Ýngilizce Dersler
ÝNGÝLÝZCE ÖÐRENMEK ÝSTEYENLERE (Sýfýrdan Anlatým)
Bedava Ders 1
Dilbilgisine ve cümle yapýsýna baþlarken, bunu hiç Ýngilizce bilmiyenleri göz önüne alarak, ilk adýmdan itibaren anlatmaya karar verdik.
Ýngilizce’de temel cümle yapýsý “ÖZNE” ile baþladýðý için önce þahýs zamirleriyle baþlamak istiyoruz. Bunlar aþaðýda sýralanmýþlardýr:
I (ay) (ben)
You (yu) (sen)
He (hi) (o - erkekler için)
She (þi) (o - kadinlar için)
It (it) (o - hayvanlar ve cansizlar için)
We (wi) (biz)
You (yu) (siz)
They (dey) (onlar)
Normal bir cümlede “Özne”den sonra fiil gelir. Fiiller; bir iþ, bir oluþu bildirirlerken, bazý cümlelerde ise sadece durum bildirildiði için, cümlenin yapýsýný tamamlamak için (TO BE - olmak) fiilinin “am”, “is”, “are” þekilleri kullanýlýr.
Þimdi bunlarý örneklerle görelim.
I come. (ay kam) Ben gelirim.
You come. (yu kam) Sen gelirsin.
He comes. (hi kams) O gelir.
She comes. (þi kams) O gelir.
It comes. (it kams) O gelir.
We come. (wi kam) Biz geliriz.
You come. (yu kam) Siz gelirsiniz.
They come. (they kam) Onlar gelirler.
Özne’ler yukarýda görüldüðü gibi zamir olabildikleri gibi, Ayþe, Ahmet,
Mehmet, Veya Benim kalemim, Onun evi, Sizin kayýðýnýz þeklinde de olabilirler.
Bunlarý, yeri geldikçe göreceðiz.
ingilizce.com
Bedava Ders 2
Þimdi TO BE fiiliyle yapýlan birkaç basit cümle kuralým.
I am here. ay em hiyr Ben buradayým.
You are here. yu ar hiyr Sen buradasin.
He is here. hi iz hiyr O burada. (Erkekler için)
She is here. þi iz hiyr O burada. (Kadinlar için)
It is here. it iz hiyr O burada. (Hayvanlar ve cansýzlar için)
We are here. wi ar hiyr Biz buradayýz.
You are here. yu ar hiyr Siz buradasýnýz.
They are here. dey ar hiyr Onlar buradalar.
Yukarýda dikkatinizi çektiði gibi “I” her zaman “am”, üçüncü tekil þahýslar “is”, çoðullar ise “are” þeklindeki “to be” fiilini kullanmaktadirlar.
Bu cümleleri “here” yerine bir takim isimlerle tamamlýyalým.
I am a student. ay em e stüdýnt Ben bir talebeyim.
You are a sailor. yu ar e seylýr Sen bir denizcisin.
He is a doctor. hý is a daktýr O bir doktordur.
She is a teacher. þi iz a tiiçýr O bir öðretmendir.
It is an apple. it iz en epýl O bir elmadýr.
We are students. wi ar stüdýnts Biz talebeleriz.
You are doctors. yu ar daktýrz Siz doktorlarsýnýz.
They are apples. dey ar eppýls Onlar elmalardir.
Gördüðünüz gibi, cümleleri isimlerle tamamladýk.
Buradaki isimler, çoðul veya tekil þeklindedir.
A student - students
Bedava Ders 3
a)Tekil isim, önünde kime ait olduðu veya sayisi gibi belirtici bir kelime yoksa ve bu isim sessiz harf ile baþlýyorsa “a”, sesli harf ile baþliyorsa “an” alýr.
A book (e buk)
A man (e men)
A comb (e komm)
An apple (en epýl)
An umbrella (en ambrela)
An iron (en ayrýn)
b)Tekil veya çoðul isimler, þayet belirli ise, o zaman her ikisi de thealir.
The book The books (dý buk)
The man The men (dý men)
The comb The combs (dý komms)
The apple The apples (dý epýls)
The umbrella The umbrellas (dý ambýrelas)
The iron The irons (dý ayrýns)
c)Pek çok isim çoðul hale getirilirken yanina “s” alir.
Pencil Pencils (pensýlz)
Girl Girls (görls)
Tree Trees (triis)
Chair Chairs (çeyrs)
Table Tables (teybýls)
d)Sonu, bir sessiz harften sonra “y” harfi ile biten tekillerin çoðul hali ise, sondaki “y” harfi kaldýrýlarak “i” olurken ayrýca “es” ekini de alir.
Lady (leydi ) Ladies (leydiys)
Country (kauntýri) Countries (kauntriis)
e)Ismin sonu bir sesli harften sonra “y” ile biterse, bu isim sonuna sadece “s” getirilerek çoðul yapýlýr.
Key (kiy) Keys (kiys)
Toy (toy) Toys (toyz)
f)Bunlarin dýþýnda daha farkli olarak çoðul yapilan isimler de vardir. Ancak bunlarý ileriki derslerde gorecegiz.
Þimdi aþaðýda verdiðimiz cümleleri lütfen tamamlayýnýz :
It is a book.
It is - table.
It is - fork.
It is - apple.
He is - teacher.
She is - architect.
I am - engineer.
Birkac tane de çoðul cümle yapalým:
We are students_.
You are engineer_.
We are girl_.
They are lady__.
They are teacher_.
You are monkey_.
They are book_.
Bedava Ders 4
Þimdi yukarýda öðrendiðimiz,
“It is a book.” Cümlesini ele alalim. Biliyorsunuz bu cümlenin anlami, «O bir kitaptýr ». Bu cümleyi, « O » yerine, « Bu » veya « Þu » ile nasýl yapabiliriz:
Bu kelimeler ,
It (O)
This (Bu)
That (Þu)’dur.
It is a book. O bir kitaptýr.
This is a book. Bu bir kitaptýr,
That is a book. Þu bir kitaptýr.
Bunlarýn çoðullarý ise þöyledir
They are books. Onlar kitaplardýr.
These are books. Bunlar kitaplardýr.
Those are books. Þunlar kitaplardýr.
Þimdi aþaðýdaki alýþtýrmalarý , örnekteki gibi, yapalým.
It is a dog.
That is a table.
This is a chair.
That is a window.
It is a pencil.
It is a flower.
That is a door.
This is a carpet.
Bedava Ders 5
Ana cümle yapýsýný öðrendikten sonra þimdi biraz da öznelerimizi ve nesnelerimizi zenginleþtirelim.
Genel olarak yakýnýmýzdaki býr nesneden bahsederken, bu yani “this”, uzaðýmýzdaki bir nesneden bahsederken, “that” kelimelerini kullanýyoruz. Bunlarý çoðul hale getirirken, “this” “these”, “that” ise “those” haline geliyor. “O” anlamýna gelen “it”, bildiðiniz gibi “they” olur.
Tekil Çoðul
This is a book. These are books.
That is a book. Those are books.
It is a book. They are books.
“Bu bir kitaptýr.” yerine “Bu kitap kýrmýzýdýr”, dersek bu cümlede öznemiz “bu” yerine “bu kitap” yani “this book” olur. Veya çoðul bir cümle yapmak ýstersek,
“bu kitaplar” , “these books” þeklinde anlatýlýr . Gördüðünüz gibi, her iki kelime de çoðul þekline girmiþtir.
Tekil Çoðul
This book is red. These books are red.
That book ý-is red. Those books are red.
Bedava Ders 6
Bunlarý Geçmiþ Zaman haline getirirken yapacaðýmýz tek þey, yardýmcý fiil olan “is” ve “are”ý, geçmiþ zaman haline getirmek, yani “was” ve “were” olarak kullanmaktýr.
Geniþ Zaman Geçmiþ Zaman ( Past Tense)
This book is red. This book was red.
That book is red. That book was red.
These books are red. These books were red.
Those books are red. Those books were red.
Özne olarak kullandýðýmýz isýmler, ileride göreceðimiz gibi birden fazla kelime ile çok tanýmlayýcý olduklarý gibi, tek bir kelime yardýmý ile de isim tamlamasý haline gelirler.
Bedava Ders 7
The ismin önüne gelerek, o ismin, hem cümleyi söyleyen hem de dinliyen tarafýndan bilindiðini belirtir.
