![]() |
|
|
Sultan İkinci Bayezid kimdir ? Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 38 kişi öğrendi :) Sultan İkinci Bayezid kimdir ? Bu Bilginin Kategorisi : BiyografiBayezid II (1448 - 1512) Sultan İkinci Bayezid 3 Aralık 1448de Dimetokada doğdu. Babası cihan padişahı Fatih Sultan Mehmed Han, annesi Mükrime Hatun adında bir Türk kızıdır. Uzun boylu, geniş göğüslü ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Yüzü yuvarlak ve gözleri elaydı. Cesur ve atılgandı. Aynı zamanda çok halim selim ve dinine bağlı bir padişahtı. Babası Fatih Sultan Mehmed ilme karşı ilgi duyduğu için, oğlu Şehzade Bayezide iyi bir eğitim verdi. O devrin en meşhur alimlerinden ders okutturdu, bütün İslam ilimlerini en iyi şekilde öğrenmesini sağladı.
Sultan İkinci Bayezid, dinine çok bağlı olduğu için kendisine Bayezid-i Veli denildi. Sultan İkinci Bayezid, şairleri saraya toplar, onlarla sohbet ederdi. Çok merhametli bir padişah olan Sultan İkinci Bayezid, sık sık fakirlere sadaka dağıtırdı. Arapça ve Farsçayı gayet iyi biliyordu. Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini de öğrendi. İslam ilimlerinin yanı sıra, matematik ve felsefe tahsili de yaptı. 24 Nisan 1512de padişahlıktan ayrılmak zorunda kalan Sultan İkinci Bayezid, bir ay kadar daha yaşadı ve 26 Mayıs 1512de vefat etti. CEM SULTAN 3 Mayıs 1481de Fatih Sultan Mehmedin ölümü üzerine Amasyada bulunan Şehzade Bayezid ve Konyada bulunan Cem Sultana sadrazam Karamani Mehmed Paşa tarafından ulaklar gönderildi. Ancak Cem Sultana gönderilen haberci, yolda Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa tarafından yakalandı. Cem Sultan, babasının vefatını dört gün sonra öğrenebildi. Bu olayların yaşanması üzerine yeniçeriler ayaklanıp Karamani Mehmed Paşayı öldürdüler (4 Mayıs 1481). Şehzade Bayezidin, İstanbulda bulunan oğlu Korkutu saltanat naibi ilan ederek onu tahta çıkardılar. Şehzade Bayezid, 21 Mayıs 1481 günü İstanbula varır varmaz devlet idaresini eline aldı. Cem Sultan ise 4000 kadar askeriyle birlikte 27 Mayıs 1481de İnegöl önlerine geldi. Sultan İkinci Bayezid, Ayas Paşa idaresindeki bir orduyu Cem Sultanın üzerine gönderdi. 28 Mayısta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursada padişahlığını ilan etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı. Çok geçmeden Sultan İkinci Bayezide bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı topraklarını eşit olarak paylaşmayı teklif etti. Kabul edilemeyecek bu teklif karşısında harekete geçen Sultan İkinci Bayezid, ordusuyla birlikte Cem Sultanın üzerine yürüdü. Yenişehir Ovasında yapılan savaşı kaybeden Cem Sultan, Konyaya geldi. Burada da kalamayacağını anlayan Cem Sultan, yanına ailesini de alarak Kahireye doğru yola çıktı. Kahirede iken Hac mevsiminde Hicaza gitti. Hacdan sonra tekrar Kahireye gelen Cem Sultan, ağabeyi Sultan İkinci Bayezidden bir mektup aldı. Bu mektupta, padişahlıktan vazgeçtiği takdirde kendisine bir milyon akçe ödeneceği belirtiliyordu. Ancak Cem Sultan bunu kabul etmedi. İkinci bir teklifi de geri çeviren Cem Sultan, tekrar ülkesine döndü. 