Turizmin Önemi hakkında en iyi bilgi Sonders'te.
Ana sayfa
Atatürk
Bilgisayar
Bilim
Biyografi
Biyoloji
Coğrafya
Dünya
Edebiyat
Felsefe
Fen Bilgisi
Fizik
Hukuk
İngilizce
İnternet
İslamiyet
Kimya
Kitap Özetleri
Matematik
Muhasebe
Müzik
Psikoloji
Sağlık
Sosyal
Spor
Tarih
Tarihte Bugün
Teknoloji
Turizm
Türkiye

Turizmin Önemi

Okadar da şanslı değilsiniz, bu bilgiyi sizden önce 98 kişi öğrendi :)
Turizmin Önemi

TURİZMİN TANIMI


Turizmin tarihsel süreç içerisinde pek çok tanımı ve ifadesi vardır. Günümüzdeki tanımlarından birkaçını şöyle sıralamak mümkün :



“Turizm; kazanç sağlamak amacına yönelik olmamak ve sürekli yerleşmemek koşulu ile yabancıların bir yere seyahatleri ve orada konaklamaları sonucunda ortaya çıkan ilişkilerin tümü ya da sürekli yaşanan yer dışında tüketici olarak yapılan geçici konaklama olayıdır.”


Diğer bir tanım da şöyledir; “Turizm, insanların sürekli ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki olağan ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin dışına seyahatleri ve buralardaki genellikle turizm işletmelerinin ürettiği mal ve hizmetleri talep ederek geçici konaklamalarından doğan olaylar ve ilişkilerin bütünüdür.”


Diğer bir tanım ise; “Turizm, herhangi bir amaç izlemek üzere insanların kendi konaklama yerleri dışında seyahat ve konaklamalarından meydana gelen olaylar, ilişkiler bütünüdür.”


Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı gibi turizmin öznesi insandır ve turizme ilişkin belirleyici üç ana özellik vardır. Bunlar:


1. Seyahatin, devamlı ikamet edilen, çalışılan ve günlük olağan ihtiyaçların sağlandığı yerler dışına yapılması,


2. Konaklama sırasında turizm kesimi işletmelerinin ürettiği mal ve hizmetlerin talep edilmesi,


3. Konaklamanın geçici olması durumudur.


Öncelikle gezip görme, dinlenme, eğlenme gibi psikolojik, sosyal ve kültürel gereksinmelerin karşılandığı, ekonomik ve sosyal alanda geniş etkiler doğurduğu günümüz turizm anlayışı ile ilgili olarak bu tanımlar bir fikir verebilir.


TURİZMİN ÖNEMİ


Turizmin önemini genel olarak aşağıdaki ana maddeler altında toplayabiliriz:


1. Turizm milyonlarca insanı tüketici ve üretici olarak ilgilendirir.


2. Turizm sağladığı döviz gelirleri ile dış ödemeler ve dış ticaret bilançolarının düzeltilmesini sağlayan bir faktördür.


3. Turizm gelişmemizin itici ve sürükleyici bir elemanıdır. Herşeyden önce turizm amaçlı mal hizmetlerin tüketimi bu hizmetleri üreten firmalar için bir gelirdir. Bu ihtiyaçların artması daha çok mal ve hizmet üretmek zorunluluğunu, yatırımları, üretimi ve gelirleri arttırmıştır.


4. Turizm faaliyetleri yeni çalışma alanlarının açılmasını sağlamaktadır Bu olay geliştikçe de yeni turizm işletmeleri açmak ve daha çok personel kullanmak gerekmektedir.


Turizm faaliyetlerinin sosyal bakımdan önemi ise;


1. Turizm, insanlar ve uluslar arasındaki karşılıklı tanımanın bir aracıdır.


2. Turizm, ülkenin birbirinden farklı anıtsal ve kültürel değerlerini karşılıklı olarak tanımaya, insanların genel kültür düzeylerini yükseltmeye imkan veren bir araçtır.


3. Turizm, doğal, sosyal ve kültürel çevrenin korunmasını ve değerlendirilmesini sağlayan bir elemandır.


HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI


Halkla İlişkiler ile ilgili bazı ansiklopedik tanımlar şöyledir: “Kişilerin veya kuruluşların karşılıklı iş yaptıkları gruplarla ilişkiler kurması veya varolan ilişkilerini geliştirmek için gösterilen çabalardır.”


“Kişi, şirket ya da bir kurumla ilgili halk arasındaki karşılıklı iyi niyeti ve anlayışı geliştirme bilimi veya sanatıdır.”


“Bir sanayi kolu, sendika, şirket, meslek grubu, işçi, ortak gibi özel kamuoyları ya da geniş anlamda halkla sağlam, verimli bağlar kurup, bunları geliştirerek kendisini çevresine kabul ettirme, topluma tanıtma için giriştiği çabadır.”


Uluslararası Halkla İlişkiler Birliği’nin (IPRA) 1954’te yaptığı kongrede kabul edilen tanım ise şöyledir:


“Bir işletmenin, özel ya da kamusal kuruluşun bağlantı kurduğu veya kurabileceği kimselerin anlayış, sempati ve desteğini elde etmek ve bunu devam ettirmek için yaptığı sürekli ve örgütlenmiş bir yönetim görevidir.”


Bu tanımı incelediğimizde şu özelliklerle karşılaşırız:


 Halkla İlişkiler bir işletmenin özel ya da kamu kurumunun yönetim fonksiyonudur.


 Sürekli örgütlenmiş ve planlı bir yönetimdir.


 İlişki kurulmuş ya da kurulabilecek kişilerle geliştirilen karşılıklı ve çok yönlü bir çabadır.


 Kandırıcı değil inandırıcı, yanıltıcı değil kanıtlayıcı ve karşılıklı iyi niyetlere dayanan dürüst bir uygulamadır.


O halde diyebiliriz ki; 21. yüzyıla yaklaşırken bir şirket yöneticisinin, bir sendika başkanının olduğu kadar bir bakanın, başbakanın da halkla ilişkilerin ne olduğunu bilmesi gerekmektedir.


HALKLA İLİŞKİLERİN GELİŞMESİ


Halkla İlişkiler olarak nitelenebilecek çabaların tarihin ilk yıllarında dahi göründüğünü söylemek olasıdır. Her ne kadar eski çağlarda sürdürülen çabalar bugünün modern dünyasında olduğu kadar bilinçli ve ayrıntılı değilse de bu tür çalışmaların çok eskilere kadar dayandığı söylenebilir. Örneğin Mısır’da , İran’da, Mezopotamya’da yapılan kazılar sonucu bulunan tabletlerin, sanat eserlerinin çoğu o dönemin yöneticilerini halka tanıtmak, yapılan olumlu işleri bildirmek amacını taşımaktadır. Yine Roma ve eski Yunan’da halkın katılmasıyla yapılan forumlar, halkla ilişkiler amacıyla düzenlenen toplantılardır.


Tanım olarak halkla ilişkilerin adı ilk kez 1897’de ABD’de Yale Üniversitesi’nde “Halkla İlişkiler ve Hukukçuların Yükümlülükleri” adlı konferansta geçti. 20. yüzyıla kadar rast gele methodlarla yürütülen halkla ilişkiler çalışmaları bu yüzyılda büyük bir gelişme göstererek bilimsel bir çalışma durumuna gelmiş bulunmaktadır.


Bugünkü anlamda halkla ilişkilerin doğuşu ve gelişmesi önce ABD’de olmuştur. 1807’de ABD Başkanı Thomas Jefferson bu deyimi kongreye gönderdiği bir mesajda kullanmıştır. Halkla İlişkilerin yönetim ve işletmeler açısından kaçınılmaz olduğunun anlaşıldığı dönemse 1929 Büyük Bunalımlı Dönemi’dir. O zamana kadar savaş, başkanlık, seçimler ve yerel grevler dolayısıyla başvurulan halkla ilişkiler özel kesimde de önemli bir yer tutmaya başladı. Zira bu bunalım işçiler ve tarımla uğraşanlar kadar öteki tüketici kategorilerini de etkilemeye başlamıştır. Bunun yanında 1929 bunalımı ile halkla ilişkiler uygulaması toplumsal bir içerik kazanmaya başladı. Zira o döneme dek yalnızca kar amacını güden firmalar karın yanında sürekliliğini de sağlamak ve çevreyi etkileyici yeni çalışmalara gitme zorunluluğunu duymaya başladılar. Bu arada özel kesimin öncülük rolü halkla ilişkilerin kamu kesiminde de anlaşılması sonucunu doğurdu.


Çağdaş anlamıyla öncelikle ABD’de uygulanmaya başlanan halkla ilişkiler ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra da Kara Avrupa’sında önem kazanmaya başlamıştır.


Bugün dünyada 50-60 yıllık bir geçmişi olan halkla ilişkiler ülkemizde 1950 olayı ve 1961 Anayasasından sonra başlamıştır. Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı Basın ve Halkla Münasebetler Şubeleri dar anlamda da olsa ilk halkla ilişkiler üniteleridir. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Yayın ve Temsil Şubesi 1961’de kurulan gerçek anlamda halkla ilişkiler ünitesidir. Sonra sırasıyla 1964 Nüfus Planlaması Genel Müdürlüğü Tanıtma ve Halk Eğitim Şubesi izlemiştir. Bu arada basılı yayınlar, radyo programları, basın bültenleri ve basın büroları kurulmuştur. Bunların en önemlileri Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğüdür. 1966 yılında ise halkla ilişkiler Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine bağlı Basın Yayın Yüksekokulu Halkla İlişkiler Bölümü öğretime başlamış ve halkla ilişkiler başlı başına bir ders olarak üniversite programlarına alınmıştır.