Books are useful. Kitaplarýn genellikle faydalý olduðunu belirten bir cümle.
Oysa;
The books are useful. Bu þekilde bir cümle kurarsak, bizim bahsettigimiz kitaplarýn hangi kitaplar olduðunu bu sözü söylediðimiz insan da biliyor demektir.
Bedava Ders 8
Pek çok zamirin mülki hali iki çeþittir. Biri sadece tamlayýcý iken, diðeri özne, nesne veya durum belirtebilir.
Tamamlayýcý Tek baþýna kullanýlan
My benim mine benimki
Your senin veya sizin yours sizinki
His Onun erkekler için his onunki erkekler için
Her Onun kadýnlar için hers onunki kadýnlar için
Ýts Onun hayvanlar ve its onunki hayvanlar cansýzlar için cansýzlar için
Our Bizim ours bizimki
Their Onlarýn theirs onlarýnki
Þimdi bunlarýn örneklerle kullanýlýþ þekillerini görelim;
This is my book. Bu benim kitabýmdýr. This is mine. Bu benimkidir.
This is your book. Bu senin kitabýndýr. This is yours. Bu seninkidir.
This is his book. Bu onun kitabýdýr. This is his. Bu onunkidir.
This is her book. Bu onun kitabýdýr. This is hers. Bu onunkidir.
This is its book. Bu onun kitabýdýr. This is its. Bu onunkidir.
This is our book. Bu bizim kitabýmýzdýr. This is ours. Bu bizimkidir.
This is your book. Bu sizin kitabýnýzdýr. This is yours. Bu sizinkidir.
This is their book. Bu onlarýn kitabýdýr. This is theirs. Bu onlarýnkidir.
Ýþaret edilen kitaplar birden fazla ise, özneyi çoðul hale getiririz.
These are my books. Bunlar benim kitaplarýmdýr.
These are mine. Bunlar benimkilerdir.
These are your books. Bunlar senin kitaplarýndýr.
These are yours. Bunlar seninkilerdir.
These are his books. Bunlar onun kitaplarýdýr. Erkekler için
These are his. Bunlar onunkilerdir.
These are her books. Bunlar onun kitaplarýdýr. Kadýnlar için
These are hers. Bunlar onunkilerdir.
These are its books. Bunlar onun kitaplarýdýr. Hayvanlar ve cansýzlar için
These are its. Bunlar onunkilerdir.
These are our books. Bunlar bizim kitaplarýmýzdýr.
These are ours. Bunlar bizimkilerdir.
These are your books. Bunlar sizin kitaplarýnýzdýr.
These are yours. Bunlar sizinkilerdir.
These are their books. Bunlar onlarýn kitaplarýdýr.
These are theirs. Bunlar onlarýnkidir.
Bedava Ders 9
Olumsuz (negative) cümleler:
Ýngilizce’de “not” kelimesi olumsuzluk ekidir. Cümlede yardýmcý fiilden sonra gelir ve cümleyi olumsuz hale getirir. Böylece;
a) Genis zaman (simple present tense) ve geçmiþ zaman (past tense) yardýmcý fiili olan am, is, are, was, were’den sonra :
Ahmet is a doctor.
Ahmet is not a doctor. Veya bunu kýsaltýrýz:
Ahmet isn’t a doctor.
b) Geniþ zaman ve geçmiþ zaman cümlelerindeki fiilleri, “do” veya “did” yardýmcý fiiliyle, fiilin geniþ zaman (mastar) yapýsýna ayýrdýktan sonra, yardýmcý fiilin ardýndan “not “ ekini getirerek;
I like books.
I do not like books. Her fiilin içinde “do” yardimci fiili vardir. Bu, üçüncü tekil
þahýslarda “does” þeklindedir.
She likes books.
She does not like books.
c) Geçmiþ zamanda, fiillerin içindeki do veya does yardimci fiili, “did” haline dönüþür.
I liked books.
I did not like books.
She liked books.
She did not like books.
Olumsuz cümleleri kisaltmak icin yardimci fiil ile not eki birleþtirilebilir.
I don’t like books.
She doesn’t like books.
I didn’t like books.
She didn’t like books.
Bedava Ders 10
Olumlu sorular (Affirmative Questions)
Ingilizce’de soru cümlesi yapmak için, yardýmcý fiili öznenin önüne getiriniz.
Mehmet is a carpenter.
Is Mehmet a carpenter?
You study English.
Do you study English?
Olumsuz sorular (Negative Questions)
Bu soru þeklini yapmak için de yine, yardýmci fiil yer deðiþtirecek ve öznenin önüne geçecektir. Kýsaltýlmýþ cümlelerde “not” olumsuz eki, yardýmcý fiille birlikte öznenin önüne gelir.
Ayþe is not a student.
Is Ayþe not a student?
Ayþe isn’t a student.
Isn’t Ayþe a student?
Bedava Ders 11
Bu cümlelerin cevaplari, genellikle “evet” veya “hayýr þeklindedir.
Bu cevaplar uzun veya kýsa þekilde olabilir:
Is Mehmet a carpenter? Yes, he is a carpenter.
Yes, he is.
No, he is not a carpenter.
No, he isn’t.
Do you study English? Yes, I study English.
Yes, I do.
No, I do not study English.
No, I don’t.
Aþaðýdaki olumlu cümleleri olumsuz hale getiriniz.
Örnek: It is a book.
It is not a book.
It isn’t a book.
1. It is yellow.
2. Selin is here.
3. I play the piano.
4. Mary is tall.
5. Ahmet and Mehmet are ready.
6. Joyce lives in a dormitory.
7. I visit them often.
8. They watch television.
9. Paul is on time.
10. Denny has a ticket.
Þimdi ayný cümleleri soru haline getiriniz ve cevaplandýrýnýz.
Bedava Ders 12
(Tenses)
Zaman kavramýný geçmiþten gelip geleceðe giden düz bir çizgi olarak düþünelim.
Bu zaman çizgisi üstünde, geçmiþte yaptýðýmýz, þu anda da yapabileceðimiz veya ileride yapma olasýlýðýmýz olan hareketlerimizi anlatan cümleler, “Geniþ Zaman” yani “Simple Present Tense” olan cümlelerdir.
I walk slowly. Ben yavaþ yürürüm.
You walk slowly. Sen yavaþ yürürsün.
He walks slowly. O (erkekler icin) yavaþ yürür.
She walks slowly. O (kadýnlar için) yavaþ yürür.
It walks slowly. O (hayvanlar ve cansýzlar için) yavaþ yürür.
We walk slowly. Biz yavaþ yürürüz.
You walk slowly. Siz yavaþ yürürsünüz.
They walk slowly. Onlar yavaþ yürürler.
Yukarýda gördüðünüz gibi “to walk” yani yürümek fiili, üçüncü þahýslarda “walks” þeklinde yazýlmaktadýr. Bunun nedeni fiilin içindeki “do” yardýmcý fiilinin üçüncü tekil þahýslarda “ does” þeklinde olmasýdýr. “Does” daki “es” eki, üçüncü þahýslar için kullanilan fiillere „s” veya “es” olarak eklenir. Bunun çeþitli örneklerini derslerimiz ilerlerken göreceksiniz.
Bu cümleleri soru haline getirirken, ana fiili yerinden oynatamýyacaðýmýz için, her fiilin içinde bulunan yardýmcý fiil olan “do” kelimesini, üçüncü þahýslar içinse “does” kelimesini öznenin önüne getireceðiz.
I walk slowly. I (do+walk) slowly. Do I walk slowly?
You walk slowly. You (do+walk) slowly. Do you walk slowly?
He walks slowly. He (does+walk) slowly. Does he walk slowly?
She walks slowly. She (does+walk)slowly. Does she walk slowly?
It walks slowly. It (does+walk) slowly. Does it walk slowly?
We walk slowly. We (do+walk) slowly. Do we walk slowly?
You walk slowly. You (do+walk)slowly. Do you walk slowly?
They walk slowly. They (do+walk)slowly. Do you walk slowly?
Daha önce de gördüðümüz gibi, olumsuz ve soru cümlelerinde, bu cümleleri oluþturmak için yardýmcý fiilin yanýna “not” getiriyor veya cümleyi soru haline getireceksek, bu sefer de yardýmcý fiili özne’nin önüne alýyoruz.
