Cemşid kimdir ?
Cemşid ( ? - 1429 )
On dördüncü ve 15. yyda yaşamış, ondalık kesirleri ilk defa kullanan büyük Müslüman Türk matematik ve astronomi alimi. İsmi, Cemşid bin Mesud bin Mahmud et-Tabib el Kaşi olup, lakabı Gıyaseddindir.
On dördüncü asrın sonlarına doğru Maveraünnehir bölgesindebulunan Kaş şehrinde doğdu. Uluğ Bey Ziyci adlı eserin önsözünde, 1429 senesinin sonbaharında Semerkandda öldüğü bildirilmektedir. Gıyaseddin Cemşid, ilk tahsiline Kaşta başladı.
Babası, zamanın önde gelen din ve fen alimlerindendi. Önce sarf, nahiv ve fıkıh ilmini öğrendi. Fıkıh ilminde söz sahibi oldu. Mantık, belagat, matematik ve astronomi ilimlerini tam manasıyla tahsil etti. İlim aşkına uzun süren seyahatlere çıkar ve azimli çalışırdı. 1416 senesinde Karakoyunlu Sultanı İskenderin hizmetinde bulundu. Uluğ Bey tarafından Semerkanda davet edildi.
Cemşid, önce Nasirüddin Tusinin eserlerini inceledi. Kutbüddin Şirazinin eserlerini tetkik ederek, ziyadesiyle istifade etti.Meraga da yapılan rasathanede çalışarak, astronomi cetvellerini (ziycleri) yeniden düzenleyip ortaya koydu. Böylece astronomide yeni ufukların açılmasını sağladı.
Yıldız cetvellerini, yeryüzünden uzaklarını, güneş ve ay tutulmasının hesaplarını, bunlann hesaplanmasında kullanılacak olan Tabak-ül-Menatık adlı aletin yapılış ve kullanışını izah etti. Avrupalı ilim tarihçileri, yıldızların ve gezegenlerin yörüngelerinin da-
ire şeklinde olmayip, Elips şeklinde olduğunun keşfini Keplerin başarılarından sayarlar. Halbuki, ondan yüz sene önce Gıyaseddin Cemşid, bu ilmi hakikatı Nüzhet-ül Hedaik adlı eserinde izah etmiş ve ortaya koymuştur. İlmi çalışmalan ve dirayetiyle, fen ilimlerinde araştırına, gözlem ve deney usulünün gelişmesini sağladı. 1406, 1407 ve 1408 seneleri için ay tutulmasınm hesaplamalarını gayet hassas olarak yaptı. Ayın ve Utaridin yörünge lerinin eliptik düzlemde olduğunu açıkça ispat etti. Böylece, Keplerin bunu kendine mal etme iddiası geçersiz ve asılsız kaldı.
CEMŞİD VE MATEMATİK
Günlük hayatımızda önemsiz gibi görünen bazı küçük şeyler olmasa, çağdaş teknoloji bugün bulunduğu noktadan yüzyıllarca gerilerde, belki de solda sıfır olurdu. Dilimizde değersizliğin ifadesi olan solda sıfır deyimi, ondalık kesirlerde virgülün solunda kalan sıfır için kullanılır.
Ondalık kesirin icat edilmediği bu dünyada; en küçük kesirli alış verişlerden uzay teknolojisine kadar hemen hemen her alanda korkunç çetrefilli durumlar yaşanırdı.
Hele bu işlemlerin Roma rakamları veya bayağı kesirlerle yapıldığını düşünmek bile istemiyoruz. Virgül, yazıda da önemlidir ama, bazen olmasa da olur.
Gelgelelim matematikte virgülü kaldırmak, neredeyse matematiği ortadan kaldırmak demektir. Gıyaseddin Kaşi, astronominin yanında, ilmi çalışmalannı daha çok ma-
tematik alanında yoğunlaştırdı. Virgülü, aritmetik işlemlerde ilk defa o kullandı. İlim tarihinde, aritmetikte ondalık kesir sisteminde virgülü ilk defa kullanma şerefi, Gıyasüddin Cemşide aittir. Risaletül Muhitiyye adlı eserine bakıldığı zaman, bu gerçek apaçık görülecektir.
ONDALIK KESİR SİSTEMİNİ BULAN BİLGİN
Aritmetikte ilk defa ondalık kesir sistemini keşfeden ve bu konuda eser veren odur. Ondalık kesir kuralını ilk defa o kullanmış, bunlar üzerinde toplama, çıkarma, çarpma ve bölmeler yapmıştır. Halbuki, ondalık kesirlerin keşfi,
Simon Stefana atfediliyordu. 1948 senesinde Alman bilim tarihçisi Pouluckey, yaptığı araştırmalar sonucu, ondalık kesirlerin asıl Cemşidin bulduğunu ispatladı ve ilim alemine kabul ettirdi. Cemşid, Simon Stefandan yüz altmış sene önce yaşamıştır. O, ondalık sayılar üzerinde dört işlemi uyguladı. Avrupa da ise, bu sistem ancak 16.asırdan sonra kullanılabildi. Bu konudan bahseden Risalet-ül-Muhitiyye adlı eserinde, daire çevresi ile yançap arasındaki oranı çok açık bir şekilde göstermiştir. Ondalık sayılarda virgül işareti kullanmadan, sayının tam kısmı üzerine sihah (tam sayı) kelimesini koymak suretiyle sayının tam kısmının, ondalık kısmından ayrıldığı ilk defa bu eserde görülür. Onun bulduğu bu değer, kendinden önceki matematikçilerin bulduğu değerden daha doğrudur. Ticari hesaba dair eserinde ise ondalık kesirlerde o, sihah tabirleri yerine virgül kullanmıştır.
