerle anlatılmalıdırder.Ve tebeşiri eline alıp tahtada çizimlerle Zaviyenin = Açı , Alanın = Kenar ,Müsellenin = Üçgen karşılığı gibi Türkçe yeni terimleri kullanarak bir takım geometri konularını ve bu arada Phthagoros terimini anlattı.

13.11.1937 Sivas Lisesinde Geometri dersinde Atatürk dilimizde karşılığı ,koşut olan Muvozi kelimesinin yerine kullanıldığı ,paralel teriminin kökenini açıklarken Orta Asyadaki Türklerin ,kağnının iki tekerleğinin dingile bağlı olarak duruş biçimine Para adını verdiğini anlattı.Atatürk bu derste aynı zamanda ders kitaplarının bir kaç ay içinde Türkçe terimlerle yazılıp bütün okullara ulaştırılmasını emir buyurdu.Yeni Türkiyede çocukları en hakiki ve eşsiz bir baba şevkatiyle seven ve aynı zamanda çocukları seven ve aynı zamanda çocukları sevenleride yüksek himayeleri ile talfif buyuran Türkün ve bütün Dünyanın en büyük adamı 15 Kasım 1937 mini minilerle Diyarbakır valisi Mithat Altınokun yavrularıyla çok yakından ve dakikalarca meşgul olmak iltifatında bulundu.İlkokulda okuyan küçük Nurhana çeşitli sorularda sordu ona yeni şeyler öğretti.Atatürkün bu yavruya öğrettikleri arasında büyükleride ilgilendiren çok Riyaziye(matematik) Hendese( geometri) eski terimiyle eğitim örgütümüzde önemli bir yer tuttuğu halde ,bunun terim düzeni çok ağdalı ve çarpışıktı.Arapça ile Farsça okul programından kaldırılmış,fakat Arapça üzerine kurulmuş olan terimler kalmıştı.Örneğin Müsellesi mütesaviyül adla (Eşkenar Üçgen) çözümlemeli olarak hangi öğrenci anlayabilirdi.Müssellesin kökü selone Mütesavinin kökü siva Adlanın tekilıde dildir.Eğitimde bir gerçek var.Anlayış yolunun açık olması bir ip ucu bulunması gerekir.Atatürk,öğrencideki bu anlayış yolunun tıkanıklığını aşmak için bu terimi ana dili öğelerinden yapılı eşkenar üçgene çevirdi,boyut - uzay - yüzey - düzey - çap - yarıçap - kesek - kesit - yay - çember - teget - açı - açı ortay - iç ters açı - dış ters açı - taban - eğik - kırık - çekül - yatay - düşey - dikey - yöndeş - konum - üçgen - dörtgen - beşgen - köşegen - ikiz kenar - eşkenar - paralel kenar - yanal - yamuk - artı - eksi - çarpı - bölü - eşittir - toplam - oran - orantı - türev - varsayı - alan - gerekçe gibi terimler hep bu amaçla Atatürk tarafından türetilip konmuştur.Atatürkün amacı daima daha uyguna doğru ilerlemekti.Önerilen görüşleri haklı görünce hemen benimserdi.Atatürkün ortaya koyduğu terimlerden bir takımı bugün kullanırken bazıları çıkmış yerini daha uygunlara bırakmış.Örneğin;Tümeyaçı yerine - Tümler açı , Büteyaçı yerine - Bütünler açı da olduğu gibi.Atatürk ilke adamı olduğu için ,bunları hoş görerek hatta sevinecekti.Yeterki ortaya koyduğu ilke sarsılmasın yerine eski terimlere dönülmesin.

( Diyarbakırda bir geometri dersinde Muvazinin, Pavaki olduğu nu hiç kimse bilmiyordu.Onun bilgisi , onun ışığı onun yol gösteriliciği ve koruyuculuğu hepimiz için engin bir saadettir.Bundan sonra Atatürk vali konağından ayrıldı ve ayrılırken kapı önünde otomobillerine binecekleri sırada kendilerini selamlamaya koşup gelen küçük Nurhanı gördü ve hemen iltifatta bulunarak ;

_Allaha ısmarladık yavrum .Artık beni unutmayacaksın değilmi? Zeki ,küçük ,koşup büyük önderin eline sarıldı ve cevap verdi.

_Hayır.Ne mümkün!

_Fakat söylediklerimde unutmayacaksın değil mi?

_Elbette şüphesiz! )


O zaman değerli dersler vardı.O güne kadar Matematik dersleri arasında ;

Amali Arabaya = Dört İşlev

Ceme = Toplay

Tarha = Çıkay

Zarba = Çarpay

Taksime = Böley dniliyordu.