Tüm bu gelişmelerin ışığında, halkla ilişkiler fonksiyonunun gelişmesi, önem kazanması aşağıdaki faktörlerin bir sonucudur.


 Kuruluş ile çevresi arasındaki ilişkiler son derece kompleks bir özellik kazanmış bulunmaktadır. Ekonominin, teknolojinin ve eğitimin düzeyinin hızla geliştiği, iletişim araçlarının büyük gelişme gösterdiği bir çağda teşebbüsün rakipleri ve müşterileriyle olan ilişkileri de artmıştır.


 Teşebbüsün ticari ve yönetsel boyutları büyük gelişme göstermiş, teşebbüsü idare edenlerle dış çevresindeki daha çok insanlarla daha çok ilişki kurma zorunluluğu doğmuştur.


Teşebbüsün dış çevreye olan bağımlılıkları artmış, birçok kurumlarla beklenmeyen ilişkiler kurmak zorunluluğu doğmuştur.


Eleştiriye hazır, son derece meraklı bir kamuoyunun varlığı çevreden gelen eleştirileri arttırmıştır. Bu nedenle işletmeler kendilerine yönelmiş sayısız sorunlarla ve eleştirilerle karşı karşıya bulunmaktadır.


TÜRKİYE’ DE HALKLA İLİŞKİLERİN GELİŞİMİ


Türkiye’de 1920 yılında Anadolu Ajansı kurulmuş, reformların halkla tanıtımı doğrudan Atatürk tarafından yapılmıştır. 1919’da İrade-i Milliye normal gazetesi yayınlandı ve 1920 yılında yine şimdiki Basın- Yayın Ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Atatürk’ün Teşkilatı içinde “ Yayın ve Temsil Şubesi ” kuruldu, daha sonra Dışişleri Enformasyon Dairesi, çeşitli bakanlıklarda Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlıkları oluşturulması başlandı. Özel kesimde ise nacak 1970’li yıllardan sonra halkla ilişkiler çalışmalarının başladığı izlenmiştir. 1970’lerde Koç, Eczacıbaşı, Yaşar Holding gibi büyük holdinglerde halkla ilişkiler üniteleri kurulmuştur. 1966 yılında Türkiye’de üniversite düzeyinde halkla ilişkiler eğitimi başladı. Bugün üniversitelerde bu eğitim verilmektedir. Bu tabloya bakıldığında halkla ilişkiler gelişiminin ne kadar hızlı olduğu görülecektir. Ancak bu kadar hızlı gelişme beraberinde birçok dezavantaj getirmiştir. Öncelikle halkla ilişkiler eğitimi gören pek çok kişi eğitim gördüğü alanda çalışamamaktadır.


İlk kez 1971 yılında İstanbul’da Halkla İlişkiler Derneği kurulmuş, ikinci dernek ise 1985 yılında İzmir’de açılmıştır.


Ülkemizde halkla ilişkilerin yeni bir uzmanlık dalı olarak hızla geliştiği dikkatleri çekmektedir. Bu dala ilgi her geçen gün artmaktadır. Ne var ki işletmelerimizin bir çoğunda halkla ilişkiler birimi, reklam ve tanıtım ünitesi içerisinde yürütülmektedir.


HALKLA İLİŞKİLERİN TEMEL İLKELERİ


Her alanda olduğu gibi halkla ilişkiler çalışmasında da uyulması zorunlu bazı temel ilkeler vardır. Bunların başlıcaları :


1. DÜRÜSTLÜK


Her şeyden önce bu ilke bu konudaki çalışma ve çabalara halkla ilişkiler adının verilebilmesini etkileyebilecek kadar önemlidir. Belli bir süreç içerisinde yürütülebilecek çalışmaların tüm aşamalarında dürüstlük ilkesinden ayrılmamakta titizlik göstermek gerekmektedir. Araştırma, değerlendirme, yöntem ve araçların saptanmasında, mesajların saptanmasında ve planların uygulanmasında dürüstlük ilkesi en sağlıklı bir biçimde uygulanmalıdır. Zira bu titizlik çalışmanın başarısını geniş ölçüde etkileyecektir. Bu ilkeyi aynı zamanda onurlu çalışma, doğruluk ve güvenirlilik ilkesi olarak da incelemek mümkündür. Halkla İlişkiler çalışmalarında yalnız gerçeğin yeri vardır. Açıklık ve dürüstlük vazgeçilmez öğelerdir.


2. İNANDIRICILIK


Halkla İlişkilerde diğer bir ilke ise mesajların sunulmasında inandırıcı olabilmektir. Bu da çeşitli etkenlere bağlıdır. Konuya önce inanmak sonra da hedef kitleyi tanımak ve özelliklerini bilmek gerekmektedir. Bu iki olgu gerçekleşirse mesajın inandırıcı olması beklenebilir. Bu konuda en etkili özelliklerden biri de dildir, dilin iyi kullanılmasıdır.


3. YİNELEME


Diğer bir ilke ise önemli mesajların bir çok kez tekrarlanmasıdır. Böylece hedef kitlenin konuyu unutmadan belleğine yerleştirmesi sağlanır.


4. SABIRLI ÇALIŞMA


Halkla İlişkiler çalışmaları yürütülürken bazen uzun bir süreç gerektirebilmektedir. Bu çalışmalar esnasında aceleci davranılmalı, konu tüm yönleriyle araştırılmalı, tartışılmalı daha sonra uygulamaya geçilmelidir.


5. AÇIKLIK


Belli bir süreç ve teknik içerisinde yürütülecek olan çalışmaların tüm aşamalarında açıklık ilkesine uyulmalıdır. Yapılan çalışmalar tüm boyutlarıyla açıkça göz önüne serilmeli, karşı tarafın kafasında soru işaretleri oluşması önlenmelidir.


HALKLA İLİŞKİLERİN ORGANİZE EDİLMESİ


Halkla İlişkiler organizasyonuna temel anlamda iki ayrı yönden yaklaşmak olasıdır:


A. Boyutlar yönü


B. Faaliyetler yönü


A. Boyutlar Yönü


a) Yatay : Konaklama işletmelerinin kendi aralarında otel zinciri oluşturmaları ile ulaştırma şirketlerinin beraber çalışma alanları ile tur tertipleyici ve perakendicilerin örgütlenmeleriyle oluşur.


b) Dikey : Turizm Endüstrisinde ürünü oluşturan tüm kuruluşların (resmi turizm büroları, konaklama, ulaştırma, tur tertipleyiciler vb..) işbirliğiyle gerçekleşir.


Turizm de halkla ilişkileri yürütenlerin her şeyden önce kamuoyunun belirli bir yöre hakkında ne düşündüğü, o yörede neler beklendiği, hangi tabaka, sınıf toplumunun o yöreye ilgi göstereceğini bilmesi gerekir.


B.Faaliyetler Yönü


Halkla İlişkiler faaliyetlerinin organize edilmesi beş aşamadan oluşur. Bunlar sırasıyla;


1. Bilgi Toplama : Teşebbüs her şeyden önce çevrenin kendi gelecek faaliyetleri ile ilgili başlıca akımları incelemelidir. İlişki kurulacak hedef kitle hakkında ilişkileri yürütmek için bilgi toplanması, bilimsel bir araştırma çalışması gerekir. Bilgi toplama değişik yöntemlerle yapılabilir. Örneğin; hedef olarak seçilmiş bir toplumun özellikleri o toplumla ilgili yayınlanmış makale, kitap, inceleme gibi yayınlardan, o toplumda yaşamış kişilerden elde edilir. Burada önemli olan kullanılan araçların güvenilir olması ve uygun, verimli biçimde kullanılmasıdır.


2. Planlama : Bu aşamada eldeki bulgulardan yararlanılarak çalışılır, plan hazırlanır. Seçilen hedefe neyin nasıl söyleneceği kararlaştırılır ve haberleşme mesajları hazırlanır. Hedef kitlenin eğitim durumu, eğilimleri, sosyolojik durumları dikkate alınır.Bu aşamada kısa ve uzun vadeli amaçlar ve strateji de saptanır. Ayrıca amaç ve hedefler doğrultusunda uygun araçlar ve bütçe hesaplanır.


3. Ön Deneme ve Uygulama : Hazırlanan planın ve özellikle belirlenen mesajların küçük gruplar üzerinde ön deneme ile uygulama sonradan çıkabilecek bir takım aksaklıkların giderilmesinde yarar sağlar.


4. Uygulama : Ön denemeden sonra hazırlanan planın uygulanmasına geçilir. Haberleşme araçlarından ve kitle ile ilişki kuracak çeşitli yollardan yararlanılarak hedef kitleler için hazırlanan mesajlar yerine ulaştırılır, dikkatle takip edilir, gerekli denetimler yapılır.


5. Sonuçların Değerlendirilmesi : Teşebbüs yöneticileri geleceği keşfetmek, değerlendirmek, çevrenin etkilerini dikkate almak, çevre ile iyi ilişkiler kurmak bu ilişkileri değerlendirmek ve etkin yolları buldurarak, politikaların saptanmasında dikkate almak zorunluluğundadır. Çünkü, yönetimin görevi sadece kar sağlamak değil çevrenin neyi, niçin üretmekte oldukları sorularının cevabını da vermektir. Burada kampanyanın nasıl sonuç verdiği ve hedef kitlenin tepkileri incelenir. Bu aynı zamanda uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi ve sonraki çalışma içinde bir ön araştırmadır.


