Evliya Çelebi - Seyahatname Kitap Özeti ve Açıklaması hakkında en iyi bilgi Sonders'te.
Ana sayfa
Atatürk
Bilgisayar
Bilim
Biyografi
Biyoloji
Coğrafya
Dünya
Edebiyat
Felsefe
Fen Bilgisi
Fizik
Hukuk
İngilizce
İnternet
İslamiyet
Kimya
Kitap Özetleri
Matematik
Muhasebe
Müzik
Psikoloji
Sağlık
Sosyal
Spor
Tarih
Tarihte Bugün
Teknoloji
Turizm
Türkiye

Evliya Çelebi - Seyahatname Kitap Özeti ve Açıklaması

Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 414 kişi öğrendi :)
Evliya Çelebi - Seyahatname Kitap Özeti ve Açıklaması

Evliya Çelebi


Seyyah-yazar


Asıl adı Derviş Mehmed Zilli olan Evliya Çelebi 1611 yılında İstanbul Unkapanında doğdu. Babası Derviş Mehmed Zilli, sarayda kuyumcubaşıydı.Evliya Çelebinin ailesi Kütahyadan gelip İstanbulun Unkapanı yöresine yerleşmişti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi. Musiki ile ilgilendi. Kuranı ezberleyerek hafız oldu. Enderuna alındı, dayısı Melek Ahmed Paşanın aracılığıyla Sultan IV. Muradın hizmetine girdi.


SEYAHAT YA RESULALLAH


Evliya Çelebi Seyahatname’nin girişinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammedi gördüğünü, ondan şefaat ya Resulallah diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp seyahat ya Resulallah dediğini, bunun üzerine Sevgili Peygamberimizin ona gönlünün uyarınca gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar.


NERELERİ GEZDİ


Evliya Çelebi bu rüya üzerine 1635te, önce İstanbulu dolaşmaya, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı. 1640’larda Bursa, İzmit ve Trabzon’u gezdi, 1645te Kırıma Bahadır Girayın yanına gitti. Yakınlık kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katıldı. 1645te Yanyanın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşanın yanında görevli bulundu.1646da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşanın muhasibi oldu. Doğu illerini, Azerbaycanın, Gürcistanın kimi bölgelerini gezdi. Bir ara Revan Hanına mektup götürüp getirmekle görevlendirildi, bu sebeple Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaştı. 1648te İstanbula dönerek Mustafa Paşa ile Şama gitti, üç yıl bölgeyi gezdi. 1651den sonra Rumeliyi dolaşmaya başladı, bir süre Sofyada bulundu. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine, Selanik yörelerini gezdi.


SEYAHATNAME’NİN ÖZELLİKLERİ


Evliya Çelebi 50 yılı kapsayan bir zaman dilimi içinde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapmıştır. Bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatıları içermez,araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar. Seyahatnamenin içerdiği konular, belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Üslup bakımından ele alındığında, Evliya Çelebinin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, özellikle Divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığı görülür. Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır, ağdalı bir biçimle ortaya konurdu. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, daha çok günlük konuşma diline yakın, kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcıdır, sürükleyicidir, yer yer eğlenceli ve alaycıdır.Evliya Çelebi gezdiği yerlerde gördüklerini, duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, onlara kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır. Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı yazma yönteminden kaynaklanır. Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlanmaz, geçmişle gelecek, şimdiki zamanla geçmiş iç içedir. Bu özellik anlatılan hikayelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur. Evliya Çelebi belli bir süre içinde, özdeş zamanda geçen iki olayı, yerinde görmüş gibi anlatır, böylece zaman kavramını ortadan kaldırır. Seyahatnamede, yazarın gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken, başlı başına birer araştırma konusu olabilecek bilgiler, belgeler ortaya konur. Bunlar arasında öyküler, türküler, halk şiirleri, söylenceler, masal, mani, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, eğlence, inançlar, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutar Evliya Çelebi insanlara ilgili bilgiler yanında, yörenin evlerinden, cami, mescid, çeşme, han, saray, konak, hamam, kilise, manastır, kule, kale, sur, yol, havra gibi değişik yapılarından da söz eder. Bunların yapılış yıllarını, onarımlarını, yapanı, yaptıranı, onaranı anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan söz eder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırır.Seyahatnamenin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına,çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerinden, ileri gelen kişilerinden, şairlerinden, oyuncularından, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir.Evliya Çelebinin eseri dil bakımından da önemlidir. Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları, onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken orada kullanılan kelimelerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. Evliya Çelebinin Seyahatnamesi çok ün kazanmasına rağmen, ilmi bakımdan, geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmamıştır.1682de Mısırdan dönerken yolda ya da İstanbulda öldüğü sanılmaktadır.