27 Mayıs 1482de Konyayı kuşatan Cem Sultan, Sultan İkinci Bayezidin yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak Ankaraya gitti. Oradan da tekrar Mısıra gidecekti, ancak yollar tutulmuştu. Bu sırada Rodos şövalyelerinden Pierre dAubusson onu Rodosa davet etti. 29 Temmuz 1482de Rodosa giden Cem Sultan, yapılan antlaşma gereğince istediği zaman adadan ayrılacağını düşünüyordu. Ancak sahtekar şövalyeler buna hiçbir zaman izin vermediler ve Cem Sultan esir hayatı yaşamaya başladı. Cem Sultanın Rodos şövalyelerinin eline düşmesi, hem kendisi hem de Osmanlı tarihi için talihsiz bir olay olmuştur. Cem Sultan daha sonra, Fransaya gönderildi. Cem Sultanın Fransadan başka bir ülkenin eline geçmesini Osmanlı Devleti açısından sakıncalı gören Sultan İkinci Bayezid, Fransaya bir elçi gönderek Cem Sultanın Fransada tutulmasını istedi. Cem Sultanı kullanmak isteyenlerden birisi de Papa VIII.Innocentdi. Papa, Cem Sultanı bahane ederek Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlenmesini istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem Sultana Hıristiyan olma teklifinde bulundu. Buna karşılık Cem Sultan ona şöyle cevap verdi: Değil Osmanlı Saltanatı, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz dinimi değiştirmem. Cem Sultan, abisi Sultan İkinci Bayezide yazdığı bir şiirinde ona şöyle seslenir: Sultan İkinci Bayezid ise ona şöyle cevap verir: Cem Sultan vakası Osmanlı tarihinde Yıldırm Bayezidin Timurun elinde esir düşüp, demir kafese hapsedilmesinden sonra ikinci büyük trajik hadisedir. Rumeliden tekrar Osmanlı topraklarına gelmek isteyen Cem Sultan, 13 yıl esir hayatı yaşadı. En son Papanın elinden Fransız Kralı tarafından kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle zehirlendiği için bir hafta içinde yolda vefat etmiştir. Papanın bir haçlı seferine kumanda ederek Osmanlı devleti ile savaşma teklifini reddettiğinde Papanın dilini anlamadı zannettiği Cem Sultana: Cem Sultan, bunca olaydan sonra 25 Şubat 1495de vefat etti. Sultan İkinci Bayezid bu olaya çok üzüldü ve üç gün yas ilan etti ve Cem Sultanın gıyabında cenaze namazı kıldırdı. Sultan İkinci Bayezid Cem Sultanın naaşını alabilmek için çok uğraştı. Vefatından 4 yıl sonra 1499 yılının Ocak ayında Cem Sultanın cenazesi Osmanlı topraklarına getirilerek Bursada kardeşi Şehzade Mustafanın yanına gömüldü. Böylece yıllar süren macerası sona erdi ve en azından cenazesi kendi topraklarına defnedildi. BALKANLARDA İLERLEME Sultan İkinci Bayezid siyasi ve askeri faaliyetlerine Rumelide başladı. Bosna, Fatih Sultan Mehmed döneminde Osmanlı topraklarına katılmış, Hersek ise henüz alınamamıştı. 1483de yapılan akınlar sonucu, bu bölge kesin olarak Osmanlı Devletine katıldı. Boğdan vergiye bağlandı. Boğdan Prensliğine bağlı Kilya (15 Temmuz 1484) ve Akkerman (9 ağustos 1484) kaleleri fethedildi. 1491 yılında Macaristana büyük akınlar düzenlendi. Sultan İkinci Bayezid 31 Mayıs 1499da da Yunan seferine çıktı. Memlük Devletinin, Cem Sultanı koruması ve Ramazanoğulları ile Dulkadiroğulları Beylikleri üzerinde etkili olarak, Anadolunun işlerine karışması, gergin olan Osmanlı-Memlük ilişkilerini iyice bozdu. 