HALKLA İLİŞKİLERİN SINIRLANDIRILMASI VE İLETİŞİM


1. HALKLA İLİŞKİLER VE İNSAN İLİŞKİLERİ


Örgütün çevreye verdiği hizmet ve çalışmalarda halkın etkili olmasını amaçlarından biri olarak benimseyen halkla ilişkiler örgüt içi ilişkilere de ilgi duyar. Örgütte ast-üst ilişkilerini iyileştirme, etkin bir haberleşme ve verimi arttırma teknikleri halkla ilişkilerin alanına girer. Günümüzde insan ilişkileriyle halkla ilişkilerin belirli uygulamalarını birbirinden ayırmak gerçek anlamda olası değildir. Hatta belirli konu ve alanlarda beşeri ilişkiler anlayış ve uygulamasını kapsadığını söyleyebiliriz.


2. HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK


Halkla ilişkilerin karıştırıldığı tekniklerden biri de reklamcılıktır. Ancak, aralarında bazı benzer özellikler bulunmakla beraber her ikisi de farklı alanlardır. Halkla ilişkilerde çevreyi tanıma ve örgütü çevreye tanıtma ilkesi vardır. Bu ilkeleri yerine getirirken de “Uluslar arası Halkla İlişkiler Ahlak Yasası” ya da “Atina Yasası” olarak bilinen metne bağlılık halkla ilişkiler uygulamasını belirli sınırlar içinde tutma ve bazı sakıncalardan arındırma bakımından gereklidir. Reklam ise yer ve zaman alma eylemidir. Her şeyden önce amaç kar etmek amacıyla müşterileri etkilemek, malı satmak, hizmeti pazarlamak ya da onlara karşı talebi arttırmaktır. Karlılığı sürdürmek, örgütü çevreden ve kamudan gelecek tehlikelere karşı korumak esastır. Ancak, firmalar arasında bir rekabet aracı da değildir. Kısaca halkla ilişkiler bir işletmenin esenliği için yürütülen bir görev iken reklam karı maksimize etmek için yapılan ve karşılığı kar olarak, para olarak geri gelebilecek bir harcamadır.


3. HALKLA İLİŞKİLER VE PROPAGANDA


Propaganda da bireye verilmek istenen düşünce biçimi ile ilgili mesajların tek yönlü olması ve tek merkezden yönetilmesi zorunludur. tartışmaya açık değildir. Mesajların sayısız denebilecek ölçüde tekrara özen gösterilir. Propaganda da kitle iletişim araçları çok önemli bir yer tutar. Halkla ilişkilerde ise, yüz yüze ilişkiler de en az bu araçlar kadar önemlidir. Propaganda da birey belleğe yerleştirilen sembol ve kavramlarla belirli olaylar ve uyarılar karşısında istenilen biçimde davranmaya hazır duruma getirilir. Halkla ilişkilerde tam aksine bireye karşılaştırma yapması, sorunu tartışması kendiliğinden tanınmış bir haktır. Sonuçta halkla ilişkiler ve propaganda arasındaki farkları şöyle sıralamak mümkün :


Halkla İlişkiler


ï‚§ İki yönlüdür.


ï‚§ Temel olan doğru bilgi ve dürüst harekettir.


ï‚§ Tartışmaya açık ve demokratiktir.


ï‚§ Gerçekleri açıklamak yoluyla inandırmaya çalışır.


ï‚§ Yanıltıcı değildir.


ï‚§ Yıkıcı olamaz


Propaganda


ï‚§ Tek yönlüdür.


ï‚§ Abartma üzerine kuruludur.


ï‚§ İyi niyet , doğru bilgi ve dürüstlüğü her zaman yer vermez.


ï‚§ Dogmatik ve diktacıdır, kalıplaşmıştır, çok tekrar yoluyla inandırır.


ï‚§ Yanıltıcı olabilir.


ï‚§ Yerine göre yıkıcı olabilir.


HALKLA İLİŞKİLER VE İLETİŞİM


Halkla ilişkilerin uygulanmasının temelinde iletişim yatar. Halkla ilişkiler olayı aynı zamanda bir iletişim olayıdır. Doğal olarak iletişimde kaynaktan hedefe mesaj yollanıp ve mesajın hedef tarafından algılanmasıyla iletişimin bittiği kabul edilir. Ancak, yanıtın kaynağa geri dönmesi kendiliğinden olmaz, bunu elde etmek için kaynağın özel bir çaba harcaması, planlı davranması gerekmektedir. Buna “Besleyici Yankı” denir. Bu özelliğinden ötürü de halkla ilişkilerin iki yönlü bir iletişim olayına dayandığı kabul edilir. İletişiminde her şeyden önce bir plana bağlanması gerekmektedir. Özellikle kaynağın niteliği göz önünde durmaktadır. Bu arada hedefin niteliğini de unutmamak gerekir. İletişimi oluştururken hedef kişi ya da kitlenin ilgisini çeken onun ilgi alanı içinde kalan mesajların seçilmesi oldukça önemlidir. Mesaj anlamı bozmadan hedefe istenilen şeyleri aktarabilecek biçimde oluşturulmalıdır. Mesajı oluşturan simgeler kaynak ve hedef için aynı anlama gelebilecek ortak simgeler olmalıdır. Halkla ilişkiler kimi kez fizyolojik gereksinmeleri kimi kez güvenlik gereksinmesini kimi kez de kültürel gereksinmeyi karşılamak üzere uygulamaya konabilir. Birey mesajlar içinden beklentisine uygun olanı algılar, beklentilerine ters düşen mesajla ise reddeder.


HALKLA İLİŞKİLERDE İZLENEN AMAÇLAR


Çağdaş işletmeler kamuoyunun önemini göz önünde bulundurarak halkla ilişkiler politikalarını belirlerler. Günümüzde artık halkla açılmayan ve onunla bütünleşmeyen işletmelerin uzun ömürlü olma şansı yoktur.


İşletmelerin kendi bünyelerinde oluşturdukları halkla ilişkiler politika ve uygulamalarından bir çok beklentileri vardır:


• Özel girişimciliği aşılama


• İşletmeyi koruma


• Finansal güçlenme


• Saygınlık sağlama


• Satış arttırma


• İş gören bulma


• Endüstri ilişkilerini geliştirme


Özel işletmelerin yöneticileri çalışmalarının yerindeliği ve düşüncelerindeki farklılığı gerçekçi biçimde topluma açıklarlar ve onun desteğini kazanırlar. İşletmeler, çalışmalarıyla yurt içinde ve yurt dışında saygınlıklarını koruyarak tanınmış bir işletme özelliği kazanırlar. Satış arttırma ise işletmelerin verimli çalışmalarıyla ilgili görülen bir sonuçtur. Halkla ilişkilerin sonuçlarından birisi de işletmelerin nitelikli iş görenler bulmasıdır.


Dünyada ve Türkiye’de yeni yapılanlara göre bir işletmenin halkla ilişkiler birimine sahip olması demek, o firmanın tüm halkla ilişkiler faaliyetlerinin sorumluluğunu üstlendiği departman ile yapması demek değildir. Asıl önemli olan koordinasyonu sağlamak ve başarının temelinde ise paylaşmak ve kollektif çalışmak vardır.


Toplumsal açıdan izlenen amaçlar şu şekilde özetlenebilinir:


Halkla ilişkiler halkı aydınlatmak, halkla işbirliği sağlayarak hizmetlerin daha çabuk ve kolay görülmesini sağlamak ve halkın yönetimle olan ilişkilerinde işlerini kolaylaştırmaktır. İşletmenin halkla açılması, halkın sorunlarına sahip çıkması toplum tarafından çok iyi karşılanır.


Halkla ilişkilerde temel ilkeler otel işletmelerinde halkla ilişkiler departmanında önemle üzerinde durması gereken ilkelerdir. Bunlar:


• İki yönlü ilişki kurma


• Doğru bilgi verme


• İnandırıcılık


• Sabırlı çalışma


• Yaygın sorumluluk


• Açıklık


• Yineleme ve süreklilik


• Otel imajı olarak sıralanabilir.


Halkla ilişkilerin her aşamasında dürüst davranmak, araştırma ve değerlendirmelere, mesajların ve programların hazırlanmasında, planların uygulamasında dürüstlükten ayrılmamak, çalışmaların başarı ortamını arttırır.


Halkla ilişkilerin otel işletmeleri açısından en önemli ilkelerinden ve belki de amaçlarından birisi kamuoyunda olumlu bir firma imajı yaratma çabasıdır.


TURİZM SEKTÖRÜNDE HALKLA İLİŞKİLER FAALİYETLERİ


Herhangi bir turizm ürününün, bir konaklama işletmesinin rekabet ortamında başarı sağlayabilmesi açısından geniş tüketici kitleler arasında yaygın olarak benimsenmesi ve tutunması son derece büyük bir öneme sahiptir. Turizmde belirli bir ürünü yaygın olarak benimsetme ve tutundurma çabaları içinde tanıtma ve halkla ilişkilerin büyük yeri ve önemi bulunmaktadır be bu önem diğer endüstri dallarında olduğundan çok daha fazladır.