I walk slowly. I do not walk slowly. Kýsa olarak da: I don’t walk slowly.
You walk slowly. You do not walk slowly. You don’t walk slowly.
He walks slowly. He does not walk slowly. He doesn’t walk slowly.
She walks slowly. She does not walk slowly. She doesn’t walk slowly
It walks slowly. It does not walk slowly. It doesn’t walk slowly.
We walk slowly. We do not walk slowly. We don’t walk slowly.
You walk slowly. You do not walk slowly. You don’t walk slowly.
They walk slowly. They do not walk slowly. They don’t walk slowly
Ýlk derste öðrendiðimiz kuralý hatýrlýyarak þimdi siz bu cümleleri olumsuz soru þekline getiriniz.
Örnek:
I walk slowly.
Do I not walk slowly? Veya kýsa olarak: Don’t I walk slowly?
Bedava Ders 13
Geniþ zamaný ana hattý ile öðrendikten sonra bu zamanýn içindeki bir takým anlam deðiþikliklerini görelim.
a) Geniþ zaman, zaman çubuðunun üzerinde, her zaman yaptýðýmýz, hissettiðimiz veya durumumuzu bildiren bir cümle yapýsýdýr. Ancak aþaðýdaki örnekde olduðu gibi bazen sadece o aný gösterebilir.
(Þu anda) kaç tane uçak görüyorsun? Diye sorulsa,
« I see four planes .» denir. Bunun anlamý zaman çubuðu üstünde o anda
yaptýðýnýz bir iþlem, gördüðünüz uçak sayýsýdýr. Çubuk üstünde
gösterirsek; (X konuþtuðumuz veya düþündüðümüz andýr.)
________________________________X__________________________________
Buna bir kaç örnek daha verelim:
You look well.
I am thirsty.
I want some coffee.
b) Aþaðýdaki örneklerdeki geniþ zaman cümleleri ise, konuþulan aný içine aldýðý gibi, o anýn daha öncesinden baþlamýþ ve daha sonraya da uzanabileceðini anlatmaktadýr.
My father is an economist.
I play the piano.
She teaches mathematics.
__________________________________X__________________________________
- - - - - - - - - - - - - - - - - -
c) Aþaðýdaki örneklerde ise geniþ zaman, olayýn veya söylenilenin þu an için geçerli olduðu gibi geçmiþte veya gelecekte de ara ara olabileceði anlamýný taþýmaktadýr:
Ali comes home every Saturday.
Tolga plays tennis in the mornings.
Sue goes to church often.
_________________________________X___________________________________
x x x x x x x x x x
d) Aþaðýdaki geniþ zaman cümlelerinin anlamý, bu durumlarýn her zaman için geçerli
oluþudur:
Istanbul is in Turkey.
The sun sets in the west.
_______________________________X____________________________________
——————————– —————————————-
e) Þimdi de geniþ zamanlý cümle olduklarý halde gelecekten haber veren örnekler görelim:
The plane arrives at three o’clock.
They leave in the evening.
Yukarýdaki örnekler, çok sýk kullanýlan cümleler olduklari icin þimdiden ezberlemeye çalýþýrsanýz ilerisi için sizlere faydalý olacaklardýr. Bugün için sizlerin yapmas gereken, soru halinde olmayan cümle yapýsýnda önce öznenin geldiði ve özneyi fiil veya yardýmcý fiilin takip ettiði ve bu cümlelerýn olumsuz ve soru haline getirilmesini iyice öðrenmektir.
Bedava Ders 14
Geçmiþ zaman (Simple Past Tense)
Geçmiþ zaman, fiilin geçmiþ zaman halini kullanarak yapýlýr. Geniþ zamandan farklý olarak, fiilin geçmiþ zaman hali tüm þahýslar için, tekil veya çoðul hiç farketmeksizin,aynýdýr.
Ancak “to be”nin geçmiþ zaman hali, tekil veya çoðul þahýslar için farklýdýr.
Geniþ zaman Geçmiþ zaman
I am beautiful. Güzelim. I was beautiful. Güzeldim.
You are beautiful. Güzelsin. You were beautiful. Güzeldin
He is beautiful. O güzeldir. He was beautiful. O güzeldi.
She is beautiful. O güzeldir. She was beautiful. O güzeldi.
It is beautiful. O güzeldir. It was beautiful. O güzeldi.
We are beautiful. Biz güzeliz. We were beautiful. Biz güzeldik.
You are beautiful. Siz güzelsiniz. You were beautiful. Siz güzeldiniz.
They are beautiful. Onlar güzeldir. They were beautiful. Onlar güzeldiler.
Bir iþ bir oluþ bildiren fiillerin çoðu, “d”, “ed” veya “t” harfi eklenerek geçmiþ zaman haline getirilir:
1) Sonuna sadece “t” harfi eklenerek, geçmiþ zaman haline getirilen fiillerin sayýsý azdýr. Buna bir örnek olarak,
mean - meant
Fiilini gösterebiliriz.
2) Fiil, “e” veya “ee” ile bitiyorsa, genellikle “d” harfi eklenerek geçmiþ zaman haline getirilir:
raise - raised
agree - agreed
3) Fiilin sonu h, w, x, y dýþýnda baþka bir sessiz harf ile bitiyorsa, son harf tekrarlanýp yanýna “ed” eklenir.
stop - stopped
beg - begged
4) Fiilin sonuna bir seessizden sonra “y” harfi geliyorsa, sondaki “y” kalkar ve “ied” eklenir.
try - tried
study - studied
Geçmiþ zaman hallerini öðrendiðimiz bu kelimelerle þimdi birkaç cümle yapalým.
Geniþ zaman Geçmiþ zaman
I mean it. I meant it.
You mean it. You meant it.
He means it. He meant it.
She means it. She meant it.
It means it. It meant it.
We mean it. We meant it.
You mean it. You meant it.
They mean it. They meant it.
Bedava Ders 15
Geçmiþ zaman haline getirdiðimiz bu cümleleri “olumsuz” hale nasýl getirebiliriz?
Biliyorsunuz ki, bunun için “not” ekine ihtiyacýmýz var. Ancak Geniþ zamaný öðrenirken gördük ki, not eki sadece yardýmcý fiilin yanýna gelebiliyor. Geniþ zamanda her fiilin içinde bir de “do” veya “does” yardýmcý fiilinin olduðunu öðrenmiþtik. Bu yardýmcý fiil, geçmiþ zamanda, tüm þahýslar için “did”dir.
Bunu öðrendikten sonra þimdi cümlemizi tekrar inceliyelim:
Geçmiþ zaman (Olumlu cümle) Geçmiþ zaman(Olumsuz cümle)
I meant it. = I did+mean it. I did not mean it. Kisaca; I didn’t mean it.
You meant it. = You did+mean it. You did not mean it. You didn’t mean it.
He meant it. = He did+mean it. He did not mean it. He didn’t mean it.
She meant it. = She did+mean it. She did not mean it. She didn’t mean it.
It meant it. = It did+mean it. It did not mean it. It didn’t mean it.
We meant it. = We did+mean it. We did not mean it. We didn’t mean it.
You meant it. = You did+mean it. You did not mean it. You didn’t mean it.
They meant it. = They did+mean it. They did not mean it. They didn’t mean it
Þimdi ayný cümlenin soru halini ve buna cevaplarý görelim:
Did I mean it? Yes, you did. Yes, you meant it.
No, you didn’t. No, you did not mean it.
Did you mean it? Yes, I did. Yes, I meant it.
No, I didn’t. No, I did not mean it.
Did he mean it? Yes, he did. Yes, he meant it.
No, he didn’t. No, he did not mean it.
Did she mean it? Yes, she did. Yes, she meant it.
No, she didn’t. No, she did not mean it.
Did it mean it? Yes, it did. Yes, it meant it.
No. it didn’t. No, it did not mean it.
Did we mean it? Yes, you did. Yes, you meant it.
No, you didn’t. No, you did not mean it.
Did you mean it? Yes, we did. Yes, we meant it.
No, we didn’t. No, we did not mean it.
Did they mean it? Yes, they did. Yes, they meant it.
No, they didn’t. No, they did not mean it.
Ayný cümlelerin Olumsuz Soru halleri ise þöyle yapýlýr:
Didn’t I mean it? Did I not mean it?
Didn’t you mean it? Did you not mean it?
Didn’t he mean it? Did he not mean it?