ESERİ: Seyahatname, ilk sekiz cilt: 1898-1928, son iki cilt: 1935-1938.


Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Topkapı Sarayı Bağdat 304 Yazmasının Transkripsiyonu - Dizini

1. Kitap

Evliya Çelebi

Yapı Kredi Yayınları / Özel Dizi


Evliya Çelebi Seyahatnamesi, 1994te yitirdiğimiz, yeri doldurulamaz değerli Türkolog Orhan Şaik Gökyayın her zaman ve en çok ilgisini çeken eserlerden biri olmuştu.


Gökyay, bu dil anıtı üzerine yoğunlaşma imkanını ancak ömrünün son yıllarında bulabildi. 1988 yılında, seyahatnamenin birinci cildinin, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Bağdat 304te kayıtlı bulunan ve birçok araştırmacının müellif nüshası kabul ettiği yazması üzerinde çalışmaya başladı. Transkripsiyonlu Metin, Sözlük ve Dizin olarak üç cilt halinde düşündüğü eserin yazık ki sadece transkripsiyonlu metin kısmını hazırlayabildi. Sonradan, metin üzerindeki çalışmalar, onun çizdiği çerçeve içinde sürdürülüp tamamlandı.


Ayrıca, Yücel Dağlının, Orhan Şaik Gökyayın izniyle İstanbul Üniversitesinde yüksek lisans tezi olarak hazırladığı Evliya Çelebi Seyahatnamesinin 1. Cildindeki Yer ve Şahıs İsimleri İndeksi (1994), bu yayın dolayısıyla yeniden gözden geçirildi. Bu çalışmaya rütbeler, kurumlar, terimler, bitkiler, meydanlar, camiler… vb. önemli-önemsiz hemen her şeyin eklenmesiyle geniş bir Dizin oluşturuldu. Böylece, ortaya hem Evliya Çelebinin hem de Orhan Şaik Gökyayın önemlerine yaraşır bu kitap çıktı; kıvançla sunuyoruz.


Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Topkapı Sarayı Bağdat 304 Yazmasının Transkripsiyonu - Dizini

2. Kitap

Evliya Çelebi

Yapı Kredi Yayınları / Özel Dizi


19 Ağustos 1630 gecesi, rüyasında gördüğü Hz. Peygamberin elini öperken heyecanlanıp Şefaat ya Resulallah diyecek yerde Seyahat ya Resulallah diyerek kendi geleceğine farklı bir kapı aralayan garip bir gezgin, tam kırk yıl boyunca bütün Osmanlı coğrafyasını adım adım dolaştı. Kimi zaman han odalarında menakıb dinledi, kimi zaman da çarşıların kalabalığına karışıp değişik kültürlerin insanlarıyla tanıştı. Zengin konaklarına misafir oldu; dağ başlarında, terkedilmiş kalelerde bir ateşin etrafına toplanmış bozkırlarla dertleşti. Liman kentlerine uğradı; yıkık surları adımlarıyla ölçtü, binbir çeşit nesneyi elleriyle tarttı.


Kervanlara katılıp hayallerin ötesine yürüdü. Çağlar öncesinin kralları, sultanları sanki onun arkadaşıydılar; öykülerini anlattılar, kıssadan hisse verdiler. O, bütün bir Osmanlı geleneğinin zamanı ve mekanı aşan hafızası idi. Asıl adı bilinmiyor; ama dünya onu Evliya Çelebi olarak tanıdı.


Evliya Çelebi üzerine çok şey yazıldı ve söylendi; fakat onun bir insan ömrü adadığı Seyahatnamesi, bu güne kadar tam olarak yayımlanmadı. Çünkü o, eleştirel bilinci klasik medhiyeciliğin üstünde tuttuğu için sansüre uğradı. Sonuçta bu göz kamaştırıcı kültür hazinesi, az sayıda uzmanın yararlanabildiği 10 ciltlik bir yazma külliyatı olarak kaldı.


Yapı Kredi Yayınları, Evliya Çelebi Seyehatnamesinin Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesindeki asıl yazma nüshasını yayımlamakla, geçmişimizi geleceğimizle buluşturduğuna inanıyor. Bu inancı paylaşan herkes için, artık yolculuk zamanıdır.


Seyahatname (Gördüklerim)


Bu Bilginin Kategorisi : İslamiyet