Turizm alanındaki tanıtıcı çabalarda öncelikle tarafsızlık ve dürüstlük imajı yerleştirerek ve kamuoyu aydınlatıcı ve bilgi kılıcı bir ifade tarzı kullanılarak bir turizm ürününün benimsetilmesine çaba gösterilir.


Halkla ilişkiler; bir kuruluşun veya işletmenin çevresi ile olan ilişkilerini düzenlemek ve geliştirmek amacıyla yaptığı tanıtım çalışmalarında ortaya çıkar. Bu özelliğini turizm açısından ele aldığımızda, kamu yönetimleri de toplumun özelliklerini, yapısını, gelenek ve göreneklerini diğer toplumlara tanıtmak zorundadırlar. Amaç; ülkeye veya turistik işletmeye karşı çevrenin sempati ve desteğini kazanmak, bunu olumlu bir imaj yaratarak devam ettirmektir.


Turizm verilerinin dış ülkelerde tanıtılması alanında bugüne kadar denenmiş en etkili tekniklerden birinin halkla ilişkiler olduğu bilinmektedir. Halkla ilişkilerin her alanda büyük önemi ve etkisi olmakla birlikte, özellikle turizm alanında tanıtılacak ve pazarlanacak, sonuçta ekonomik bir menfaat sağlanacak olan turizm ürününün alışkanlıkları, gelenekleri, kültür düzeyleri, mensup oldukları dini ırkları birbirinden çok farklı olan kişilere hitap etmesi, halkla ilişkileri turizm alanında daha da önemli bir faaliyet haline getirir.


Turistik tanıtımda halkla ilişkilerin etkinliğini arttırıcı etkenler aşağıdaki gibidir:


1. Turistik ürünün farklı tüketici gruplarının eğilimleri, zevkleri, istekleri önceden saptanmalı,


2. Turistik ürünün uluslar arası piyasada çok çeşitli tüketici gruplara hitap etmesi nedeniyle, halkla ilişkilerin bu farklı tüketici gruplarıyla ilişkiler kuracak şekilde yürütülmesi gereklidir.


3. Halkla ilişkilerin, diyalog kuracak toplumun niteliklerine göre belirlenmesi zorunluluğu vardır.


4. Halkla ilişkilerin en önemli hedefi duymayı ve duyurmayı sağlamayı gerçekleştirmesidir.


5. Halkla ilişkiler programlarının uygulanmasına yardımcı olan gazeteler, seyahat acentaları gibi kuruluşlar mali ve teknik bakımdan desteklenmelidir.


Tanıtmanın amacı, tüketim toplumlarının değişik kesimlerinde tanımı yapılan bölgeye, ülkeye ve ürüne karşı bir sempati, yakınlık be benimseme duygusu oluşturmaktır. Bu aşamada önem kazanan bir unsurda tanıtımda hedef alınacak pazarların belirlenmesinde öncelikle bu pazarların analiz edilmesi ve iyi tanınmasının gerekliliğidir. Hedef kitlelerin eğilimleri, zevkleri ve tatilden beklentileri bilinirse ancak halkla ilişkiler çalışmalarıyla potansiyel turistin ilgisini çekmek mümkün olabilir.


Görüldüğü gibi halkla ilişkiler, öncelikle etkilemek istediği kitlenin nasıl bir iklimden hoşlandığını, tatilini, araştırmayla mı, güneşlenerek mi, kültürü tanımakla mı veya nasıl geçirmek istediğini en çok neden etkilendiğini kısaca hedef kitle hakkındaki bütün özellikleri öğrenmek durumundadır. Edindiği belirleyici bilgiler ışığında tanıtım çalışmalarını yürütmelidir.


Bu tür bilgilerin edinilmesinde bilinen tüm bilimsel methodların yanı sıra halkla ilişkiler koordinatörü hedef kitlenin ait olduğu toplumları sürekli takip etmek ve bu toplumlara sürekli bir iletişimi sağlamak durumundadır.


Toplumların birbirinden çok farklı özellikler taşıdıkları bilinmektedir. Farklı toplumların değişik istek ve beklentilerine cevap verebilmek için halkla ilişkiler çalışmalarında etkilemek istenilen toplumun ilgi alanına uygun ve anlayacağı bir tarz ile farklı kampanyalar düzenlemelidir.

Halkla ilişkilerin en önemli ilkelerinden birisini teşkil eden “duymak ve duyurmak ” ilkesi, özellikle turizm alanında önem taşımaktadır. Bu açıdan halkla ilişkiler basın yayın kuruluşlarıyla daima samimi ve sürekli geliştirici ilişkiler kurmak zorundadır.


Turizm sektöründe halkla ilişkilerin görevlerini kısaca özetlemek gerekirse;


• Tanıtmayı ilgilendiren halk kesimlerinin tutumları konusunda bilgi toplamak,


• Ekonomik sosyal ve siyasi düşüncelerindeki değişimleri incelemek, değerlendirmek,


• Bir kamuoyu paketi biçiminde tanıtma yöntemine sunmak,


• Değişimlere göre yeni halkla ilişkiler politikaları ve stratejileri geliştirmek,


• Tanıtma yönetiminin halk kesimiyle daha iyi ilişki kurmasını sağlayacak önerilerde bulunmak,


• Kamuoyu araştırmaları yürütmek,


• Halkla ilişkiler plan ve programlarını hazırlamak,


• Yararlanılacak iletişim araçlarını seçmek,


• Tanıtmada her türlü halkla ilişkiler çabalarını düzenlemek ve denetlemek olarak sıralayabiliriz.


Bir işletme insan doğasına uygun olarak çalışmalıdır. İnsanlar ve davranışlar karmaşıklaştıkça, bunlarla uğraşmak tecrübe ve uzmanlık istemektedir. İletişim becerileri önemli olduğu halde kıttır ve giderek daha kıtlaşmaktadır. Halkla ilişkiler, toplumsal değişmede bir köprü görevi görür ve değişmenin neden olduğu yeni tutumlara insanları uyarlama aracıdır. Aynı zamanda katı tutumları yumuşamaya ve değişmeye teşvik eden bir araçtır. Halkla ilişkiler, işletme görüntüsünü ve ününü yaratmaz fakat işletmenin görünümünü ve ününü yaratan etkinlikleri ve politikaları önerir ve yorumlar. Böylece halkla ilişkilerin bu alandaki “Tanıma ve Tanıtma ” özelliği oluşmaktadır.


Tanıtma faaliyetlerinde hedef kitle olayına ayrıntılı olarak değinilmesi söz konusu olduğunda, hedef kitle özellikleriyle, alışkanlıklarıyla, istekleriyle, beklentileriyle, eğilimleriyle, stratejileri belirleyici bir rol oynamaktadır.


Halkla ilişkiler faaliyetlerinde tamamen hedef kitlenin ilgi ve desteğini çekecek nitelikte planlanması ve uygulanması gerekmektedir. Aksi taktirde istenilen sonuca ulaşmak mümkün olamayacaktır.


Turistik tanıtma söz konusu olduğunda halkla ilişkilerin hitap edeceği gruplar şunlardır:


1. Kitle : Tatil geçirme amacıyla gelenlerden; avcılar, dağcılar, balıkçılar, kayak sporu yapanlar, ata binenler gibi özel merakı olanlardan ve değişik meslek gruplarına mensup iş adamlarından oluşabilir.


2. Özel Gruplar : Turizm ile ilgili seyahat acentası, ulaştırma şirketleri, dini teşekküller, öğrenci dernekleri, meslek oda ve teşekkülleri olabilir.


3. Özel Kişiler : Kamuoyunu etkileyebilecek güçte olan parti ve hükümet başkanları, din adamları, gazeteciler, yazarlar, ses sanatçıları, tanınmış sporcular ve benzeri kişilerdir.


Sonuç olarak denilmelidir ki;


Turizm sektörü büyük ölçüde kar amacıyla turistik mal ve hizmet üreten, pazarlayan, sonuçta katma değer yaratan turistik teşebbüslerden oluşmaktadır. Turistik teşebbüsler;


• Konaklama, yiyecek, içecek


• Seyahat


• Pazarlama


• Yan teşebbüsler


gibi dörtlü bir sınıflamada ele alınmalıdır.


KONAKLAMA İŞLETMELERİNDE HALKLA İLİŞKİLER

DEPARTMANI


• OTEL İŞLETMELERİNDE HALKLA İLİŞKİLERİN YERİ


 İŞLETMEDE HALKLA İLİŞKİLER BÖLÜMÜNÜN ANLAMI


Günümüzde özellikle demokratik ülkelerde kamuoyunun önemi artık gayet iyi bilinmektedir. Halkın inanmadığı, desteklemediği eylemleri gerçekleştirmek çok zordur, hatta olanaksızdır. Gerçekleştirilse bile ileride olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu yüzden ; hem özel işletmeler, hem de hükümetler kamuoyunu yakından izlemeye, politikalarını da buna göre belirlemeye başlamışlardır.