Didn’t she mean it? Did she not mean it?
Didn’t it mean it? Did it not mean it?
Didn’t we mean it? Did we not mean it?
Didn’t you mean it? Did you not mean it?
Didn’t they mean it? Did they not mean it?
Yukarýda geçmiþ zaman hallerini öðrendiðimiz diðer fiillerle þimdi siz cümleler kurup, onlarin soru hallerini, olumsuz ve olumsuz soru þekillerini yazarmýsýnýz?
Bedava Ders 16
Ýngilizcede, her zaman Ýnsan, þehir, ülke, devlet, üniversite, bina ve kanun isimleri, Milliyet ve kullanýlan lisan isimleri, Ders isimleri, haftanýn günleri, aylar, din isimleri, kitap isimleri büyük harfle yazýlýr.
Nokta, Cümle bitiminde ve kýsaltmalarda kullanýlýr.
Soru iþareti soru cümlelerinin sonunda kullanýlýr.
Virgül, Cümlecikler arasýnda birkaç ismi sayarken aralarda kullanýlýr.
Bedava Ders 17
Soru ifade eden kelimelerle (WHO, WHAT, WHICH, WHOSE) yapýlan soru cümleleri;
Bu kelimeler soru cümlesinin öznesi veya öznenin tamamlayýcýsýdýr.
What, Which ve Whose tek baþlarýna veya yanlarýnda bir isimle birlikte kullanýlýrlar.
What is your name?
What plan do you make?
Which is your car?
Which answer is correct?
Whose did you take?
Whose book did you take?
Who ise tek baþýna kullanýlýr.
Who came here?
Bu cümle yapýsý ayný þekilde, When, Where, How ve Why soru kelimeleriyle yapýlan cümleler için de geçerlidir.
When do you go?
Where is your home?
Why are you lazy?
How are you?
Bedava Ders 18
17. bölümde gördüðümüz soru þekillerine verilen cevaplar tek kelimelik olduðu gibi, birkaç kelimelik uzunca cevaplar da olabilir.
What is your name? Tülin. My name is Tülin.
Who came here? Berin. Berin came here.
When do you go? Today. I go today.
How are you? Fine. I am fine.
Bedava Ders 19
Mülkiyet hali ismin sonuna () veya (s) konularak yapýlýr.
Kemals Kemalin
Kemals book Kemalin kitabý
Kemals book is here. Kemalin kitabý buradadýr.
Kemals is here. Kemalinki burada.
The boys Erkek çocuðun (bilinen bir çocuk)
The boys room Erkek çocuðun odasý
The boys room is there. Erkek çocuðun odasý oradadýr.
The boys is there. Erkek çocuðunki oradadýr.
A cats Bir kedinin
A cats tail Bir kedinin kuyruðu
A cats tail is long. Bir kedinin kuyruðu uzundur.
Þayet isimler çoðul ise ve sonu (s) ile bitiyorsa sonuna sadece () konur.
The boys room Erkek çocuklarýn odasý
The boys room is there. Erkek çocuklarýn odasý oradadýr.
The boys rooms Erkek çocuklarýn odalarý
The boys rooms are there. Erkek çocuklarýn odalarý oradadýr.
Ancak sonu (s) ile bitmeyen çoðullarýn sonuna, (s) konur.
The mens hats Erkeklerin þapkalarý
Bedava Ders 20
Mülkiyet halinin nesnede kullanýlmasý:
It is Selins coat. O, Selinin mantosudur.
This is Selins coat. Bu, Selinin mantosudur.
That is Selins coat. Þu, Selinin mantosudur.
These are Selins coats. Bunlar, Selinin mantolarýdýr.
Those are Selins coats. Þunlar Selinin mantolarýdýr.
They are Selins coats. Onlar Selinin mantolarýdýr.
It is your mothers hat. O senin annenin þapkasýdýr.
This is your mothers hat. Bu senin annenin þapkasýdýr.
That is your mothers hat. Þu senin annenin þapkasýdýr.
These are your mothers hats. Bunlar senin annenin þapkalarýdýr.
Those are your mothers hats. Þunlar senin annenin þapkalarýdýr.
They are your mothers hats. Onlar senin annenin þapkalarýdýr.
Bedava Ders 21
Bu derste þimdiki zamanýn (Present Continuous Tense) nasýl yapýldýðýný görelim;
Ýngilizcede þimdiki zamaný uygulamak için özneden sonra yardýmcý fiil benin özneye uygun olan þekli eklenir. Bundan sonra, normal olarak yerini almakta olan fiile ing eki konur.
Özne - be - fiil - ing.
I am going. Ben gidiyorum.
You are going. Sen gidiyorsun.
He is going. O gidiyor.
She is going. O gidiyor.
It is going. O gidiyor.
We are going. Biz gidiyoruz.
You are going. Siz gidiyorsunuz.
They are going. Onlar gidiyorlar.
Her zaman olduðu gibi, fiilden sonra nesne getirebiliriz.
I am drinking water. Su içiyorum.
veya
I am going home. Eve gidiyorum.
Bu cümleleri olumsuz hale getirmek için be fiilinin özneye uygun olan þeklinden sonra not eklenir.
She is not going.
They are not coming here.
I am not drinking milk.
Soru haline getirmek için ise, to be fiili öznenin önüne geçer.
Am I going? Gidiyormuyum?
Are you coming here? Buraya mý geliyorsun?
Is she not going? Gitmiyor mu?
veya Isnt she going?
Bedava Ders 22
Geçmiþte Süreklilik (Past Continuous Tense)
Bu zamaný uygulamak için to be fiilinin özneye uygun olan þeklinin geçmiþ zamaný kullanýlýr.
I was going home. Eve gidiyordum.
You were going home. Eve gidiyordun.
He was going home. Eve gidiyordu.
She was going home. Eve gidiyordu.
It was going home. Eve gidiyordu.
We were going home. Eve gidiyorduk.
You were going home. Eve gidiyordunuz.
They were going home. Eve gidiyorlardý.
Bu cümleleri de olumsuz yapmak için, not yardýmcý fiilden sonraya; soru yapmak içinse, yardýmcý fiil öznenin baþýna getirilir.
I was not going home. Eve gitmiyordum.
Were you going home? Eve mi gidiyordun?
Was she not going home? Eve gitmiyormuydu?
veya Wasnt she going home?
Bedava Ders 23
Gelecek Zaman (Future Tense)
Özneden sonra (ben ve bizden sonra shall, diðer öznelerden sonra ise will) yardýmcý fiili konur. Sonra mastar fiil getirilir.
I shall eat. Yiyeceðim.
You will eat. Yiyeceksin.
He will eat. Yiyecek.
She will eat. Yiyecek.
It will eat. Yiyecek.
We shall eat. Yiyeceðiz.
You will eat. Yiyeceksiniz.
They will eat. Yiyecekler.
Her ne kadar ben ve biz , shall yardýmcý fiili alýyorlarsa da ayný zamanda diðer özneler gibi will yardýmcý fiilini de kullanabilirler.
I will eat. Yiyeceðim.
We will eat. Yiyeceðiz.
Bu yapýda da yine, olumsuz cümleler için not yardýmcý fiilden sonra gelir. Soru cümleleri için ise yardýmcý fiil öznenin önüne getirilir.
I shall not eat. Yemiyeceðim.
veya I will not eat.
You will not eat. Yemiyeceksiniz.
Shall I eat? Yiyecek miyim?
Will they eat? Yiyecekler mi?
Shall I not eat? Yemiyecek miyim?
Will he not eat? Yemiyecek mi?
veya Wont he eat?
Bedava Ders 24
Sýfatlar (Adjectives)
Sýfatlar, isimleri tanýmlamak için kullanýlýrlar.
A good book. Ýyi bir kitap
The short story Kýsa hikaye
This man Bu adam
Those forks Þu çatallar
Some ink Biraz mürekkep
Which boy Hangi çocuk
Whose table Kimin masasý
This is a good book.
I liked the short story.
This man is an engineer.
Those forks are mine.
I need some ink.
Which boy played the game?
Whose table is this?
Siz de bu þekilde cümleler kurmaya çalýþýn.
narrow road, yellow napkin, tall man, ugly dog, beautiful day, cold water gibi…
Bedava Ders 25
Önceki derste, mülkiyet anlamýný Selins coat, Dogs tails de olduðu gibi, kelimenin sonuna (s) veya () ekleyerek elde edebildiðimizi öðrenmiþtik. Ayný anlamý (of) ile de saðlayabiliriz. Ancak bunlar genellikle cansýz varlýklara ait isimlerdir.