1485 yılında savaşlar yapıldı. Yapılan savaşlardan önemli bir sonuç elde edilemedi. Adana ve Tarsus gibi yerler, Mekke-Medine vakıflarına bağlı oldukları gerekçesiyle geri verildiler (1491). SAFEVİLER VE ŞAH KULU Sultan İkinci Bayezid döneminde İrana Safeviler hakim oldu. 1501de Tebrizi alan Şah İsmail, giderek kuvvetleniyordu. Anadoluda da kendisine ve mezhebine birçok yandaş buldu. Bir çok Türkmen kitlesini yanına aldı. İran ve Azerbaycanda etkisini gösteren Şah İsmail, Doğu Anadoluda Osmanlı Devletini ciddi derecede tehdit etmeye başlamıştı. Anadoluya bir çok Şii propagandacı yollayan Şah İsmail, bu sayede Anadoluyu yönetimi altına almak istedi. Propaganda faaliyetleri etkisini göstermeye başlamıştı. 9 Nisan 1511de Hamideli ve Teke taraflarında Şah Kulu adında bir Şah İsmail taraftarı isyan çıkardı. Bu isyan güçlükle bastırıldı. Şah Kulu yakalanarak idam edildi. Sultan İkinci Bayezidin son dönemlerinde ortaya çıkan bu isyan ülkeyi bunalıma sürükledi. Şehzadeler arasında babalarına ve birbirlerine karşı bir mücadele başladı. VENEDİKLE SAVAŞ İstanbulun alınmasıyla ekonomik alanda en çok zarar gören devlet Venedik olmuştu. Fatih Sultan Mehmed zamanında kendilerine kapitülasyonlar verilmiş ve bu sayede Haçlı birliğinden ayrılmışlardı. Fakat Venedik her zaman için Osmanlı aleyhtarı bir politika izleyerek, zaman zaman Mora halkını kışkırtıyordu. Sultan İkinci Bayezid bu sorunu kökünden çözmeye ve Venediklilerin ellerinde kalan yerleri de almaya karar verdi. Karadan ve denizden yapılan kuşatmayla İnebahtı (1499), ardından Moron, Koron ve Navarin kaleleri ele geçirildi. Yunan adalarının da fethedilmesi üzerine, Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan Venedikliler barış istediler. Yapılan barış antlaşmaları sonunda, Osmanlının fethettiği yerler tekrar Venediklilere verildi. ŞEHZADE SELİM Sultan İkinci Bayezitin sekiz oğlu olmuş, bunlardan Ahmet, Korkut ve Selim dışındakiler babalarının sağlığında ölmüşlerdi. Hayatta olanların en büyüğü Ahmet, ikincisi Korkut, en küçüğü ise Selimdi. Ahmet Amasyada, Korkut Manisada, Selim ise Trabzonda vali olarak bulunuyorlardı. İkinci Bayezid Şah İsmail olayında gevşek davranmış devlet işleri bozulmaya başlamıştı. Babasının tahtan ayrılacağı haberini alan Selim harekete geçti. 3 Ağustos 1511 tarihinde Uğraş Deresi bölgesinde babasıyla savaşan Şehzade Selim yenildi. Devlet erkanı Bayezidin yerine, Şehzade Ahmedin padişah olmasını istiyordu. Yeniçeriler ise Şehzade Ahmedi desteklemiyordu. Ahmedin başarılı olamaması üzerine Selim aleyhtarları bu sefer de Korkutu davet ederek padişah olmasını istediler. Yeniçeri ocağına gelen Şehzade Korkuta saygı gösterildi ise de, Selimden başkasını padişah olarak görmek istemediklerini söylediler. Sultan İkinci Bayezid baskılara daha fazla dayanamadı. 19 Nisan 1512de Osmanlı tahtına davet edilen Trabzon Valisi Şehzade Selim, Yenibahçede kurulan otağa yerleşti. Tahta çıktığında 2.214.000 km.kare olan Osmanlı topraklarını 2.375.000 km.kareye çıkaran Sultan İkinci Bayezid, 24 Nisan 1512de tahttan çekildi. İMAR ÇALIŞMALARI (MİMARİ) Sultan İkinci Bayezid İstanbulda birbirinden güzel bir çok mimari eser ve kütüphaneler yaptırdı. 1505de İstanbul Bayezid Camii ibadete açıldı. 14 Eylül 1509da tarihinde Kıyamet-i Suğra-Küçük Kıyamet adıyla anılan deprem meydana gelmişti. Bu deprem İstanbulu harabe haline getirdi. 1510 yılında İstanbul yeniden inşa edilmeye başlandı. |