CEMŞİD VE CEBİR
Gıyaseddin Cemşid, ayrıca, yüksek dereceden nümerik denklemlerin yaklaşık çözümleri konusunda orijinal buluşlarıyla da şöhret bulmuştur. Cebirde de yeni buluşlan vardır. Bilhassa Uluğ Beye sunduğu Miftah-ül Hisap adlı eserinde, herhangi bir dereceden kök almalarını açıklamıştır ki, bu, Batı ilim dünyasında ancak 300 yıl soma İsaac Newton tarafından ulaşılabilen neticedir. Miftah-ül Hesab adlı eserinde herhangi bir dereceden kök alma yollarını hesapladı. Broom açılım olarak matematikte bilinen formülden istifade edilerek gerçekleştirilen bu kök alma işlemlerinin keşfi, Batı aleminde Newton a atfediliyorsa da bunu Newtondan üç asır önce Cemşidin bulduğunu ve ilk defa binomial denklemleri çözdüğünü Derek Stewart, Sources of Mathematics adlı eserinde ilim dünyasına açıklamıştır.
CEMŞİD VE TRİGONOMETRİ
Cemşid (pi) sayısının 9. rakama kadar olduğu değerini =3,1415926535898732) 1 derecelik yayın sinus değerini bugünkü değerlere göre 18 ondalık sayıya kadar doğru olarak hesaplamıştır.
Trigonometride El Kaşi Eşitliği adıyla şöhret bulan temel formül de onun buluşudur. Trigonometrinin temel formüllerinden olan sin Aş3 Sin A+4 Sin 3A şeklindeki bu formül onun adıyla anılmaktadır. Aritmetik ve trigonometride yeni keşiflerinden bahseden eserleri Risalet-ül Muhitiyye ile Risalet-ül Veter vel Ceybdir. Cemşid, yalnızca ondalık kesri, kesin sonucu olmayan problemlerin yaklaşık çözümünü ve mükerrer logaritmayı literati ve algorism) icad edip, Pi sayısının gerçekten doğru bir hesaplamasını yapmakla kalmamış, bir hesap makinası icad eden ilk kişi olma mazhariyetine de ermiştir.
O aynı zamanda Newtonun adıyla anılan iki terimli denklemi de çözen ilk kişiydi. Bu denklemin (a+b) n+an+cnlan-lb+cn2 an-2 b2…+cnnbn şeklinde çözümü, onun sayılar ilmi konusunda belki en önemli Müslüman metni olan Miftah el-hisab (aritmetiğe Anahtar) adlı kitabında yer almaktadır.
Cemşid altmışlık sayı sistemine dayanan aritmetiğe bir şahaseri olan Risalet el-muhitiyye (çember Hakkında Kuşatıcı Risale)nin de yazarıdır.
CEMŞİD VE ASTRONOMİ
Gıyaseddin Cemşidin Semerkant rasathanesinin kurulmasında büyük hizmetleri olmuştur. (1421) Rasathanenin ilk müdürü de odur. Uluğ Bey (1394-1449)in Ziycinin hazırlanmasında büyük emeği geçmiştir.
İLMİ KİŞİLİĞİ
Uluğ Bey, ondan bahsederken, Önceki ilimlerin mükemmelleştiricisi, Meselelerin çetrefil noktalarının çözücüsü der ve Semerkant çevresinde Allame Cemşid unvanıyla anıldığını anlatır.
Batı bilim dünyasında 17. yüzyıl sonlarına kadar tesirini sürdüren ve yirminci yüzyıla kadar dikkatleri üzerine toplayan bilgini meşhur eden eserleri olmuştur. Bilhassa matematik sahasında Batı ilim dünyasının adından söz ettiği Gıyaseddin Cemşid, 8 ile 16. yüzyıl bilim tarihini incelediğimizde matematik ve astronomi alanında en önde gelen bilgin olarak karşımıza çıkar. Zamanında astronomi ve matematik öylesine ileri gitmişti ki, Avrupa bu seviyeye ancak 17. yüzyıl sonlarına doğru ulaşabilmiştir.
ESERLERİ
Gıyaseddin Cemşid, matematik ve astronomi alanında birçok eser yazdı. Yazdığı kitaplar, bilhassa 16 ve 17. asırda devrin ünlü ilim adamları tarafından uzun seneler temel müracaat kitabı olarak kullanıldı.
Eserlerinden bilinenleri şunlardır:
Risalet-ül Muhitiyye: Ondalık sayılarla ilgili kurallara ve Pi sayısının değerine bu eserde yer verdi.
Arapça yazılan eser, İstanbul ve dünyanın birçok kütüphanesinde mevcuttur. Çeşitli yabancı dillere tercüme edilmiştir.
Kitabu Miftah-il-Hisab (Hesap Anahtarı): Bir mukaddime ile beş bölümden meydana gelen eserin, birinci bölümünde tam sayılarla hesaplama, ikinci bölümünde kesirli sayılarla hesaplar, üçüncü bölümünde astronomide kullanılan hesaplar, dördüncü bölümünde topografik alan hesapları, be-
şinci bölümünde ise bilinmeyenli hesaplar anlatılmaktadır.
Risalet-ül-Kemaliye veya Süllen-üs-Sema (göğün dereceleri): Gök cisimlerinin dünyadan uzaklığı, büyüklükleri ve boyutlarından bahseden bu eser, Mustafa Zeki tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir.
Yazma nüshaları İstanbul ve Avrupa kütüphanelerinde bulunmaktadır. Kitabu-Ziye-il-Hakani fi Tekmili ziye-il-İlhani: Nasirüddin Tusinin yazdığı Ziye-il-İlhani adlı eserde incelenen yıldızların koordinatlarını kendi rasadlarına göre düzenlemiş ve tamamlamıştır