Marys friends Marys friends are very nice.
My mothers hair My mothers hair is long.
The teachers book The teachers book is here.
The door of the house The door of the house is brown.
The legs of this chair The legs of this chair are short.
The cover of this book The cover of this book is green.
Þimdi bunlar gibi cümleler kurmaya çalýþýn. Pratik yapmak ve okuduðunuz cümleleri ezberlemeniz sizler için çok faydalý olacaktýr.
Bedava Ders 26
Bazý sýfatlar ekler yapýlarak olumsuz hale getirilebilirler.
agree anlaþmak, uyuþmak disagree uyuþmamak, bozuþmak
appear görünmek disappear gözden kaybolmak
connect birleþtirmek disconnect birbirinden ayýrmak
sincere samimi, içten insincere samimi olmayan, iki yüzlü
secure emin insecure tehlikeli
definite belirli indefinite belirsiz
possible mümkün impossible imkansýz
moral ahlaklý, dürüst immoral ahlaka aykýrý
mature olgun immature olmamýþ, ham
legal yasal illegal kanuna uymayan
logical mantýksal illogical mantýksýz
legible okunaklý illegible okunmaz
regular düzenli irregular muntazam olmayan
rational makul irrational makul olmayan
responsible ciddi Ýrresponsible düþüncesiz, güvenilmez
selfish bencil unselfish bencil olmayan
tried denenmiþ untried denenmemiþ
true doðru untrue doðru olmayan
Ayrýca bazý sýfatlar ise kelimenin sonundaki ful kaldýrýlýp less eki getirilerek olumsuz yapýlabilir.
useful yararlý useless yararsýz
hopeful umutlu hopeless umutsuz
cheerful neþeli cheerless kasvetli, hüzün verici
Bedava Ders 27
The, a, ande sýfat yerine geçerler.
The önüne gelen ismi, konuþan ve dinliyen arasýnda bilinen haline getirir.
A ve An ise, sýradan herhangi bir anlamýna gelir. Ancak tam olarak bir adet demek istiyorsak o zaman one veya iki adet için two gibi sayýsal kelimeler kullanýlýr.
The book ( Konuþan ve dinliyen tarafýndan bilinen) kitap
A book ( Herhangi bir) kitap
One book ( Sayýsal olarak) bir kitap
Two books iki kitap
Three books üç kitap
Bedava Ders 28
Emir Kipi (Order Form)
Bu durumda, özne olmadan, önce fiili söylüyoruz. Ancak buna nesne veya tamamlayýcý da ekleyebiliriz.
Go. Git.
Go there. Oraya git.
Drink your milk. Sütünü iç.
Drive you car. Arabaný sür.
Bu emirleri biraz hafifletmek için please kelimesini kullanýyoruz.
Please, go. Lütfen git.
Please, go there. Lütfen oraya git.
Please, drink your milk. Lütfen, sütünü iç.
Please, drive your car. Lütfen, arabaný sür.
Ayný cümleleri, please i sona getirerek de yapabiliriz. Anlam olarak hiç bir fark yoktur.
Please, sit down. Lütfen otur.
Sit down, please. Lütfen otur.
Bunlarý olumsuz hale getirebiliriz. Biliyorsunuz bu fiillerin içinde do yardýmcý fiili vardýr ve yine biliyoruz ki not eki yardýmcý fiilin yanýna getirilir.
Go.
Do not go.
veya
Dont go. Gitme.
Do not drive your car.
veya
Dont drive your car. Arabaný sürme.
Please, do not go there.
veya
Please, dont go there. Lütfen oraya gitme.
Please, do not drink your milk.
veya
Please, dont drink your milk. Lütfen sütünü içme.
Emirler, istekler çok daha hafif ve incitmiyecek þekilde söylenebilirler. Bunlarý ilerledikçe öðreneceksiniz.
Bedava Ders 29
To have fiili
Bu fiil bir oluþ bildirdiði gibi, ilerideki derslerde göreceðimiz gibi, yardýmcý fiil olarak da kullanýlabilmektedir. Ancak þimdi, sahip olmak anlamý içinde öðreneceðiz.
I have some food. Biraz yemeðim var. (Biraz yemeðe sahibim)
You have some food. Biraz yemeðin var.
He has some food. Biraz yemeði var. Üçüncü tekil þahýslarda yardýmcý fiil do, does halinde
olduðu için, have, has olur.
She has some food. Biraz yemeði var.
It has some food. Biraz yemeði var.
We have some food. Biraz yemeðimiz var.
You have some food. Biraz yemeðiniz var.
They have some food. Onlarýn biraz yemeði var.
Bu fiilin olumsuz ve soru þekilleri, iki türde yapýlýr.
a) Have yardýmcý fiil gibi yanýna not alarak olumsuz olur.
I have not.
veya do yardýmcý fiilinin yardýmýyla olumsuz olur.
I do not have.
b) Have I?
veya yine do yardýmcý fiiliyle,
Do I have?
Bedava Ders 30
To have fiilinin Geçmiþ Zaman hali
To have bütün þahýslar için had haline gelir.
I had a blue car.
You had a blue car.
He had a blue car.
She had a blue car.
We had a blue car.
You had a blue car.
They had a blue car.
Þimdi bunlarý olumsuz hale getirelim.
Do yardýmcý fiilin geçmiþ zaman hali diddir.
I did not have a blue car.
I didnt have a blue car.
You did not have a blue car.
You didnt have a blue car.
He did not have a blue car.
He didnt have a blue car.
She did not have a blue car.
She didnt have a blue car.
We did not have a blue car.
We didnt have a blue car.
You did not have a blue car.
You didnt have a blue car.
They did not have a blue car.
You didnt have a blue car.
Soru haline getirelim.
Did I have a blue car?
Did we have a blue car?
Olumsuz soru yaparsak;
Did you not have a blue car?
Didnt you have a blue car?
Did they not have a blue car?
Didnt they have a blue car?
Bedava Ders 31
Have to ise yardýmcý fiildir. Bir zorunluluk ifade eden ……meli, ………..malý eki þeklindedir.
Ancak bu zorunluluk, konuþanýn koyduðu zorunluluk deðil, bir takým dýþ mecburiyetlerin getirdiði
bir zorunluluktur.
Özneden sonra have to veya üçüncü þahýslar için has to yardýmcý fiilini getirdikten sonra asýl yapýlan iþi belirtmek için fiilimizi getiririz.
I have to go now. Þimdi gitmeliyim.
You have to go now. gitmelisin.
He has to go now. gitmeli.
She has to go now. gitmeli.
It has to go now. gitmeli.
We have to sit down. Oturmalýyýz.
You have to sit down. Oturmalýsýnýz.
They have to sit down. Oturmalýlar.
Bedava Ders 32
Have to iki þekilde olumsuz veya soru yapýlýr.
Olumsuz
I have not to wash the dishes. Bulaþýklarý yýkamam gerekmiyor. (Bu yapý çok kullanýlmýyor.)
I havent to wash the dishes.
veya
I do not have to wash the dishes. Genellikle bu yapý kullanýlýr.
I dont have to wash the dishes.
Soru
Have I to wash the dishes?
veya
Do I have to wash the dishes?
Olumsuz Soru
Have I not to wash the dishes?
Havent I to wash the dishes?
veya
Do I not have to wash the dishes?
Dont I have to wash the dishes?
Bedava Ders 33
Have to nun Geçmiþ Zaman olarak kullanýlmasý
Bu, tüm þahýslar için had to dur.
I had to polish my shoes. Ayakkabýlarýmý cilalamalýydým.
You had to polish your shoes. Ayakkabýlarýný cilalamalýydýn.
He had to polish his shoes. Ayakkabýlarýný cilalamalýydý.
She had to polish her shoes.
We had to polish our shoes. Ayakkabýlarýmýzý cilalamalýydýk.
You had to polish your shoes. Ayakkabýlarýnýzý cilalamalýydýnýz.
They had to polish their shoes. Ayakkabýlarýný cilalamalýydýlar.
Bunlarýn olumsuz veya soru halleri iki ayrý þekilde yapýlýr.
Olumsuz
I had not to polish my shoes.
veya
I did not have to polish my shoes.