Yüzyılın başında özellikle özel işletmelerin tek hedefi daha çok kar elde etmekti. Bu yüzden de kamuoyunu hiç dikkate almıyorlardı. Ancak 1930’larda tüm dünyada etkisini gösteren ekonomik bunalımdan sonra, ilk önce kamu kesimindeki, daha sonraları ise özel kuruluşlardaki yöneticilik anlayışındaki önemli değişiklikler başladı. Temel amaç olarak görülen, işletmenin dolayısıyla ortakların kazançlarının katlanarak büyümesi ilkesine kamuoyu için doyum ve beğeni yaratmak görüşü de katıldı. Böylece; işletmenin toplum içerisinde kendini tanıtmasını , ilişki kurduğu çevreleri tanıması ve bu ilişkiden gerek işletmenin gerek çevrenin daha çok yararlanabileceği bir düzeye getirilmesini sağlayacak bir kavramın, halkla ilişkilerin gerekliliği ortaya çıktı.


Günümüzde işletmeler sadece teknik ve ekonomik olarak tanımlanmayıp, sosyal bir kuruluş olarak da tanımlanır. Toplumun işletmelerden beklentileri yeni boyut kazanınca işletmeler de topluma karşı tutum ve davranışlarını değiştirerek üstlerine düşen sosyal sorumluluklarını yüklenmek ya da yeniden gözden geçirmek durumunda kalmışlardır. Çağdaş işletme sadece mal üreten, pazarlayan ve sonuçta kar eden kuruluş olmaktan çıkmakta ve topluma karşı belirli sorumluluklar taşıyan kuruluş haline dönüşmektedir.


İşletme, çevresiyle sürekli bir etkileşim içerisindedir ve varlığını sürdürebilmek için toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yapısına uyum sağlamak zorundadır.


Bunu en bilinçli ve sürekli şekilde yürütebilmek için de bünyesinde bir halkla ilişkiler bölümü bulundurmalıdırlar.


Konaklama İşletmesinin ulaşmaya çalıştığı toplulukla iyi ilişkiler kurmasını, güçlü ve güvenilir bir izlenim yaratmasını sağlayan Halkla İlişkilerdir. Halkla İlişkiler Bölümü çalışmaları esnasında, basın ilişkileri, işletme tanıtımı, işletme içi ve dışı iletişim, danışmanlık, lobicilik gibi birçok farklı araç ve yöntem kullanır.


Özellikle yüz yüze iletişimin egemen olduğu otel işletmelerinde halkla ilişkiler bölümü; otelin bu sektörde iyi bir isim yapmasında ve/veya mevcut adının daha iyi olarak tanıtılmasında böylece otelin karlılığının artmasında ve işletmenin sürekliliğinin sağlanmasında en önemli sektördür.


Otel işletmelerinin halkla ilişkiler uzmanları tarafından yapılan kısa ve uzun vadeli planlar, otelin yaratılmak istenen olumlu izleniminin oluşmasını ve sürdürmesini sağlar.


Halkla İlişkiler Bölümü; iki yönlü haberleşmeye, karşılıklı açıklığa, iyi niyete ve dürüstlüğe dayanan, gerçekleri tam ve doğru bir biçimde, tartışmaya açık olarak ortaya koyan, bu nedenle de yanıltıcı ve yıkıcı etkiler doğurmayan faaliyetler yürütür.


 İSTANBUL’ DAKİ OTELLERDE HALKLA İLİŞKİLER DEPARTMANI’NIN

YERİ


20. yüzyılın ikinci yarısında yeni ve zincir otellerin sayısı Amerika ve Avrupa’da hızla artmaya başlamıştır. Bu da otel işletmeciliğinde bir takım gelişmelerin meydana gelmesine yol açmıştır.

Otellere oranla daha düşük bir ücret karşılığında hizmet veren motel işletmelerinin ortaya çıkmasıyla 1950’li yıllarda otellerin doluluk oranında belirgin bir düşüş yaşanmıştır. Bu olumsuz düşüşü engellemek, gelişen uluslar arası turizm hareketlerinin sonucunda doğan kongre turizmin de yer edinmek ve karlarını arttırmak isteyen otel işletmeleri yeni yapılanmalara gitmişlerdir. Önceleri basit bir organizasyona sahip olan otel işletmeleri günümüzde birçok farklı hizmet bölümünü çatısı altında toplamaktadır.


Oteller büyüklük, istihdam ettiği personel, izlediği politikalar, kuruluş yerelleri, müşterilerine sağladıkları olanaklar açısından birbirlerinden farklıdır. Bu nedenle tüm otel işletmeleri için geçerli kabul edilen tek bir organizasyon şeması yoktur. Ancak belirli bir büyüklüğe sahip olan tüm otel işletmelerinin iç bünyelerinde satışı gerçekleştirecek ve destekleyecek konusunda uzman birimler bulunmaktadır. Satış personeli, halkla ilişkiler uzmanları, uluslar arası satış temsilcileri ve diğer satış görevlileri ortaklaşa bir çalışma yürütmektedir.


Otel işletmelerinde görev yapan halkla ilişkiler yöneticisi doğrudan genel müdüre bağlıdır. Otelin diğer bölümleriyle sıkı bir işbirliğine girerek, karşılıklı bilgi akışını sağlayan halkla ilişkiler bölümü, çeşitli tanıtım faaliyetlerini organize ederek tüm bölümlere destek vermektedir.


Ancak ülkemizde hizmet veren beş yıldızlı otellerin birçoğunda bu durum olması gerektiğinden farklıdır. İstanbul’daki beş yıldızlı otellerin organizasyon şemaları incelendiğinde halkla ilişkiler bölümlerinin genellikle satış ve pazarlama bölümlerinin altında yer aldığı görülmektedir. Otelin halkla ilişkiler sorumlusu pazarlama müdürüne ya da satış müdürüne bağlı olarak çalışmalarını yürütmektedir. Satış ve pazarlama müdürleri ise doğrudan genel müdüre bağlıdır.


Pazarlama ve Satış Bölümü’nün çalışmaları otelin Pazar payını doğrudan etkiler, olumlu ya da olumsuz sonuçları kısa zamanda ortaya çıkarır ve aylık mali raporlar yardımıyla izlenebilir. Halkla İlişkiler Bölümü’nün çalışmaları ise uzun vadeli planlar çerçevesinde yürütülür ve sonuçlar pazarlama ve satış bölümünün sonuçları gibi net biçimde görülemez.


Halkla İlişkiler ve Pazarlama Bölümleri kullandıkları teknikler bakımından birbirine çok yakındır. İki bölüm de; araştırma, bilgi toplama, plan yapma, bütçeleme, hedef kitle saptama, mesajı ve kullanılacak araçları belirleme ve sonuçları değerlendirme konularında benzer yöntemlerden faydalanırlar. Ancak Pazarlama Bölümü ile karşılaştırıldığında Halkla İlişkiler Bölümünün ne derece etkili olduğu zamanla ortaya çıkar.


Dolayısıyla ülkemizde halkla ilişkilerin otelin karlılığıyla doğru orantılı bir etken olduğu kabul edilmekle beraber yönetimde gerektiği kadar söz sahibi değildir.


OTEL İŞLETMELERİNDE HALKLA İLİŞKİLER UYGULAMALARI

VE ORGANİZASYON YAPISI


Başarılı bir halkla ilişkiler faaliyeti birçok alanda araştırma yapılmasını gerektirir. Marketing Türkiye dergisinde yayınlanan bir yazıda bunlardan beş ana araştırma şu şekilde sıralanmıştır:


1. Çevre Taraması : Bu tarama üç seviyeli olarak gerçekleştirilebilir. Bir kriz anında ne olduğu, neden bu noktaya gelindiği geçmiş olaylara bakılarak belirlenir. Bu şekilde hemen ne yapılması gerektiği konusunda çevreden bilgi toplanır. Bir başka yöntem ise kriz anını beklemeden her yıl düzenli olarak ne olup bittiğinin değerlendirilmesidir. Bu çalışmada belli bir konuya veya karara odaklanır.


2. Halkla İlişkiler Denetlemesi : Kurumun, çeşitli kamuoyu gruplarının gözündeki yerini belirlemek için yapılan çalışmadır. Amaç grupların tavrı ile kurumun ( otel işletmesinin ) tavrını karşılaştırmak, kampanyaları hedef kitlelerin tavrını göz önüne alarak daha etkili hale getirmektir.


3. İmaj Araştırması : Tutum araştırmaları ile ilgili kitlelerin kurumu nasıl algıladıkları saptanır. Böyle bir çalışmadan sonra imaj hedefleri belirlenir ve amaca götürecek stratejik plan hazırlanır.


4. İletişim Denetimi : Halkla ilişkiler denetimi gibi iletişim denetimi de çeşitli yöntemlerle yapılır. Amaç, iletişim kanallarını, mesajı ve iletişim iklimini belirlemek ve değerlendirmektir.


5. Sosyal Denetim : Toplumsal araştırmalar ile kurumun ilgili kitleler üzerindeki etkileri saptanmaya çalışılır. Bu amaçla bazı kurumlar düzenledikleri veya sponsor olarak destekledikleri toplumsal faaliyetleri broşür halinde toplarlar.


Halkla İlişkilerin Temel Özellikleri :


• İletişim Araçlar,


• Kalite,


• Süreklilik,


• Araştırma Geliştirme,


• İmaj ve Prestij Yaratma,


Prestijin Oluşabilmesi İçin Gerekli Olan Kriterler İse;


• Yüksek kalite,


• Güvenirlik,


• Satış sonrası hizmet,


• Tekniktir.


Otel işletmelerinde imajı yükseltmek ve prestiji sürekli kılmak gereklidir. Prestij, kalitenin sürekliliğini sağlamak için yapılan çalışmalardır.


