Ömer Seyfettinin Hayatı hakkında en iyi bilgi Sonders'te.
Ana sayfa
Atatürk
Bilgisayar
Bilim
Biyografi
Biyoloji
Coğrafya
Dünya
Edebiyat
Felsefe
Fen Bilgisi
Fizik
Hukuk
İngilizce
İnternet
İslamiyet
Kimya
Kitap Özetleri
Matematik
Muhasebe
Müzik
Psikoloji
Sağlık
Sosyal
Spor
Tarih
Tarihte Bugün
Teknoloji
Turizm
Türkiye

Ömer Seyfettinin Hayatı

Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 151 kişi öğrendi :)
Ömer Seyfettinin Hayatı

ÖMER SEYFETTİNİN HAYATI(1884-1920)

Ömer Seyfettin 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Asker olan Ömer Şevki beyle Fatma hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu



ve Ayancıktan sonra İstanbula geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmaniye, ardından 1893 ders yılı başında da Askeri Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896da tamamlayarak Edirne Askeri İdadisine devam etti. 1900de İdadiyi bitirerek İstanbula döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahaneye başladı. 1903 yılında Makedonyada çıkan karışıklık üzerine Sınıf-ı müstacele denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Piyade Asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanikte bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemli bir hadisedir. Zira bu vesileyle İzmirdeki fikri ve edebi faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfikten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik görür. Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve milli bir dille yapılan milli edebiyat konusunda önemli fikirler alır.

Ömer Seyfettin Ocak 1909da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirilir. Selanikte çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi kil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911de Ömer Seyfettinin Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlanır.

Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine zaruri olarak dağılırlar. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrılır, hatta esir düşer. Nafliyonda geçen esaret hayatı sırasında sürekli okur. Piç, Mehdi, Hürriyet Bayrakları gibi hikayelerini bu yıllarda yazar. Bu hikayeler Türk Yurdunda yayımlanır. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazanır.

Ömer Seyfettin 1913te esaret hayatı bitince İstanbula döner. Bir süre sonra da Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirilir. Burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazar. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başlar ve bu görevini ölümüne kadar sürdürür.

1915te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulur. Yazar tekrar yalnızlığına döner.

1917den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikayecilik dönemini içine alır. Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde hikaye ve makaleleri yayımlanır.

Hastalığı 25 Şubat 1920de artar, 4 Martta hastahaneye kaldırılır. Türk hikayeciliğinin bu unutulmaz ismi 6 Mart 1920de hayata gözlerini yumar. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya tramvay garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939da Zincirlikuyu Asri Mezarlığına nakledilir.

Ömer Seyfettin Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Otuz altı yıl gibi kısa bir ömüre çok sayıda eser sığdıran Ömer Seyfettin Türk fikir ve edebiyat alanına silinmez izler bırakmıştır.


Bu Bilginin Kategorisi : Edebiyat