Kýsaca,
I didnt have to polish my shoes.
Soru
Had I to polish my shoes? Bu yapý sýklýkla kullanýlmaz.
Did I have to polish my shoes? Bu yapý sýklýkla kullanýlýr.
Olumsuz Soru
Had I not to polish my shoes?
Did I not have to polish my shoes?
Kýsaca,
Didnt I have to polish my shoes?
Bedava Ders 34
Must yardýmcý fiili
Bu, sözü söyleyenin belirttiði bir zorunluluktur.
I must come home early.
You must come home early.
He must come home early.
She must come home early.
It must come home early.
We must come home early.
You must come home early.
They must come home early.
Bu cümlelerin olumsuz veya soru hallerinde do kullanýlmaz.
Bedava Ders 35
There
Bu kelime ilk derslerde gördüðümüz gibi, genellikle cümlenin sonuna gelerek orada anlamýnda kullanýldýðý gibi bazý durumlarda cümlenin baþýnda da kullanýlýr. Bu durumda anlam farklýlaþýr.
There is a book on the table. Masanýn üstünde bir kitap var.
There are two cats in the kitchen. Mutfakta iki kedi var.
Bu cümleleri geçmiþ zaman haline çevirmek için sadece is ve areý , was ve were yaparýz.
There was a book on the table. Masanýn üstünde bir kitap vardý.
There were two cats in the kitchen. Mutfakta iki tane kedi vardý.
Bunlarýn olumsuz eki, yardýmcý fiilden sonra gelir.
Soru halleri ise, yardýmcý fiilin therein önüne geçmesiyle yapýlýr.
There is not a book on the table.
There isnt a book on the table.
Are there two cats in the kitchen?
Are there not two cats in the kitchen?
Arent there two cats in the kitchen?
Bedava Ders 36
Yardýmcý fiil Can
Can yardýmcý fiili, yetenek, yeterlilik, izin, ihtimal, rica veya yardým teklif ederken kullanýlýr.
a. Þarký söyleyebilirim. yetenek
I can sing.
b.Burada sigara içebilirsin. izin
You can smoke here.
c.Kazanabiliriz. ihtimal
We can win.
d.Bana yardým edebilirmisin? rica
Can you help me?
e.Size yardým edebilirmiyim? yardým teklif ederken
Can I help you?
Bedava Ders 37
Can yardýmcý fiili ve What, Where, How, When, What, Who kelimeleri ile
soru cümlelerine örnekler;
What can I do for you? Sizin için ne yapabilirim?
Where can I buy fish? Nerede balýk satýn alabilirim?
How can I get to the park? Parka nasýl ulaþabilirim?
When can we visit you? Sizi ne zaman ziyaret edebiliriz?
What can we do there? Orada ne yapabiliriz?
How can we help you? Size nasýl yardým edebiliriz?
Bedava Ders 38
Yardýmcý fiil May
May yardýmcý fiilinden sonra kök fiil gelir
Yapýlma olasýlýðý, veya ben ve biz den baþka þahýs zamirleriyle kullanýldýðýnda ise
izin verme anlamý vardýr.
I may go to school early. Okula erken gidebilirim.
We may drink tea in the afternoon. Öðleden sonra çay içebiliriz.
You may leave at noon. Öðle vakti gidebilirsin.
He may smoke there. Orada sigara içebilir.
She may buy a new dress. Yeni bir elbise alabilir.
They may come in. Onlar içeri gelebilirler.
Olumsuz cümlelerde not eki, mayden sonra gelir.
Soru cümlelerinde ise may öznenin baþýna geçer.
I may not go to school early.
May we drink tea in the afternoon?
Bedava Ders 39
Used to
Bu yardýmcý fiil, daha önceleri sýk sýk yapýlan fiilleri anlatýr.
I used to play tennis. Tenis oynardým.
You used to drink tea every evening. Sen her akþam çay içerdin.
He used to see his mother every day. O her gün annesini görürdü.
She used to cook. Yemek piþirirdi.
It used to drink milk. O süt içerdi.
We used to share our books. Kitaplarýmýzý paylaþýrdýk.
You used to play bridge. Briç oynardýnýz.
They used to swim every day. Onlar hergün yüzerlerdi.
Genellikle did ile soru haline getirilir. Bu fiil kendi içinde geçmiþ zaman olduðu için, olumsuz ve soru cümlelerinde, didin yanýnda use to haline gelir.
Did you use to play tennis?
I did not use to play tennis.
I didnt use to play tennis.
Bedava Ders 40
To be used to
Yukarýda belirttiðimiz used to yardýmcý fiiline çok benzese de, anlam olarak alýþkanlýðý belirtir.
My mother is used to cook. Annem yemek piþirmeye alýþýktýr.
Mehmet is used to drive. Mehmet araba kullanmaya alýþýktýr.
Mary is not used to write letters. Mary mektup yazmaya alýþýk deðildir.
We are not used to smoke. Sigara içmeye alýþýk deðiliz.
Your son is used to read books. Oðlun kitap okumaya alýþýktýr.
They are not used to work. Onlar çalýþmaya alýþýk deðildir.
Bu cümlelerdeki yardýmcý fiilin yanýna not eki getirerek olumsuz yapýyoruz. Soru yapmak için de, biliyorsunuz, yardýmcý fiili öznenin önüne getireceðiz.
Geçmiþ zaman haline getirmek için ise, is was, are were olacaktýr.
Mary was used to write letters.
Mary was not used to write letters.
They were not used to work.
Bedava Ders 41
To use ise, kullanmak anlamýna gelen çok sade bir fiildir.
Yukarýdaki iki anlamla da hiç bir yakýnlýðý yoktur.
I used a knife. Bir býçak kullandým.
His father used his hands. Onun babasý ellerini kullandý.
Sues mother uses the machine. Suenýn annesi makineyi kullanýr.
You are using the napkins. Peçeteleri kullanýyorsun.
I did not use a knife. Býçak kullanmadým.
His father didnt use his hands. Babasý ellerini kullanmadý.
Does Sues mother use the machine? Suenýn annesi makineyi kullanýyor mu?
Are you using the napkins? Peçeteleri kullanýyormusun?
Bedava Ders 42
Whose
Bu, Kimin? anlamýna gelir. Kimin kitabý, kimin annesi gibi soru cümlelerinde kullanýlýr.
Özne olarak tek baþýna veya yanýna bir isim gelerek cümle yapýsýnda yer alýr.
Whose is beautiful? Kiminki güzel?
Ayþes. Ayþeninki.
Ayþes is beautiful. Ayþeninki güzeldir.
Whose book is this? Bu, kimin kitabýdýr?
My fathers. Benim babamýn.
It is my fathers. O, benim babamýndýr.
Aynen Whose gibi, Which ve What ile yapýlan soru cümlelerinde, Which ve What
tek baþlarýna veya yanlarýna bir isim alarak da kullanýlabilirler.
Which is correct? Hangisi doðrudur?
Which answer is correct? Hangi soru doðrudur?
What is your name? Ýsminiz nedir?
Tülin.
My name is Tülin. Benim ismim Tülindir
What plan did you make? Ne plan yaptýn?
Bedava Ders 43
Some ve Any
Some, biraz veya bazýanlamýna gelir
I have some friends in Omaha. Benim Omahada bazý arkadaþlarým var.
There are some wide streets. Bazý geniþ caddeler var.
Barry has some hobbies. Barrynin bazý hobileri var.
Any ise, bu cümlelerin olumsuz ve soru hallerinde kullanýlýr.
I do not have any friends in Ýzmir. Ýzmirde hiç arkadaþým yok.
There are not any wide streets. Hiç geniþ cadde yok.
Barry does not have any hobbies. Barrynin hiç hobisi yok.
Do you have any friends in Ýzmir? Ýzmirde hiç arkadaþýn var mý?
Are there any wide streets? Hiç geniþ cadde var mý?
Does Barry have any hobbies? Barrynin hiç hobisi var mý?
Bedava Ders 44
Many
Sayýlabilen isimlerle sýfat veya zamir olarak kullanýlýr. Anlam olarak çok demektir.
You have many books.
My daughter has many friends.
There are many chýldren in the garden.
Þimdilik bu konu için bu kadar öðrenmemiz yeterli olacaktýr.