Halkla ilişkiler de çalışma ortamını en iyi şekilde oluşturmanın bir takım kriterleri vardır. Bunlar:


• Görev,


• Göreve verilen önem,


• Öneme verilen değer, özendiricilik,


• Huzur.


Ticaret ve seyahat etmenin artmasıyla, otelciliğin kaynağını oluşturan hanlara da ihtiyaç artmıştır. Geçmişte hanlar olduğu gibi, günümüzün çağdaş otellerinde de her zaman temel amaç, insanlara rahat bir ev ortamı yaratmak olmuştur. Ancak geçmişin hanlarında kuralları koyan genelde hancı olurken ve insanlara sadece para ödeyen müşteriler gözüyle bakılırken, günümüzde bu düşünce tarzının yerini kuralların büyük ölçüde misafir isteklerine bağlı kılınarak koyulduğu ve insanların otel sahipleri ve yöneticileri tarafından misafir olarak kabul edildiği bir düşünce şekli ve uygulaması almıştır.


Zamanla otelcilik sektöründe, otel standartlarında meydana gelen bu değişimin yanı sıra, otel sayılarında artış ve müşterilere sunulan hizmette de önemli gelişme olmuştur. Bu gelişmeler, aynı zamanda oteller arasında hızlı bir rekabet ortamına yol açmış ve sadece broşürler yoluyla yapılan kısıtlı tanıtımlar yerine, daha farklı tanıtım metodlarına yönelme ihtiyacını doğurmuştur. Oteller; müşteri çekmek için otel hizmetlerini, tüketim malları gibi halkla ilişkiler ve reklamcılık yoluyla satmak durumunda kalmışlardır.


Bu ortamda otel, işletmenin sunduğu ana hizmetleri ve yan hizmetleri müşterilerine tanıtmak ve onlarla iyi ilişkiler kurmak için en etkili yöntem halkla ilişkiler olmuştur.


Günümüzde toplumun beklentileri ve değer yargıları, hızla değişmektedir. Bu nedenle otel işletmeleri varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürebilmeleri için toplumdaki bu değişikliğe ayak uydurmaları, toplumun nabzını sürekli ellerinde tutarak, gerekli düzenlemeleri yapmaları gerekmektedir. Gerekli düzenlemelerden bir tanesi de çağdaş işletmecilik anlayışının gerektirdiği halkla ilişkiler faaliyetleridir.


Halkla ilişkiler çalışmalarıyla otel için, müşterilerde yaratılmak istenen imaj, müşterinin değişik alanlardaki çeşitli öğeleri karşılaştırması sonucu edindiği duygusal ve rasyonel görünümlerin bütününü oluşturmaktır. Otel işletmesi hakkında kişilerin sahip olduğu imaj, otel hizmetinin satın alınıp alınmayacağı kararını büyük ölçüde etkilemektedir. Otel için kullanılan isim ve sembollerin kişi zihninde yarattıkları etkileşimler oluşturulan imajın bir parçasını teşkil etmektedir ve bu nedenle çok önemlidir.


Otel işletmelerinde tanıtıcı nitelikte halkla ilişkiler faaliyetleri;


• İsim ve sembol


• İmaj yaratma olmak üzere iki ana başlıkta toplanabilir.


İSİM VE SEMBOL : Bir otel hakkında elde edilen bilgiler ve bizzat yaşanan tecrübelerin yanı sıra otelin adı duyulduğunda zihinde oluşan imaj sembolle ifade edilir. Bu isim veya semboller otellerin diğerlerinden ayırt edilebilmesi için biçimleri ve renkleri farklı olarak düzenlenmektedir. Sembollerin kullanımında değişik ülkelerde kurulu otel zincirine ait otellerde farklı kullanım şekilleri vardır.


İMAJ YARATMAK : Otel hizmetlerinin satın alınmasında karar verme süresi büyük ölçüde otel hakkında edinilen imaja bağlı bulunmaktadır.


Otel işletmelerinin kamuoyunda imaj yaratmaya çalışması ancak kaliteli hizmet ve etkin bir iletişim ile sonuca gidebilir. Bunun için:


a) Haber Görünümünde Tanıtma


Haber görünümünde imaj yaratmanın en yaygın şekli yöresel, bölgesel ve ulusal düzeyde halkın ilgi duyduğu konulara ilişkin bilgi ve haberlerin halkla ilişkiler biriminde hazırlanıp basına gönderilmesidir. Bu iki şekilde olabilir :


• Planlı Haberler


• Önceden Planlanmış Haberler


Planlı haberlere örnek olarak, periyodik olarak gerçekleşen veya önceden bilinebilen açılış törenleri; festival, sergi ve yarışmaların düzenlenmesi, ödül verilmesi, restorasyon çalışması, yıl dönümleri, yeni bir mal sahipliği veya yeni bir yönetim, personel arasında geçen esprili bir olay, fuarlar düzenlenmesi gibi yöresel, bölgesel ve ulusal değeri olan olaylar sayılabilir.


 Açılış Törenleri


Otel işletmeleri tarafından yaptırılacak yeni otel projelerinin kamuoyuna ilanından, temel atma törenine kadar otele ilişkin bilgilerin sürekli basına iletilmesine temel atma törenine ilişkin bilgilerin basına verilmesi ve medya mensuplarının davet edildiğinden, otelin takriben açılış tarihini gösteren basın bültenlerinin dağıtılmasına, resmi açılışın organize edilip lanse edilmesine, açılış galasının planlanmasına ve açılışa katılanlara basın aracılıyla teşekkür edilmesi gibi bir yelpaze oluşturmaktadır.


 Festival, Sergi ve Yarışmaların Düzenlenmesi


Basın sergisine konu olabilecek,planlı haber niteliği taşıyan olaylar, festival, sergi ve yarışma düzenlemektedir. Festivaller, sergiler veya yarışmalar olsun amaçlı amaçsız hem toplumsal bir hizmet, hem de kuruluşun adının duyurulması amacını taşıyan faaliyetler olmakta ve toplumun değişik kesimlerinin belirli bir amaca doğru yönlendirerek ve özendirerek, sonuçta katılanları ödüllendirmek büyük yararlar sağlamaktadır.


 Ödül Verilmesi


Otele müşteri getiren turizm şirketlerine veya ülke turizmine katkılarından dolayı başarılı turizmcilere ödül vererek bazı otel işletmeleri otel isminin kamuoyuna duyurulmasını ve turizm işletmeleriyle turizmcileri motive etmeyi amaçlar.


 Restorasyon Çalışması


Halkla ilişkiler açısından restorasyon çalışmalarıyla eskiden faaliyette olan bir otelin yeniden düzenlenerek açılması ve bu olayın basında yer alması büyük önem taşımaktadır.


 Yıldönümleri


Yıldönümlerinde yani otelin ilk kez faaliyete açıldığı günün kutlamalarında halkla ilişkiler ile kuruluşun başlangıçtan beri ne gibi gelişmeler kaydettiğini ve başarılarını belirtmek ve bu sayede kuruluş hakkında varsa yanlış izlenimleri silerek kuruluşun saygı kazanması ve tanınması fırsatı doğar.


 Yeni Bir Mal Sahipliği Veya Yeni Bir Yönetim


Bu tür olayların kamuoyunda yanlış anlaşılmayacak şekilde basına duyurulması da önemli ve dikkatli bir halkla ilişkiler çalışması gerektirir.


 Yurtdışında Fuarlara Katılma Veya Haftalar Düzenleme


Bu faaliyetlerdeki amaç, otelin hem yurtdışındaki hem de yurt içindeki tanıtımını gerçekleştirmektir. Bu nedenle böyle katılımların ve organizasyonların basına duyurulması çok önemlidir.


 Röportaj ve Makale Türü Yazılar


Röportajlar, belirli bir okuyucu kitlesine seslenmek üzere kaleme alınmış, çoğunlukla resimlendirilmiş, bazen de belli ölçüde yorumu olan makaleleştirilmiş yazılardır. Röportaj, genellikle bir endüstri dalına ait sorunları tanımlar ve bu sorunlara etkin çözümlerin nasıl bulunabildiğini anlatmaya çalışır. Otel imajı her safhada en etkin medyalardan bir başkası da makale türü yazılardır. Bu tür yazıların ( ücretli yada ücretsiz olarak ) iş ve meslek dergilerinde, gazetelerde yayınlanması başlı başına bir tanıtma politikası olabilmektedir.


 Resim ve Fotoğraflarla Tanıtma


Bir çok otel örgütlerinde çeşitli olay ve gelişmeleri orijinal ve haber değeri bulunan fotoğraflarla satmak amacıyla fotoğrafçı kadroları oluşturmuşlardır ya da serbest çalışan fotoğrafçılardan yararlanmaktadırlar.


Fotoğrafların otellere maliyeti, fotoğrafların birçok amaçlarla kullanılmaları sağlanarak düşürülebilir.


