Deep Purple Biyografi hakkında en iyi bilgi Sonders'te.
Ana sayfa
Atatürk
Bilgisayar
Bilim
Biyografi
Biyoloji
Coğrafya
Dünya
Edebiyat
Felsefe
Fen Bilgisi
Fizik
Hukuk
İngilizce
İnternet
İslamiyet
Kimya
Kitap Özetleri
Matematik
Muhasebe
Müzik
Psikoloji
Sağlık
Sosyal
Spor
Tarih
Tarihte Bugün
Teknoloji
Turizm
Türkiye

Deep Purple Biyografi

Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 30 kişi öğrendi :)
Deep Purple Biyografi

Deep Purple


1968 yılında Searchers topluluğunun davulcusu Chris Curtis önderliğinde kurulan efsanevi Deep Purple, ilk aşamada tuşlu çalgılarda Jon Lord, bas gitarda Nick Simper ve gitarist Ritchie Blackmoredan kuruluydu.



İlk olarak Roundabout ismiyle tanındılar. Bir kaç gün içinde Curtis ayrıldı. Dave Curtis ve Bobby Woodman da isteneni veremeyince onların boşaltıkları yerler Rod Evans ve Ian Paice tarafından dolduruldu. Deep Purple adını aldılar ve kısa bir İskandinavya turundan sonra, topluluk ilk albümünü kaydetmeye koyuldu. Shades Of Deep Purple Hey Joe ve 45likler listesinde zirveye oynayan Hush gibi meşhur parçaların yeniden sunumlarını barındırıyordu. Yabancı topraklarda ünleri daha hızlı yayılan grubun uzun turneleri sona erdiğinde kendi ülkelerinde tanıtıma devam ettiler. Tina Turner, Neil Diamond gibi isimlerle birlikte çalışmalar da yapan Deep Purple kendi belirlediği çizgiyi korumaya da özen gösterdi.


1969 temmuzunda, Evans ve Simper, Episode Sixten gelen Ian Gillan ve Roger Glover ile yer değiştirdi. Klasik Deep Purple olarak akıllara kazınacak bu yeni kadro Lordun yazdığı Concerto For Group And Orchestrayı Londra Fiarmoni Orkestrası ile kaydettiler. Ardından gelen ve Speed King ve Child In Time gibi parçaları içeren Deep Purple In Rock çalışması topluluğun ağır metal türünün vazgeçilmezleri arasında yer alacağını duyuruyordu. Gillanın güçlü sesi müziklerine yeni bir boyut kazandırmış oluyordu. Bu yeni kazanılmış şöhret Avrupa kıtasında Black Night ile iyice perçinlenecekti. Strange Kind Of Woman listelerde iyi bir noktaya gelen bir başka çalışma oluyordu. Fireball ve Machine Head ise zirveye adını yazdıran iki albüm oldu. Son saydığımızın içindeki parçalardan biri olan Smoke On The Water sert rock müziğin tarihine geçmiş bir çalışma olma başarısını gösterecekti… Albüm aynı zamanda topluluğun kendi kurduğu Purple Plakçılıktan çıkan ilk albüm oldu. Platin plak ödüllü Made In Japan canlı sunumlarıyla neler başarabileceklerini çok iyi ortaya koyuyordu.


Üyelerin kendi aralarında ise ipler son derece gergindi. Who Do We Think We Are! bu çok başarılı kadronun bitişinin habercisi olacaktı. Gillan ve Gloverın ayrılışı, David Coverdale ve Glenn Hughesin gelişiyle yeni özellikler kazanan topluluğa yine de epey pahalıya mal olacaktı. Burn ve Stormbringer İlk 10 listesinde başarılı oldular. Blackmoreun istediği bu değildi. Gidişattan memnun olmayan Blackmore 1975 mayısında Rainbowu kurmak amacıyla Deep Purpledan ayrıldı. Bir anlamda onu yetim bıraktı. Tommy Bolin Mor Topluluka Come Taste The Band albümünde eşlik etti. Ne var ki, farklı tarzlarının birlikte yürümesi mümkün değildi. Deep Purple üyeleri yol ayrımındalardı. Sonuç olarak her biri farklı bir yol izleyerek müzik yaşamlarına kendi oluşturdukları topluluklarda ya da başka müzisyenlere eşlik ederek devam ettiler. Madde bağımlısı Tommy Bolin ise bir kaç ay sonra uyuşturucudan öldü.


Best Of albümleri, toplama çalışmalar, Deep Purplea doyamayanları bir süre daha oyaladı. 1984 yılında Gillan, Lord, Blackmore, Glover ve Paice Perfect Strangers çalışmasını tamamladıklarında bir yeniden birleşme rüzgarı esiyordu. İkinci bir deneme The House Of Blue Light ise Gillan ile Blackmore arasındaki bir tartışmadan dolayı başlar başlamaz bitiverdi. Rainbow eski üyesi Joe Turner, Gillanın boşalttığı yeri 1990 yılının Deep Purpleı yeniden canlandıracak Slaves And Masters albümü sırasında doldurdu. Gillan 1993te topluluğa yeniden katıldıysa da hemen ardından ayrılıverdi. Yolgeçen hanına dönen Deep Purpleı, babası Blackmore bir turne sırasına bıraktığında bu sefer yerini bir başka yetenekli isim Joe Satriani alıyordu. Satriani ile birkaç ay turneye devam etti grup.

1994te gruba Amerikalı usta gitarist Steve Morse katıldı. (Şuan hala grupta çalıyor)

1996daki Purpendicuları kaydeden kadro Steve Morse, Jon Lord, Ian Gillan, Roger Glover ve Ian Paiceden oluşuyordu. Daha sonra 1998de Abandon, ve 2003de de Bananas albümlerini yayınladılar. Tabi bu arada, turne boyunca toplanan kayıtlar çeşitli konser albümleriyle dinleyiciye sunuldu.


Deep Purpleın Rapture Of The Deep isimli yeni albümü, Ekim 2005de çıkacak.


Bu Bilginin Kategorisi : Biyografi