Bedava Ders 45
Each Birden fazla olan bireyin veya cansýzýn tek tek her birinin yaptýðý veya olduðu durumu toplu þekilde belirtir.
Each student knows the answer. Her talebe cevabý biliyor.
Each boy is studying very hard. Her çocuk çok sýký çalýþýyor.
Each woman wrote the same. Her kadýn aynýsýný yazdý.
Every Anlam olarak each kelimesine çok benzer. Fark, birden fazla olan ýnsan veya cansýzdan bahsetse de yine de ayrý ayrý olarak akla gelir.
Every house is the same colour. Her ev ayný renkte.
Every girl is wearing a hat. Her kýz þapka giyiyor.
Every man had the right. Her adamýn hakký vardý.
Everyone (herkes ayrý ayrý Everyone is clever here. Burada herkes cok zeki.
Everybody (herkes) Everybody came. Herkes geldi.
Everything (herþey) Cansýzlar Everything was dirty. Herþey kirli idi.
All ise grubun tamamýndan bahseder.
All the children had funny shoes. Bütün çocuklarýn komik ayakkabýlarý vardý.
All men were wearing black suits. Bütün erkekler siyah takým elbise giyiyorlardý.
All the girls studied very hard. Bütün kýzlar çok sýký ders çalýþtýlar.
Bedava Ders 46
Ýsimlerin bazýlarý sayýlabilirken diðer bir bölümü sayýlamaz.
Mesela kitap tane olarak sayýlabilirken, suyu, sütü saymak imkansýzdýr.
Sayilabilenlerý adet olarak (1,2,3,15,42,75) belirtebildiðimiz gibi, bu isimlerin önüne a lot of, many, several,some,a few,few, ve ileride öðreneceðiniz daha birkaç kelime getirebiliriz.
Ahmet has a lot of books. Ahmetin çok kitabý var.
There are many beautiful children. Pek çok güzel çocuk var.
My mother has several problems. Annemin birkaç problemi var.
This baby has some teeth. Bu bebeðin bazý diþleri var.
His father has a few friends. Onun babasýnýn birkac arkadaþý var. (Çok olmamakla
beraber yeterli sayýda)
His father has few friends. Onun babasýnýn birkaç arkadaþý var. (Az miktarda,
yeterli deðil)
Sayýlamayan isimlein önüne ise, a lot of, lots of, some, a little, little, much getirebiliriz.
There is a lot of milk here. Burada bir dolu süt var.
I drink lots of tea. Ben çok çay içerim.
Can you give me some water? Bana biraz su verirmisin?
Our teacher has a little time. Öðretmenimizin az zamaný var.
She used little ink. O, az mürekkep kullandý.
Bedava Ders 47
How many - How much
How many, sayýlabilir isimlerin adedini soran cümleler yapmakta kullanýlýr.
How many books do you have? Kaç kitabýn var?
How many chairs are there? Orada kaç tane iskemle var?
How many apples did you eat? Kaç tane elma yedin?
How much, herhangi bir þeyin fiatýný sorarken ne kadar anlamýna gelir. Ayrýca, sayýlamýyanlarýn miktarýný sormak için de kullanýlýr.
How much is this house? Bu evin fiatý nedir?
How much are these oranges? Bu portakallarýn fiatý nedir?
How much are those shoes? Þu ayakkabýlarýn fiatý nedir?
How much water is there? Orada ne kadar su var?
How much money do you have? Ne kadar paran var?
Bedava Ders 48
Edat, nesne ile, cümledeki diðer kelimeler arasýnda iliþkiyi gösterir. Bu, tek kelime olduðu gibi, yan yana birkaç kelimeden de oluþabilir.
Bunlarý cümle yapýsý içinde görelim.
Yer ve Durum için;
The note-book is on the table. Defter masanýn üstündedir.
in the desk. Defter sýranýn içindedir.
near the table. Defter masanýn yakýnýndadýr.
under the table. Defter masanýn altýndadýr.
beside the table. Defter masanýn yanýndadýr.
against the table. Defter masanýn karþýsýndadýr.
behind the table. Defter masanýn arkasýndadýr.
The cat is inside the house. Kedi evin içindedir.
outside the house. Kedi evin dýþýndadýr.
in front of the house. Kedi evin önündedir.
Yön için;
Ayþe walked toward the building. Ayþe binaya doðru yürüdü.
Ayþe walked out of the building. Ayþe binadan dýþarý doðru yürüdü.
Ayþe walked into the building. Ayþe binanýn içine yürüdü.
Zaman için;
Come at 5;00 oclock. Saat 5;00te gel.
Come by 5;00 oclock. Saat 5;00e kadar gel.
Come before 5;00 oclock. Saat 5;00ten evvel gel.
Come after 5;00 oclock. Saat 5;00ten sonra gel.
Diðer birkaç edat;
It snows during winter. Kýþ mevsimi sýrasýnda kar yaðar.
He is here since 1990. O, 1990dan beri burada.
I waited for two hours. Ýki saat bekledim.
You can go by bus. Sen otobüsle gidebilirsin.
You speak like a teacher. Sen bir öðretmen gibi konuþuyorsun.
He drank a bottle of milk. O bir þiþe süt içti.
Bedava Ders 49
And, Or, But baðlaçlarýn en çok kullanýlanlarýdýr.
Ahmet and Mehmet went home. Ahmet ve Mehmet eve gittiler.
Books and note-books are in the car. Kitaplar ve defterler arabanýn içinde.
She likes apples and oranges. O elma ve portakal sever.
I can buy tea or coffee. Ben çay veya kahve alabilirim.
Beth or Mary will come. Beth veya Mary gelecek.
Come at 5;00 or 6 oclock. Saat 5;00 veya 6;00da gel.
It is old but useful. O eski ama faydalý.
This bag is beautiful but very expensive. Bu çanta çok güzel ama çok pahallý.
She is young but weak. O genç ama zayýf.
Bedava Ders 50
Sýfatlarýn karþýlaþtýrýcý hale getirilmesi;
(Güzel, daha güzel, en güzel)
Genellikle sonu ful ve re ile biten sýfatlar ve uzun olan sýfatlar more - most ile
karþýlaþtýrýcý derecelere gelirler.
Sonu y veya er ile biten ve genelde kýsa olan sýfatlar ise er - est ile karþýlaþtýrýcý
hale getirilirler.
beatiful more beatiful most beautiful
interesting more interesting most interesting
expensive more expensive most expensive
happy happier the happiest
warm warmer the warmest
slow slower the slowest
My shoes are clean. Benim ayakkabýlarým temizdir.
Your shoes are cleaner. Senin ayakkabýlarýn daha temiz.
Zehras shoes are the cleanest. Zehranýn ayakkabýlarý en temizidir.
Yukarýdaki örnekte göreceðiniz gibi, daha temiz - cleaner, iki þey arasýnda yapýlan mukayesede kullanýlýyor.
Ancak, en temiz - the cleanest ikiden fazla sayýda olan grup için kullanýlýr.
Selin is a beautiful girl. Selin güzel bir kýzdýr.
Ayþen is more beautiful than Selin. Ayþen Selinden daha güzel.
Rezan is the most beautiful girl in the class. Rezan sýnýftaki en güzel kýzdýr.
This book is very interesting. Bu kitap çok enteresandýr.
Ahmets book is more interesting than mine. Ahmetin kitabý benimkinden daha enteresandýr.
Mehmets is the most interesting book in the group. Mehmetinki, gruptaki en enteresan kitaptýr.
Bedava Ders 51
Eþitlik karþýlaþtýrmasý
Bu durumda sýfat hiçbir ek almadan as…………..as arasýna alýnýr.
Haluk is as handsome as Orhan. Haluk, Orhan kadar yakýþýklýdýr.
This bag is as expensive as that hat. Bu çanta, þu þapka kadar pahalýdýr.
Your mother is as old as my mother. Senin annen, benim annem kadar yaþlýdýr.
I am not as happy as you are. Ben senin kadar mutlu deðilim.
This is not as easy as the other. Bu, diðeri kadar kolay deðil.
His son is not as clever as his father. Oðlu, babasý kadar zeki deðil.
Is Haluk as handsome as Orhan? Haluk, Orhan kadar yakýþýklý mý?
Is this bag as expensive as that hat? Bu çanta, þu þapka kadar pahallý mý?
Is his son as clever as his father? Oðlu, babasý kadar zeki mi?