 Olağanüstü Durumlarda Tanıtma


Otel işletmelerinde meydana gelen fazla rezervasyon, kaza ve felaket olayları v.b.. basınla ilişkilerde önemli sorunlar yaratır. Bu tür olaylar halkla ilişkiler birimlerince değerlendirildiği taktirde, basın ve yayın organlarıyla olumlu, etkin ve uzun süreli ilişkiler kurulmasında önemli bir rol oynayabilir. Aniden ortaya çıkan olağanüstü olaylardan zarar görülmemesi veya az zararla olayın giderilmesi için önceden hazırlanmış bir programa ihtiyaç vardır. Bu gibi durumlarda otel adına konuşmak, basına gerekli bilgileri vermek ve basın mensuplarının sorularını cevaplandırmak üzere bir kişiye yetki verilmesi yararlı olur. Bu kişi veya olay yerindeki üst kademe yöneticiler dışında herhangi bir personel olayla ilgili olarak basına bilgi vermesi bazen çok sakıncalı sonuçlar doğurabilir, bu nedenle de personelin olağanüstü durumlar için eğitilmesi faydalı olacaktır. Halkla ilişkiler birimi,yönetim ile basın arasında bağ kurmalı ve yöneticilerin bilgilerin ve haberlerin doğru biçimde aktarılması sağlanmalıdır.


Olağanüstü olaylar basından gizlenmemelidir. Eldeki bütün bilgiler en iyi biçimde ve doğru olarak basın mensuplarına sunulmalıdır. Bu amaçla halkla ilişkiler görevlileri olay yerinde mutlaka hazır bulunmalıdırlar.


HALKLA İLİŞKİLER DEPARTMANI’NIN KULLANDIĞI TEKNİK VE

ARAÇLAR


1. Dış Tanıtım Teknikleri


• HABERLEŞME


Haberleşme halkla ilişkiler çalışmalarını temelini oluşturur ve kısaca insanlar arasında ortak kılmak işlemi olarak tanımlanır. Haberleşmede anlatılmak istenen konular ister sözlü ister yazılı biçimde olan sözcüklerle nakledilir. Ancak; sözcüklerin kullanılmadığı resim, işaret, duman gibi haberleşme yöntemleri de vardır. Yalnız tüm bu yöntemlerin ortak yanı; anlamların belli sembollerle taşınmaya çalışılmasıdır. Bir haberleşme işleminde kullanılan araç ne olursa olsun, başlıca üç öğenin bulunması gerekir. Bu öğeler;


 Göndereceği bir mesaj olan kaynak,


 Mesajın gönderilmesinde kullanılan sembol,


 Mesajın ulaşacağı alıcıdır.


Haberleşmenin başarılı olabilmesi için kullanılan sembolün anlatılacak konuya en uygun sembol olması ve bu sembolün alıcının kolaylıkla anlayabileceği biçimde olmasıdır. Uygun seçilmeyen sembol başarılı olmayı engeller, yanlış anlaşılmalara, gereksiz tekrarlara sebep olur.


İnsanlar birbirleriyle olan ilişkilerine haberleşme ile başlar ve yine haberleşme tarafından ilişkiler azaltılır, bitirilir. Haberleşme sürecinin bir başka boyutu da haberleşme yönüdür. Bu tek yönlü ve çift yönlü olabilir. Bu boyut diğer boyutlardan bağımsızdır. Ayrıca haberleşmeyi biçimsel ve biçimsel olmayan boyutlarıyla da ele almak olasıdır.


Biçimsel haberleşme işletmenin gereksinmelerini karşılamakta, biçimsel olamayan haberleşme ise bireylerin sosyal eylemlerini karşılamakta kullanılmaktadır.

• ENFORMASYON (DANIŞMA)


Danışma, bilgi almak ve bilgi vermek gibi iki anlamda kullanılan çift yönlü bir kavramdır.


 Bilgi Alma Yönüyle Enformasyon : Genel tanıtımda da turist tanıtımında da başarı ve etkinlik işlerini yürütmede yararlanılan bilgilerin sağlam ve güvenilir olmasına bağlıdır. Tanıtma faaliyetleri geçmişte yapılmış ve bugün yapılmakta olan çalışmalardan edinilen bilgilerle geleceğin tahmin esasına dayanır. Rakip firmalar da dahil olmak üzere yapılan tüm turistik faaliyetlerinin yarattığı sonuçlar incelenmek suretiyle, en etkin tanıtım teknikleri tespit edilip, gelecekteki faaliyetler planlanır.


 Bilgi Verme Yoluyla Enformasyon : Bilgi verme yoluyla enformasyonun amacı; herhangi bir ülke ya da yörenin ilgi çekici bir imajın yaratılmasında katkıda bulunmaktır. Ülke ya da yöre hakkında elverişli bir ortam yaratmak ve tüketicilere güven verebilmektir. Enformasyon, ticari reklamcılıktan etkilenerek, özündeki bilgi verme niteliği değiştirilmemelidir.


• DEVLET REKLAMCILIĞI


Toplumun yararına politik, ekonomik veya sosyal gücü geliştirmek için yapılan faaliyetler bu tür reklamlardandır.


• KOLLEKTİF REKLAM


Kişisel reklamcılık vasıtalarının sınırlı kaldığı ortamlarda kollektif reklamcılık devreye girer. Kollektif reklamcılığında değişik tipleri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:


 Aynı Otelcilik Zincirine Bağlı İşletmelerin Kollektif Reklamları :


Genel olarak yüksek sınıfta yer alan büyük bir otel işletmesi bazen ülkenin muhtelif yerlerinde bazen de aynı işletme bünyesinde mütaala edilen otel işletmelerinde kullanılır.


 Bölgesel Kollektif Reklamcılık :


Bir bölgede ya da istasyonda kurulmuş bulunan otelcilik işletmeleri tarafından ortaklaşa yapılan reklamcılık faaliyetleridir. Burada amaç; turisti bir işletmeye çekmek değil, bölgeye gelmesini sağlamaktır. Bölgesel kollektif reklamcılıkta afiş ve reklam gibi klasik reklamcılık araçlarından yararlanılır.


 Turizm Dernekleri Tarafından Kollektif Reklamcılık :


Turizm bakımından değer kazanmaya başlamış veya değerlendirilmesi ön görülmüş yerlerde kurulmuş bulunan turizm dernekleri bulundukları yerin kollektif reklamını yaparlar. Bu amaçla genel karakterde deplianlar hazırlayacakları gibi istasyonun otel listesine ait bir deplian veya otel fotoğraflarından oluşan bir albümü yayınlayabilirler. Bu deplianlarda otellerin resmi bir sınıflaması, özellikleri, mevsim ve mevsim dışı fiyatları gösterir.


 Turizm Büroları :


Bir istasyonun turistik reklamı için, özellikle ticari açıdan zorunlu faaliyetlerle meşgul olmak üzere turizm büroları açılır. Bu bürolar şehrin merkezinde kendilerine tahsis edilmiş olan salonda satış, reklam, enformasyon, ekskürsiyon ve her türlü bilet satış hizmetlerini yürütürler.


• SATIŞ GELİŞTİRME


Satış kavramı turistik mal ve hizmetlerin bazı giderlere katlanarak piyasaya arzını ve sürümünü ifade eder. Diğer bir deyişle turistik ürünün nihai alıcının yönünde akışını geliştirmek için alınan önlemlerin tümü ya da turistik ürünün tüketici ile karşılaşma olanaklarını arttıran girişimlerdir. Turizm işletmelerinin satışını etkileyen iç ve dış faktör olmak üzere iki çeşit faktör vardır.


• TİCARİ REKLAMCILIK


Bir turizm işletmesinin veya işletmeler grubunun ürettiği mal ve hizmetlerin eski müşterilerini tutmak, mal ve hizmetlere yeni müşteriler çekebilmek için kollektif biçimde yararlanılan tekniklerin tümüdür. Ticari reklamcılığın temel amaçları;


 Bir turizm işletmesinin veya işletmeler grubunun ürettiği mal ve hizmetleri duyurmak, tanıtmak, mal ve hizmetlerin nitelikleri hakkında bilgi vermek, toplumun ilgisini bu mal ve hizmetler üzerine çekmek, ilgiyi devam ettirerek potansiyel tüketiciyi ikna etmek ve o tüketiciyi efektif tüketici haline getirmek.


 Firmanın ürettiği mal ve hizmetlerin eski efektif müşterilerini korumak.


 Tüketiciye ve satışlara aracı olan kuruluşlara güven vermek.


 Ekonomik ve teknik koşullardaki değişme ve gelişmelere gittikçe artan rekabete ayak uydurulduğunu duyurmak.


 Turistik mal ve hizmetlerin, müşterilerin firmaya gelmesine ihtiyaç kalmadan satışını sağlamak.


2. DIŞ TANITIM ARAÇLARI


Halkla İlişkiler uygulamasının kullandığı araçlar belli bir sıralamaya tabii tutulamayacak kadar çeşitli ve çok yönlüdür. Ancak; evrensel açıdan da belirli bir sıra yapmak olanaklıdır. Bunlar basılı olan ve basılı olmayan araçlar olmak üzere iki ana bölümde incelenebilir.


