![]() |
|
|
Cemal Süreyya Seber kimdir ? Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 26 kişi öğrendi :) Cemal Süreyya Seber kimdir ? Bu Bilginin Kategorisi : BiyografiCemal Süreyya 1931 yılında Erzincanda doğdu. Asıl adı Cemal Süreyya Seberdir. Bugün anılarda Erzincandan büyük bir bahçenin içinde büyük bir ev kaldı. Hepsi o kadar… Bir de annemin gözlük taktığını anımsıyorum…Bi de bizim evin karşısında büyük bir ev vardı. O evde Perihan diye bir kız vardı… Zaten, onun yüzünden kız kardeşime Perihan adını koydum. Evet, ben koydum, ailede tek erkek çocuktum. Prens gibiydim. El üstünde tutulurdum. 1938de Dersim isyanı sonrasında ailece Bilecikte oturmaya mecbur edildi. Bu göçün altıncı ayında annesini yitirdi. İlkokulu okumak için İstanbuldaki amcasının yanına geldi. Beyoğlu 37. İlkokulunda öğrenimine başladı. Ailenin yoksullaşması zor günler yaşatır ona da. Bilecik Ortaokulunu bitirdi (1947). Parasız yatılı sınavını kazanarak lise öğrenimi için İstanbula geldi. 1950 yılında Haydarpaşa Lisesini, 1954 yılında da Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. En güzel zamanımdı. Özgürdük. Bir tuhaftık. Sanat çevresinde yoğrulurduk. Şiir günleri yapılırdı. Ben şiirimi kimseye göstermezdim. Şiir günlerinde okunanları beğenmezdim. Fransızcayı kendi kendime öğrendim. Çeviriler yapardık. Cebimizden şiir kitapları eksik olmazdı… sabah Cebeciden çıkar, sokakta okuya okuya yürüyerek Sıhhiyeye, oradan Ulusa, sonra Samanpazarından çember çizip tekrar Cebeciye dönerdim. Yürürken, okumadığım zaman yüksek sesle konuşurdum. Önceleri delilik sanırdım. Meğer değilmiş. O dönem, hep edebiyatla yaşadık. Gülten Akın, Orhan Duru, Muzaffer Erdost, Tevfik Akdağ, Ece Ayhan, Ülker Köksal, Yılmaz Gruda…Ankaradaki tek sanatçılar biziz gibiydik. Şiirlerimiz Yeditepe, 20. Asır dergilerinde yayımlanmaya başladı. Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. 1954de buradaki öğrenimi bitirdi. Evlendi. Eskişehir vergi memurluğuna atandı. Altı ay sonra müfettişlik sınavını kazandı, İstanbula taşındı. Bir süre Pariste kaldı. Dönüşünde Maliye Müfettiş Yardımcılığı yaptı (1955-58). 1957de, babasını trafik kazasında kaybetti. Görevini Maliye Müfettişi olarak sürdürdü. 1965te maliye müfettişliğinden istifa etti. İşgalci bir aşk bu, 1965-71 yılları arasında yayıncılıkla uğraşan ve çok sayıda kitap tercüme eden Cemal Süreya, Papirüs adlı dergiyi çıkardı. 1971 yılında tekrar memuriyete döndü. Maliye Tetkik Kurulu üyeliği, Darphane yöneticiliği ve maliye müfettişliği yaptı. 1982de emekli oldu. (……) Duygularının seyrine kapılıp, Gitti gider yüreğim misali yaşamıştır. Şiirleri de böyledir. Bir mısrada, bir dünya duyguyu, bir destanı damıtmıştır. Onun bir mısrasına takılıp; aşkı, hayatı, hüznü, yaşanmışlığı anlayabilir insan. Nasılsa aşkları öyledir hayatı. Düz yazıları, eleştiri yazıları, mektupları ve çocuk yazıları vardır Cemal Süreyanın. En çok çocuklar için yazdığı yazılarda kendisini ele verir. İçinde cıvıl cıvıl bir çocuk vardır. Ve bu çocuğun beyninin bütün kapıları dünyaya açıktır. Cemal Süreya zamansız aramızdan ayrılan çok duyarlı bir şairdi. Hiç hesapsız yaşadı ve ne yazık ki hiç zamansız aramızdan ayrıldı. Cemal Süreya çekimli bir insandı, Günde 24 saat şiir yazarım, her şeye şair olarak bakarım. Yazmaktan daha büyük bir yer tutar bu benim hayatımda. (……) Türkiye Cumhuriyetinin ilk şair kuşağındandır Cemal Süreya. Bunun anlamı şudur: İlk ve ortaöğrenimde Arapça ve Farsça yerine Batı diliyle karşılaşmış, yazmayı Latin harfleriyle öğrenmiş, okullarda dil devriminin utkusunu yaşamış, arı Türkçe sözcüklerle konuşmaya, yazmaya ve düşünmeye alışmış, laik bir toplumda büyümüş, Osmanlı ve Doğu kültürünün sarsılan, çatlayan egemenliğinin dışında, tedirgin bir kültürün önderliğinde dünyaya bakmaya, onu anlayıp kavramaya çalışmış bir kuşak. Bir bakıma yetim, bir bakıma yeni toplumun ilk tohumları. Talihsiz ama dayanıklı bir kuşaktır 30 doğumlular. (Özdemir İnce) Cemal Süreya firesiz, kılçıksız şiirler yazdı; poetikasının temel unsurları erotizm ve ironiydi; Türk şiir geleneğinden ve modern Avrupa şiirlerinden çıkan toplardamarları buluşturdu. (……) |