![]() |
|
|
Atatürkün Anıları Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 34 kişi öğrendi :) Atatürkün Anıları Bu Bilginin Kategorisi : CoğrafyaSakal… Atatürk Amasya ziyaretinde.Vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbette. Bir ara tam karsısında oturan birine takılır gözleri. Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürkün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar; Vali yanıt verir; - Efendim kendisi Şıhtır. Yörede çok hatırlısı vardır. Atatürk Şıhı yanına çağırır ve; - Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Sunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir. Şıh; - “ Emrin olur Paşam ” diyerek yerine çekilir. Aradan zaman geçer, bir aksam Atatürk Amasyadaki Şıhı hatırlar ve Valiyi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıhın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır. Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği’ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasyadan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata’yı görmek üzere Ankaraya yola çıkmış… Şıh gelir, Ata’nın karsısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet bastan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür. Atatürkün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ataya sorarlar; - Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp; - Dün aksam Amasya Valiliği’ne bir yazı gönderdim ve Şıhı Afyona vali atadığımı bildirdim der. Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıha vermesini söyler. Yazıda söyle yazmaktadır; - İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla… ************************************************** ******** Kurtdereli… Atatürk, ünlü güreşçi Kurtdereliye ödül olarak 1000 liralık bir İş Bankası çeki veriyor. Altını Kemal Atatürk diye imzalıyor, zaten çeklerde resmi de var. Pehlivan çeki İş Bankası na götürüyor; kendisine 1000 lirayı ödüyorlar. Muazzam bir para. Ama Kurtdereli hala bekliyor. Ne bekliyorsun pehlivan? diye sorduklarında çeki beklediğini söylüyor. Bayrağa saygı Atatürk bu engin insanlik duygusu ile milletlerin istiklali prensibine olan gönülden saygi ve bagliligini izmir’e girdigi sirada da göstermisti… O’na İzmir’de Karsiyaka’da bir ev hazirlanmisti ki, bu evde isgal esnasinda Yunan krali Konstantin’de kalmisti… Evin sahibinin oglu ile hazirlikta çalisanlarin bazi yakin akrabasi Yunanistan’da esir bulunuyorlardi; isgal esnasinda, bütün Türkler gibi çok izdirap çekmislerdi; içlerinden yaraliydilar ve yunanlilardan öç almak atesiyle yanip tutusuyorlardi. Bu duygularin etkisi altinda evin dis merdiveninin üzerine, muzaffer baskomuta’ninin basip geçmesi için, ipek bir düsman bayragi sermislerdi… Soyak, Hasan Rıza; Atatürk’ten hatiralar, s. 136 Cumhuriyet Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa’ya gidiyordu. Kalabalik bir halk kitlesi iskelede etrafini çevirmis bulunmakta idi. Bir kadinin, elinde bir kagitla Atatürk’e yaklastigi görüldü. Ihtiyar, zayif bir kadindi. Ata’nin yolunu keserek titrek bir sesle: Atatürke bir köylünün cevabı Tarihimiz sayisiz savaslarla doludur. Biz bu savaslardan baskaldirip ne memleketi imar edebilmisiz, ne de kendimiz refaha kavusmusuzdur. Bunun sebebi, bizim suçumuzda oldugu kadar düsmanlarimizdadir da. Çünkü basta moskoflar olmak üzere düsmanlarimiz hep söyle düsünürlerdi : - Türklere rahat vermemeli ki, baska sahalarda ilerleyemesinler… Bunun için de sik sik basimiza belalar çikarirlar, savaslar açarlar, Balkan milletlerini istiklal diye kiskirtirlardi. Biz böyle durmadan savasirken de o zamanlar askere alinmayan gayri müslimler durmadan zenginlesirlerdi. Onlarin neden zengin, bizim neden fakir kaldigimizi bir köylü, Atatürke verdigi kisa bir cevap ile gayet veciz olarak izah etmistir. Atatürk, Mersine yaptigi seyahatlerden birinde, sehirde gördügü büyük binalari isaret ederek sormus : - bu kösk kimin ? - onlar bu binalari yaparken ya siz nerede idiniz ? Toplananlarin arkalarindan bir köylünün sesi duyulur : - biz mi nerede idik ? Biz Yemende, Tuna boylarinda, Balkanlarda Arnavutluk daglarinda, Kafkaslarda, Çanakkalede, Sakaryada savasiyorduk pasam… Atatürk bu hatirasini naklederken : - hayatimda cevap veremedigim yegane insan bu ak sakalli ihtiyar olmustur, der dururdu. Olur sey degil Muallimler ankarada bir içtima yapmislar, içtimaa iki üç muallim hanim da istirak ederek salonda ayri bir yere oturmuslardi. Muallim hanimlarin içtimaa gitmelerini hos görmeyen meclisin sariklilari gaziye sikayete gidiyorlar. Gazi kizarak : Ve Mazhar Müfit birkaç dakika sonra içeri girinci gürleyen bir sesle çikisiyor : Mazhar Müfit sasakalir. Gaziden bu hareket mi beklenirdi ? Sariklilar muzaffer bir besaretle gülüyor. Sariklilar nese içinde gazinin sesi hep ayni tonda devam ediyor. - olur sey degil olur sey degil ! Mazhar Müfit hala ayakta ve hala ne diyecegini sasirmis bir halde cevap vermeye çalisiyor : - birak birak ben hepsini biliyorum; içtimaa muallime hanimlarida çagirdiniz. Fakat onlari niye ayri siralara oturttunuz ? Sizin kendinize mi itimadiniz yok, türk haniminin faziletine mi ? Bir daha öyle ayrilik gayrilik görmeyeyim, anladiniz mi ? Vatan işlerinde korkmak olmaz… Sivasta vatan bütünlügü ve bütün millet adina bir kongre toplamaya karsi olanlar çoktu. Samsun Gezisi… Serbest firkanin kurulusu ve kaldirilisi : Atatürkten Sovyet Elçisine Asla Bolşevik Olmayacağız Ankara’nin subat ayina tesadüf eden oldukça soguk ve karli bir gecesi idi. Ankara kulübünde bir balo tertip edilmistir. O zamanin bütün mümtaz simalari orada idiler. Saat henüz 12 ye gelmemisti. Herkesin kalbinde ani bir heyecan uyandiran mes’ut bir haber baloya yayildi: Atatürk’ün nükteleri, hilmi yücebas Atatürk’ün Eşitlik Anlayışı… Atatürk birgün dolmabahçe’den gizlice çikar Topkapi sarayi müzesine gelir. Müzeyi gezmek ister. Kendisini kapiciya tanitir, fakat kapici henüz saat 9 olmadi, memurlar da gelmedi Atatürk degil, kim olursan ol, bekleyeceksin der. Yazilmayan yönleriyle atatürk, S. Arif Terzioglu sayfa 4 |