• Basılı Araçlar ( Basın Yoluyla Tanıtım )


a) Gazeteler : Halkla İlişkilerde en çok kullanılan araçların başında gazeteler gelir. Gazeteler kamuoyunun oluşmasında oldukça etkilidirler. Çok farklı hedef kitlelere seslenme olanağı sağlarlar. Bulvar gazeteleri, fikir gazeteleri, spor gazeteleri kapsamlarını okuyucularına göre düzenlerler. Bunun içinde basını iyi tanımak, öğrenmek gerekir. Her şeyden önce basını etkin bir biçimde kullanmak isteyen halkla ilişkiler uzmanı, onu tanıyan, nasıl çalıştığını bilen kişiler olmalıdır. Bir halkla ilişkiler uzmanı, örgütle ilgili haberlerin basına hızlı, doğru ve bol biçimde akmasını sağlamalıdır. Basınla örgüt arasındaki ilişkileri karşılıklı güven ve anlayış içinde devamlı sürdürebilmelidir. Her şeyden önce halkla ilişkiler uygulaması gazetecilik değil gazetecilerle ilişkiyi içermektedir.


b) Dergiler : Gazetelerin halkla ilişkiler aracı olarak sahip oldukları özellikler aynen dergiler içinde geçerlidir. Dergilerin de niteliklerine göre okuyucu kitleleri vardır. Gazeteyi dergiden ayıran en önemli özellik zaman açısındandır. Genellikle haftada bir çıkarlar. Aylık çıkanları da mevcuttur. Halkla ilişkiler uzmanı hangi kitleye seslenecekse ona en kısa yoldan ulaşacak ve okunmayı sağlayacak önlemler almalıdır.


c) Broşürler : Kurum tarafından hazırlandığı için gerek dağıtım gerekse içerik açısından geniş olanak ve içtenlik sağlarlar.


d) El Kitapları : Resimden çok yazıya ağırlık verilir. Kurumla ilgili konuların anlatımını, kurumun uğraşı alanı ile ilgili sorunlarının açıklanmasını amaçlamış olabilir.


e) Fotoğraflar : İlgi çekici fotoğrafların basında yer alma şansı her zaman fazladır. O nedenle fotoğrafla ilgili resim alt yazısının da gönderilmesi daha çok avantaj sağlar.


f) Yıllık Raporlar : Kurumların çalışmalarını özetleyen kuruluş hakkında açıklayıcı bilgiler veren kitaplardır.


g) Afişler : Dikkat çekici, az sözcükle mesaj ulaştırabilecek nitelikte olabilmelidir.


h) Pankart ve Delianlar : Küçük boyda afişlerdir. Dükkanların vitrinlerine ve sergilere konur.


i) İşletme Gazetesi : Özellikle büyük işletmelerde etkili bir halkla ilişkiler aracı olarak kullanılabilir. Konu ve felsefe açısından en az herhangi bir gazete kadar değişik konuları işlemelidir. İşletmenin üretim, satış ve finans durumunun yanında çalışma koşulları, terfiler, sanat, sinema, spor, aktüalite gibi konulara da yer verilmelidir.


• BASILI OLMAYAN ARAÇLAR


Kulağa ve göze hitap eden kitle iletişim araçlarıdır. Başlıcaları :


a) Radyo : Daha çok okuma yazma oranı düşük ülkelerde etkinlik açısından büyük önem kazanır. Halkla İlişkiler aracı olarak hemen hemen tüm programlarından yararlanmak olasıdır. Haber bültenleri, dokümanter programlar, açık oturumlar, röpörtajlar, kısa anonslar v.b…. Radyo yayınları ile çok büyük kitlelere ulaşma olanağı vardır. Ancak halkla ilişkiler uzmanının radyoyu kullanırken çok isabetli olması gerekir. Örneğin; radyo programlarında bir “ ölü gün ” dolu günden daha çok avantaj sağlar. Ayrıca iletilecek mesajın programa uygunluğuna da özen gösterilmelidir.


b) Televizyon : Çağımızın neredeyse simgesi haline gelen göze ve kulağa hitap ettiği için de etkisi öteki haberleşme araçlarına göre daha fazla olan bir araçtır. Televizyonun halkla ilişkiler alanında kullanılması için yayın zamanı, süresi, hedef kitle, sunuş ve programla ilgili özelliklerin göz önünde tutulması gerekir. Her şeyden önce televizyon, karşılıklı konuşmaya, içtenliğe ve sosyal etkileşime ağırlık veren etkileme gücü yüksek bir kitle iletişim aracıdır.


c) Film : Film halkla ilişkiler için oldukça güçlü bir araçtır. Sergi ve fuarlarda gösterilirler. Ancak, bir film hazırlanmadan önce halkla ilişkiler açısından iyice özümsenmeli, hangi amacı sağlamak için yapıldığı, ulaşılmak ve etkilenmek istenen hedef kitlenin özelliği iyi bilinmelidir. Film, özellikle sınırları belirlenmiş bir kitleyi kapsamalı, bilgi ya da iletilecek mesajı belli bir görüş açısından vermelidir.


d) Yarışmalar : Kuruluşların duyurmak istediği konularda olabileceği gibi sadece kurumun adını duyurmak ve prestij sağlamak amacıyla da düzenlenebilir. Yarışmanın ödüllü olması ilgi ve ciddiyeti arttırır.


Tüm bu araçlara daha pek çokları eklenebilir. Örneğin; kurslar, törenler, geziler v.b…. Yalnız önemli olan bunların hangi ortamlarda halkla ilişkiler aracı olabileceğinin halkla ilişkiler uzmanının deneyimi ile belirlenmesidir.


HALKLA İLİŞKİLER DEPARTMANI TARAFINDAN KULLANILAN

İLETİŞİM ARAÇLARI


İşletmeyi iç ve dış çevreye tanıtmak amacıyla çeşitli medya araçlarından faydalanılır. Bu medya araçları, yazılı, sözlü, görsel-işitsel araçlar ve basın olmak üzere dört ana grupta toplanır.


1. YAZILI ARAÇLAR


Medyadan, personelin felsefesini oluşturmak için de yararlanılabilir. Genellikle işletme dergileri, işletme ve bölüm gazeteleri, kişisel ve toplu görüşmeleri, haber mektupları, öneri programları, kapalı devre televizyon ve video yayınları, adres sistemleri, ödeme koşulları, personel ve aileleri için çeşitli turlar ve doğrudan postalama iletişimde büyük rol oynar.


a) İşletme Gazetesi


İşletme gazetesi, özellikle işletmenin personeline yönelik olarak hazırlanır ve işletmeyi tanıtmayı, bilgi aktarmayı ve personel ile yönetim arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedefler.


Haftalık, 15 günlük veya aylık çıkan işletme gazetesi, halkla ilişkiler bölümü, personel müdürlüğü ve birkaç çalışanın işbirliği ile hazırlanır.

Özellikle personele yönelik olarak hazırlanan bu yayın, çalışanların dışında işletmenin ilişki içerisinde bulunduğu diğer kurum ve kuruluşlara da ücretsiz olarak dağıtılır. Bu yüzden içinde işletmenin ekonomik, sosyal, teknik yapısı, yatırımları ve son gelişmeler hakkındaki bilgilerin yanı sıra, personele yönelik yeni sosyal haklar, iş güvenliği, emeklilik, yeni işe girenler ve ayrılanlar, doğum-ölüm, evlenme günleri gibi kişisel haberler, personelin spor, kültür ve benzeri faaliyetlerini yansıtan haberler yer alır.


Otel işletmelerinde çalışan personelin sayısı birçok işletmeden daha fazladır. Dolayısıyla personelin fikirleri, mesleki çalışmaları, ilgi alanları birbirinden çok farklıdır. Bu yüzden aynı yayınla hem bütün personele ulaşabilmek, objektif olmak, hem de işletme yönetiminin isteklerini karşılayabilmek oldukça zordur.


İşletme gazeteleri yönetimin sözcüsü konumuna kesinlikle düşmemelidir. Yoksa beklenen ilgiyi göremez, personel tarafından okunmadan bir kenara atılıverir. Ayrıca personelin eğitilmesine yönelik haberlerin yanında, spor, eğlence, kültür-sanat, çevre, aktüalite, sağlık gibi haberlere de yer verilmelidir.


İşletme gazetesinde kullanılan dil de etkinliği açısından büyük rol oynar. Yazılarda ağır ve anlaşılması güç veya belli bir gruba seslenen bir dil yerine, herkes tarafından anlaşılabilir bir ifade şekli kullanılmalıdır. Çok yönlü işlenen ve her düzeydeki çalışanın bilgi gereksinimini karşılayan bir işletme gazetesinin yaygınlığı da o derece yüksek olur.


İşletme gazetesi çıkarmak çok emek gerektiren bir grup çalışmasıdır. Gazete personeli, haber kaynaklarıyla, grafiklerle, editörlerle v.b.. çalışmak zorundadır.


Gazetede görev alan personel dışında, başka çalışanlardan da zaman zaman gazeteye yazı vermek, belli konularda görüşlerini belirtmek isteyenler olabilir. Bu kişilere saygı gösterilmeli ve olanak tanınmalıdır. Böylece personelden yönetime doğru bir geri besleme sağlanır. Personelin birtakım konular hakkındaki görüşlerini, tepki ve isteklerini doğru olarak değerlendirip, çalışmalarına buna göre yön veren yönetim iç iletişimde önemli adımlar atar. Karşılıklı bilgi aktarımı yardımıyla ileride büyük sorunlar doğurabilecek konuların zamanında önüne geçilebilir.


b) Dergi


Kurum dışındaki bazı kitleler hedef alınarak düzenlenen ve bu kitlelere işletmeyi tanıtmak, işletme hakkında iyi bir izlenim bırakmak ve bu izlenimi kuvvetlendirmek amacıyla Hakla İlişkiler Departmanı tarafından hazırlanan süreli yayınlardır.


Genellikle aylık veya üç aylık çıkan dergiler, gerek içerik bakımından genel şekil bakımından işletme gazetesinden çok farklı özellikler taşımaktadırlar. Dergiler, işletmeye ilişkin haberleri işletme dışında ilgili kişi ve kuruluşlara aktaran araçlardır.

Bu Bilginin Kategorisi : Turizm