( Asım US anlatıyor : Atatürk Elazığ seyahati sırasında Sivasa uğradı. Sivas Lisesinde bir öğrenciyi imtihan ederken Hendese Geometri terimlerinin hala eskisi gibi devam ettiğini görmüş. Resimler üzerine gama,delta gibi harfler konulmuş.Buna canı sıkılmış derhak, Atatürkün yanında bulunan Celal Bayer Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkana yazdığı bir telgrafta bu kitapların okullardan kaldırılmasını belirtmiştir.Meğer evvelce verilen bir karara göre kitapların eski tarzda basılmakla beraber yeni termlerinde liste şeklinde kitaba eklenmesi gerekiyormuş.Devlet Bakanı Evi bu eki yetiştiremediği için okullar gönderilmemiş. )

ASIM US

ATATÜRKÜN YAŞAMINDA MATEMATİK KÜLTÜRÜNÜN DEĞERİ

Atatürkün yaşamında ( 1881- 1938 ) ilk olağanüstü başarısı , çockluk çağında , orta öğrenimi döneminde matematik dersinde olmuş ve bunun sonucu olarak desin öğretmeni Onunadına Kemal eklemiştir.Atatürk,Selanik Askeri Rüştiyesinde geçen bu olayla ilgili anısını şöyle anlatıyor:

… Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uğraşıyordum, yazılı soruları düzenliyordum.Matematik öğretmenide yazılı olarak cevap veriyordu.Öğretmenimin ismi Mustafa idi.bir gün bana dedi ki :

_ Oğlum senin de ismin Mustafa benim de. Bu, böyle olmayacak , orada bir fark bulunmalı. Bundan sonra adın Mustafa Kemal olsun.

O zamandan beri ismim gerçekten Mustafa Kemal oldu.Öğretmen sert bir adamdı.Sınıfta birinci,ikinci tanımıyordu.Bir gün bize:

Aranızda kendine kimler güveniyorsa çıksınlar,onları müzakereci ( çalıştırıcı ) yapacağım dedi.

Önce duraksadım.Ayağa öyleleri kalktı ki ben kalmamayı tercih ettim.Bunlardan birinin çalıştırıcılığı altına girdim,çakalamanın ortasında daha fazla dayanamadım. Ayağa kalkarak :

_ Ben bundan daha iyi yaparım. dedim,bunun üzerine öğretmen beni çalıştırıcı yaptı. Eski çalıştırıcıyı benim müzakeremin altına verdi.

Askeri Rüştiyeyi bitirdiğimde matematiğe merakım epeyce ilerlemişti.Manastır Askeri İdadisinde matematik pek kolay değildi.Bununla uğraşımı sürdürdüm… İdadide iken bıkmazsızın çalışıyorduk.Sınfta birinci, ikinci olmak için hepimizde şiddetli gayret vardı. Sonunda idadiyi bitirdim, Harbiyeye geçtim , burada da matematik merakı sürüyordu…

Mustafa Kemal , Selanik Askeri Rüştiyesindeyken .matematik öğretmeni yüzbaşı Mustafa efendi sınıfa gelmediğinde , onun yerine , birçok kez bu dersi vermiştir.

Kemal sözcüğü , olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksizlik anlamına gelmektedir.Şu halde Mustafa Kemal in öğretmeni , bu adı rastgele seçmemiştir.Sözü edilen olaydan sonra , Kemal adı , artık Onun yaşamında asıl adıymış gibi ,kimliğini belirtmede kendisi ve başkaları tarafından özellikle kullanılmıştır.Böylece Kemal adı öğrenim yaşamında Onu seçkinleştirirken ,O da bu sözcüğe tarihsellik kazandırıyordu.Öyle ki O, yurt ve dünya tarihinde ulusal, uluslararası ve evrensel bir diziolayların baş kahramanı etkinlik gösteriyorken , gerek halkının dilinde, gerekse yerli ve yabancı yayınlarda Kemal adı hemen daima kullanılarak Mustafa Kemal Paşa , hatta çoğu kez yalnızca Kemal Paşa , Gazi Mustafa Kemal , Kemal Atatürk adlarıyla ün kazanmıştır.Aynı zamanda Kemal sözcüğü .Ulusal Kurtuluş Savaşına katılanlar Kemalist diye adlandırma olduğu gibi , toplumsal ve siyasal bilimler alanında Bir Çağdaşlaşma Modeli olan Atatürkün devlet kuramını , Kemalizm ya da Kemalist İdeoloji diye adlandırmada da kaynak terim olmuştur.


YİNE BEKLERİM :)))


www.gencbilim.com Bu Ödevin Size Hayırlı Olmasını Diler…

Sorularınız İçin science@gencbilim.com adresine e-mail Atabilirsiniz…


Bu Bilginin Kategorisi : Matematik