![]() |
|
|
Napolyon Buanoparte Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 21 kişi öğrendi :) Napolyon Buanoparte Bu Bilginin Kategorisi : TarihNapolyon Buanoparte, 1769 yılında Korsikanın Ajaccio Şehrinde doğdu. Carlo Buanoparte ile Marie Letizia Ramolinonun ikinci oğullarıdır. Öğrenimini Briennede bir okulda yaptı; sonra Paristeki Askeri Akademiye yazıldı. 1785te Valencedaki topçu alayına katıldı. 1794te İtalyadaki topçu birliklerinin komutanlığına getirildi. Paristeyken Jakoben çevrelerle ilişki kurmuş olduğu anlaşıldığından, La Vendeeye gönderilmek istendi; bunu kabul etmeyince, görevinden alındı. Parise döndükten sonra, Konvansiyona karşı hareketi bastırmak için, Paul François Barras ile Lazare Carnotun kuvvetlerine katıldı. Olaylar kısa zamanda gelişerek yeni bir anayasanın ve Direktuvarlıkın doğmasına yol açtı. Napolyon, Parise döndükten sonra, Direktuvarlık tarafından İngiltereyi ele geçirmekle görevlendirildi. Direk İngiltereye saldıracağına, İngiliz etki alanının en can alacı noktasına saldırmayı uygun bulan Napolyon, Mısır seferine çıktı. Akdenizdeki İngiliz Donanmasını yenilgiye uğrattı, Maltayı aldı. 1798 Temmuzunda da İskenderiyeye girdi. Piramitler Savaşında Memlükleri yendi. Ancak Horatio Nelson yönetimindeki İngiliz Donanması, Fransız Donanmasına saldırarak gemilerini batırdı. Nelsonun başarısı üzerine İngiltere, Osmanlı Devleti, Avusturya ve Rusya, Fransaya karşı birleştiler. Birleşik Ordu, Rus Generali Alexander Suvorovun komutasında, Napolyonun ele geçirdiği toprakları geri aldı. Napolyon, 1799 yılında Suriyeye girdi. Akkanın Cezzar Ahmed Paşa tarafından başarıyla savunulması ve ordusunda belirgin salgın hastalıklar yüzünden Mısıra çekildi. Ordusunu burada bırakarak gemi ile Fransaya döndü. 9 Kasım 1799daki hükümet darbesi, Fransa tarihinde yeni bir dönemin başlamasına sebep oldu. Birkaç hafta sonra, anayasada değişiklikler yapılarak yönetim üç konsülün eline bırakıldı. Napolyon birinci konsül olarak, Fransanın mutlak hakimi oldu. Bazı reformlar yapmaya çalıştı. Devletin dağıttığı kredileri belli bir düzene soktu; 1802 yılında Fransa Bankasını kurdu; idari alanda bazı reformlar gerçekleştirerek valilerin ve belediye başkanlarının siviller arasından seçilmelerini ve kendilerini seçen tek merkeze karşı sorumlu olmalarını sağladı; mahkemeleri ve emniyet örgütünü yeniden düzenledi. Avusturya ve İngiltere Orduları hala silahlarını bırakmamışlardı. Napolyon Buanoparte, 1800 yılında tekrar İtalyaya girdi ve Milanoyu aldı. Böylece Avusturya Ordusunu ikiye bölmüş oluyordu. Birini kuşatma altında tutarken diğerine saldırdı. Bu saldırıları başarı ile sonuçlandırdı. Jean Victor Moreaunun Hohenlindendeki zaferi üzerine, Avusturya İmparatoru, İngiltere ile ittifakını bozmak ve 1801 Şubatında Luneville Barış Antlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. Napolyon, kısa zamanda Fransa Halkının sevgisini kazandı. Yabancı ülkelerdeki Fransızların, ülkelerine dönüp devletin modernleştirilmesinde kendisine yardımcı olmalarını sağladı. 1804te yaptığı Code Napoleon (Napolyon Kanunları), halk tarafından da desteklendi. Napolyon, aynı yıl, Paristeki Notre Dame Katedralinde, Papa Pius VIInin eliyle taç giyerek İmparator oldu. Napolyon, imparatorluğu boyunca sayısız zaferler kazandı. Ancak Fransa içinde beliren bazı hoşnutsuzluklara, İngiliz Donanmasının gücü, İspanya ve İtalyada tahta geçirdiği akrabalarına halk tarafından duyulan kin ve nefrete, kendine bağladığı devletlerde beliren milliyetçilik akımları da eklenmişti. Napolyon 1812 yılında Rusyaya girdi. Ancak yiyecek sıkıntısı, asker kaçakları ve Rusyanın dondurucu soğuğu gibi sebepler yüzünden, ordunun yönetimi Joachim Murata bırakarak Parise döndü. Kendisine karşı düzenlenen hükümet darbesini bastırdıktan sonra yeni bir ordu kurdu. 1813 Ekiminde Leipzigde yenik düştü. Düşman kuvvetleri 1814te Paris kapılarına dayanınca görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Elbe Adasına sürgüne gönderildi. Napolyondan sonra Fransa tahtına XVIII. Louis geçirildi. Viyana Kongresine katılan bakanlar ve delegeler, 7 Mart 1815te Napolyonun kaçıp Parise dönmüş olduğunu, halk tarafından büyük sevgi ile karşılandığını öğrendiler. Hemen bir ordu toplayan Napolyon, Belçikaya saldırdı. Kazandığı önemsiz birkaç zaferden sonra Wellingtonun komutasındaki İngiliz ve Gebhard Von Blücher komutasındaki Prusya Kuvvetleri tarafından 18 Haziran 1815te Waterlooda büyük bir yenilgiye uğratıldı. Napolyon, Parise dönünce ikinci kez tahttan indirildi. Amerikaya kaçmak istedi, ancak bunu başaramayınca İngilizlere teslim oldu. İngilizler, onu Atlantikteki St. Helena Adasına götürdüler. Napolyon, son yıllarını bu küçük adada geçirdi ve anılarını yazdırdı. Napolyon 5 Mayıs 1821de öldü, ancak cenazesi 1840 yılında Parise getirilebildi ve İnvalidese gömüldü. Napolyonun uşağı tarafından zehirlendiğini ileri sürenler vardır. Askeri dehaya sahip bir komutan olan Napolyon, siyasi bakımdan da önemliydi. Burjuva ihtilalini kendi istediği doğrultuya yöneltmiş; ne eski rejime dönülmesine ne de bir halk hükümetinin kurulmasına yol açmıştır. Waterloo yenilgisinden sonra, Paris Halkını silahlandırmaya bu yüzden cesaret edememiştir. Halk, Napolyon için silaha sarılabilirdi ama Napolyon, bu hareketten bir halk hükümetinin doğabileceğini düşünmüştü. Orta sınıfın hakim olduğu merkezi bir hükümet biçiminin yaratıcısıydı. Napolyonun anlayışına uygun olan bu hükümet biçimini daha sonraki yıllarda başka Avrupa Devletleri de benimseyerek uyguladılar. Napolyon, milliyetçilik duygularına pek önem vermezdi; ama İtalya, Polonya, Almanya ve Balkanlarda farkında olmayarak milliyetçilik tohumlarının atılmasına sebep olmuştu. |