![]() |
|
|
Çelik Pakt Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 17 kişi öğrendi :) Çelik Pakt Bu Bilginin Kategorisi : Tarihİtalyanın Arnavutluka girmesiyle Doğu Akdeniz ve Balkanlar statükosu ağır bir tehdit altına girmiş oluyordu. Bu gelişmenin yanında, Almanyanın da Tuna bölgesinde Doğuya doğru genişlemekte olduğu, 1939 Şubatında Macaristanın da Anti-Komintern Pakta katıldığı ve Almanyanın Romanyayı da ekonomik kontrol altına almak için çaba harcadığı göz önüne alınınca, Mihverin Orta Avrupadan doğuya doğru yayılmakta olduğu belirli bir şekilde ortaya çıkmaktaydı. Çekoslovakyanın yok olması karşısında ne Fransa ve ne de Yugoslavya ile Romanya bir harekette bulunabilmişler ve bunun sonucu olarak da Küçük Antant da dağılmıştı. İtalyanın Arnavutluku işgali ise, Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında 1934 de yapılmış olan Balkan Antantına ağır bir darbe indirdi. Çünkü, şimdi kendisini Mihver devletleriyle sarılmış gören Yugoslavya, Batılıların garantisini reddedip, Mihverle iyi geçinme yolunu tercih etti ki, bu Balkan Antantının etkisini kaybetmesi demekti. Bu sebeplerden ötürü, İngiltere ve Fransa, 13 Nisan 1939da Yunanistan ve Romanyaya garanti verdiler. Türkiye ise tek taraflı garanti yerine, karşılıklı yardımı öngören bir ittifakı tercih ettiği için, bu ittifakın ilk adımı olmak üzere, 12 Mayıs 1939da İngiltere ile bir karşılıklı yardım deklarasyonu imzaladı. Bu deklarasyon, İtalyanın Arnavutluku işgaline İngilterenin verdiği bir cevap oluyordu. Batılıların Mihverin yayılmasına karşı bu kararlı politika ve davranışları en fazla Mussoliniyi sinirlendirmiş ve İtalyayı Almanyaya daha fazla iterek, iki devlet arasında Çelik Pakt adını alan ittifakın imzası sonucunu vermiştir. Bu ittifak, Batılıların tepkisine karşı, Mihverin karşı-tepkisini teşkil ediyordu. Berlin-Roma-Tokyo arasında bir ittifak teklifi ilk önce Almanyadan gelmiş ve ilk ittifak tasarısı İtalyaya Münih Konferansı sırasında verilmiştir. Bu tasarı, taraflardan birinin kışkırtılmamış bir saldırıya hedef olması halinde, diğerlerinin her türlü yardımını öngörmekteydi. Mussolini, bu teklifi müsait karşılamakla beraber, İtalyan kamu oyunun Almanya ile bir askeri ittifakı kabule hazır olmaması dolayısıyla, hemen kabul etmemiştir. Bununla beraber, bu konudaki görüşmeler devam etmiştir. Fakat bu arada Japonya ittifak konusunda farklı bir görüş ileri sürdü. İttifak ancak Sovyet Rusya ile bir savaş halinde uygulanmalıydı ve Japonya bakımından önemli bazı ekonomik sebeplerle, bu ittifakın kendilerine yönelmemiş olduğu İngiltere, Fransa ve Birleşik Amerikaya bildirmeliydi. Halbuki Almanya bu ittifakı ileri sürerken, Sovyet Rusyanın doğuda daha uzun yıllar zayıf bir durumda kalacağını, oradan bir tehlike gelmeyeceğini ve bu sebepte de ittifakın esas itibariyle Batı demokrasilerine yönelmesi gerektiğini düşünmüştü. Bu görüş farklılıkları sebebiyle üçlü ittifak işi uzadı. Ayrıca, Nisan ayından itibaren Sovyet Rusya ile Almanya arasında uzlaşma ihtimali de belirince, Almanya Japonyanın üstüne hiç düşmedi. Lakin Batılıların Yunanistan ve Romanyaya garanti vermeleri ve özellikle İngilterenin, karşılıklı yardım deklarasyonu için Türkiye ile müzakerelere girişmesi Mussoliniyi sinirlendirdi ve ittifakın derhal imzası için Almanyaya başvurdu. Almanya, İtalya ile ikili bir ittifakı istememekle beraber, Hitler, Polonya ile olan Dantzig anlaşmazlığında Batılılara gözdağı vermek ve bu suretle onların Polonya lehine müdahalelerini önlemek için, İtalya ile ittifakı kabul etti ve 22 Mayıs 1939da Çelik Pakt (Patto dAcciaio) adını alan Alman-İtalyan ittifakı imzalandı. Her iki devletin hayat sahasını sağlama amacına yönelen bu ittifaka göre, taraflar birbirlerini ilgilendiren bütün meselelerde birbirlerine yardım edecekler ve taraflardan biri, bir veya daha fazla devletle savaşa tutuşacak olursa, diğeri ona bütün gücü ile yardım edecekti. Halbuki Münih Konferansı sırasında Almanyanın verdiği ilk tasarıda sadece kışkırtılmamış savaş hali söz konusu idi. Mussolini, Almanya ile ittifakın imzalanması için ısrar edince, Hitler bundan faydalanarak tasarıdan kışkırtılmamış deyimini çıkartmış ve bu suretle, kendisinin açacağı bir savaşa İtalyanın da girmek zorunluluğunu kabul ettirmişti. Mussolininin bunu kabul etmesi ise, Batılıların Balkan devletlerine verdiği garantiyi bir onur meselesi yapması ve Batılılara her ne şekilde olursa olsun bir cevap vermek istemesiydi. Yoksa, ittifakın imzasından bir hafta sonra, İtalyanın bir savaş için 1942den önce hazır olamayacağını kendisi söylüyordu. Çelik Paktın imzası ile Mihverle Batılılar arasında uçurum adamakıllı derinleşmiş bulunmaktaydı. Almanya, 27 Nisan 1939da, İngilterenin kendisini çember içine almak için çaba harcadığını ileri sürerek, 1935 İngiliz-Alman deniz anlaşmasını feshetmişti. Yine aynı gün Polonyaya verdiği bir nota ile de, 1934 tarihli Almanya-Polonya saldırmazlık anlaşmasını feshetti. Arkasından, 31 Mayıs 1939da Danimarka ile bir saldırmazlık antlaşması imzaladı. Danimarka, Napolyona karşı işlediği hatayı tekrar etmemek için, Hitlere karşı İngiltere ile işbirliğine gitmeye cesaret edememişti. Mihverin bu faaliyetleri karşısında Batılılar, sadece küçük devletlere garanti vermenin yetersizliğini gördüklerinden, Sovyet Rusya ile bir Barış Cephesi ittifakı kurmak için de teşebbüse geçtiler. |