Bedava Ders 52
Other, Another
Other çoðul isimlerin önünde, another ise tekil isimlerin önünde, diðeri anlamýna gelen bir sözcüktür.
I want the other car. Ben diðer arabayý istiyorum.
Eat the other apple. Diðer elmayý ye.
Do you want another apple? Sen bir baþka elma ister misin?
She brought another glass. O, baþka bir bardak getirdi.
Bedava Ders 53
Bir cümlede ayný ismi tekrar tekrar kullanmamak için, o ismin tekrarý yerine tekiller için one, çoðullar için ise ones kullanýlýr. Örneklerle görürsek daha iyi anlayabiliriz.
This book is as useful as that one. Bu kitap, þunun (þu kitap) kadar yararlýdýr.
Your bag is as heavy as the others. Senin çantan, diðerleri kadar aðýr.
I did not like this pen. Bu kalemi sevmedim.
Can I take the other one? Diðerini (diðer kalemi) alabilir miyim?
I do not want these plates. Bu tabaklarý istemiyorum.
I want the others. Diðerlerini (diðer tabaklarý) istiyorum.
Bedava Ders 54
All kelime anlamýyla hepsi demektir.
I want them all. Onlarýn hepsini istiyorum.
My friend spent all his money. Arkadaþým bütün parasýný harcadý.
She ate all the apples. O, elmalarýn hepsini yedi.
All the books are on the shelf. Bütün kitaplar, rafýn üstündedir.
All the houses are new here. Buradaki bütün evler yenidir.
All children like toys. Bütün çocuklar oyuncak severler.
Bedava Ders 55
Both
Bunun anlamý her ikisi dir.
I like both. Ben her ikisini de severim.
She bought both scarves. O her iki eþarbý da satýn aldý.
Both are wonderful. Her ikisi de harika!
Both women are short. Her iki kadýn da kýsa.
Bedava Ders 56
Of eki, ……………nýn anlamýndadýr.
Bu ek zamirlerin önüne geldigi gibi isimlerle de kullanýlýr.
tails of dogs köpeklerin kuyruklarý
the colour of the apple elmanýn rengi
book of happiness mutluluk kitabý
a friend of my father babamýn bir arkadaþý
a friend of him onun bir arkadaþý
the story of our chilren bizim çocuklarýmýzýn hikayesi
the story of them onlarýn hikayesi
This is a book of happiness. Bu bir mutluluk kitabýdýr.
A friend of mine told me a story. Bir arkadaþým bana bir hikaye anlattý.
Bedava Ders 57
Þahýs zamirleri içinde daha önce çalýþmadýklarýmýzý öðrenelim;
Þahýs zamiri Zamirin ..i, …e hali Dönüþümlü Zamir
I me (beni, bana) myself (kendim)
You you (seni, sana) yourself (kendin)
He him (onu, ona) himself (kendi)
She her (onu, ona) herself (kendi)
It it (onu, ona) itself (kendi)
We us (bizi, bize) ourselves(kendimiz)
You you (sizi, size) yourselves(kendiniz)
They them (onlarý, onlara) themselves(kendileri)
Þimdi daha iyi anlýyabilmek için örnekler yapalým.
He gave me. O bana verdi.
I told you. Sana söyledim.
I turned to him. Ona döndüm.
Ali gave it to her. Ali onu ona verdi.
I like it. Onu severim. (Burada köpeðimden, evimden, eþarbýmdan bahsedebilirim.)
She loves us. O bizi sever.
You love yourself. Sen kendini seversin.
He wrote it himself. O kendisi yazdý.
She gave it herself. O kendisi verdi.
The dog itself came here. Köpek kendisi buraya geldi.
They blamed you. Onlar sizi suçladýlar.
Ayþe saw them. Ayþe onlarý gördü.
I myself saw you. Ben kendim seni gördüm.
We went there ourselves. Biz kendimiz oraya gittik.
You blamed yourselves. Siz kendi kendinizi suçladýnýz.
They killed themselves. Onlar kendilerini öldürdüler.
Bedava Ders 58
Whom (Kimi, kime sorusu)
Daha evvelki derslerde who kelimesinin kim anlamýna gelen bir soru kelimesi olduðunu öðrenmiþtik.
Who ile cümle kurarken fiil doðrudan who dan sonra geliyordu.
Who came to the door? Kapýya kim geldi?
Who gave it to the teacher? Onu öðretmene kim verdi?
Who is there? Orada kim var?
Who are they? Onlar kimlerdir?
Oysa whom ile cümle kurarken, whomdan hemen sonra yardýmcý fiil yardýmýyla soru cümlesi yapýyor, yardýmcý fiilden sonra gelen öznenin arkasýndan asýl fiilimizi yerleþtiriyoruz.
Whom did you love? Kimi sevdin?
Whom did she tell the truth? Hakikati kime söyledi?
Whom does he go on Sundays? O, pazar günleri kime gider?
Whom will you take to the party? Partiye kimi götüreceksin?
Bedava Ders 59
The Present Perfect Tense - Bunun tam karþýlýðý Türkçede yoktur. Bunu anlatarak nasýl bir anlam verdiðini göreceðiz;
The Past Perfect Tensein de Türkçede tam karþýlýðý yoktur.
Ancak bu iki zamaný çalýþmadan evvel, mastar fiil nasýl Past Tense yaparken deðiþime uðruyorsa, þimdi öðreneceðimiz durum içinde yine deðiþir.
ABC CDE FGH IJKLM OPQ RS TUVW
Yukarýda bazý fiillerin üç þekli de verildi. Ancak daha pek çok fiil vardýr. Bandan sonra vakit buldukça
diðerlerini de ezberlemenizi öneririm.
Infinitive Simple Past Past Participle
A
arise arose Arisen
awake awoke Awoken
B
be was veya were Been
bear Bore born
beat Beat beaten veya beat
become became Become
befall befell Befallen
begin began Begun
behold beheld Beheld
bend Bent Bent
bet bet bet
bid Bid bid
bind bound bound
bite Bit bitten
bleed Bled bled
blow Blew blown
break broke broken
breed Bred bred
bring brought brought
broadcast broadcast broadcast
browbeat browbeat browbeat
build Built built
burn burned burnt
burst burst burst
bust busted busted or bust
buy bought bought
Infinitive Simple Past Past Participle
C
cast cast cast
catch caught caught
choose chose chosen
cling clung clung
come came come
cost cost cost
creep crept crept
cut cut cut
D
deal dealt dealt
dig dug dug
dive (scuba) dived dived
dive (jump ) dove dived
do did done
draw drew drawn
dream dreamed dreamed
drink drank drunk
drive drove driven
dwell dwelled dwelt
E
eat ate eaten
Infinitive Simple Past Past Participle
F
fall fell fallen
feed fed fed
feel felt felt
fight fought fought
find found found
fit (size) fit fit
fit (change size) fitted fitted
flee fled fled
fling flung flung
fly Flew flown
forbid forbade forbidden
forecast forecast forecast
forego forewent foregone
foresee foresaw foreseen
foretell foretold foretold
forget forgot forgotten
forgive forgave forgiven
forsake forsook forsaken
freeze froze frozen
G
get Got gotten
give Gave given
go went gone
grind ground ground
grow Grew grown
H
hang hung hung
have Had had
hear heard heard
hide Hid hidden
hit Hit hit
hold Held held
hurt Hurt hurt
Infinitive Simple Past Past Participle
I
input input input
inset inset inset
interbreed interbred interbred
interweave interwove interwoven
K
keep kept kept
kneel kneeled kneeled
knit knit veya knitted knit veya knitted
know knew known
L
lay laid laid
lead led led
lean leaned leaned
leap leaped leaped
learn learned learned
leave left left
lend lent lent
let let let
lie lay lain
light lit lit
lose lost lost
M
make made made
mean meant meant
meet met met
mishear misheard misheard
mislay mislaid mislaid
mislead misled misled
misread misread misread
misspell misspelled misspelled
mistake mistook mistaken
misunderstand misunderstood misunderstood
mow mowed mowedveya mow
Infinitive Simple Past Past Participle
O
outbid outbid outbid
outdo outdid outdone
outgrow outgrew outgrown
outrun outran outrun
outsell outsold outsold
overcast overcast overcast
overcome overcame overcome
overdo overdid overdone
overdraw overdrew overdrawn
overeat overate overeaten
overhang overhung overhung
overhea